11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 48,18%
yaz: 16,36%
sonbahar: 25,45%
kış: 10,00%
Katılımcı sayısı: 110. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 18 (3 Kayıtlı ve 15 Misafir) bulunmaktadır.

Online  dildar, kebirulcady06


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

İncİler Maİl Grubu





Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Sorular Araştırmalar » Ne yapmalıyız?
Cevapla
 
Seçenekler
Tecrübeli Üye
 
DarulErkam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2006
Mesajlar: 120


 
Teşekkür etti: 14
Teşekkür aldı: 68 konuda 207 kere
DarulErkam - MSN üzeri Mesaj gönder
monaroza´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah rızka kefildir.

-------------

Bu konu şimdiye kadar çok tartışıldı, sonuçta herkes kendi bildiğini okuyor nasıl olsa..

Yüreklerinize sorun derim ben..
Hangi yürek ? Yürek devleti yıllar önce tarihin sayfalarına gömüldü.

Rasulullah s.a.v'in "kalbine sor" dediği kişi Sahabe, İslam kalesinin neferleri...


Artık türlü tevillerle geçiştirebiliyoruz ve örtpas edebiliyoruz yanlışlarımızı. Acımasız muhasebeler yok artık, Ödünlü teviller var...Şartlar, her türlü menhiyat, işret ve sefahat hâllerini yaşamaya müsait olduğundan, işin içine his, heves, nefis, heva da girince Yürek gitti. Yerini et parçası aldı..

Hanefi Mezhebinde muftabih sayılan kavillerden (fetva) birisi de; Fitne vuku bulduğunda kadının yüzünün kapanmasıdır. Karma eğitim konusu zati, tamamen sorun ki, sonuçlarını anlatmaya gerek var mı bilmiyorum..

Yüzünün kapanmasını bırakın, Kapanması gereken yerlerin bile açılmasına fetva arar olduk. Anlayacağınız Yürek adamı değil, fetva adamı olduk. Azimeti terk ettik, Fetva istedik. İstedikçe ödün verdik. Ödün verdikçe kaybettik, kaybettikçe şu sorunun muhatabı olduk ; Biz neden bu haldeyiz ? Cevab belli, reçete belli lakin fiiliyata dökecek Mü'minleri arar olduk...

Tesettür'e karşı uygulanan baskılarda, bacılarımız kadar bizimde sorumluluklarımız vardır. Bacılarımızın Mevla Zülcelal hz.leri yar ve yardımcısı olsun.. Fitne, arapça olan bu kelimenin aslı "fetn" dir. Altının ayarını anlamak için ateşte test edilmesi demektir.. Istılahta ise ;imtihan ve deneme mânâlarında kullanılır. hâlisi ile sahtesini ayırmak için altını, gümüşü potada eritmeye fitne dendiği gibi, iyiliği-kötülüğü belli olsun diye insana tatbik edilen her muameleye, bela ve musibetlere de fitne denir. Şiddet ve imtihan gibi anlamlarda da kullanılabilir. İşte bu fitne akkoyunu ve karakoyunu ortaya çıkarmıştır.

Çalışsın, okusun karşı değilim...Ama İslam'i bir ortamda olsun, eğer olmayacaksa hiç olmasın. Kızı olan kardeşlerimiz bizi anlarlar..

Selam ve muhabbet ile
__________________
Olayları ve düşünceleri kritik etmek için cins kafa ister, fakat taklit etmek için fazla zeki olmaya gerek yok
eski 07.11.2006, 12:52 DarulErkam isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #11
DarulErkam isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
.........
(Konuyu Başlatan)
 
iklimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 1.687


Yarışma Puanı: 210
Teşekkür etti: 2.177
Teşekkür aldı: 1.091 konuda 3.167 kere
Benim düşüncem şuki eğer islami hayat yaşamaya çalışan bayanlar okumazsa çalışmazsa evlerine çekilirlerse ortam değişicek mi?(altaki yazıyı lütfen dikkatli okuyun)hiç sanmıyorum.
Laiklik dediğin Tunus gibi olacak, sokakta yakalayacak kadını açacak başını, örtüsünü atacak! Ve hatta (hayret etmeyin, bunu kamu önünde açıklayanlar oldu) 'Evde bile örtünemez' diyerek, ev basma timleri oluşturulacak, baskınlar basanın olacak, örtü üreticilerine ağır cezalar getirilecek falan. Baksanıza, boyalı elektrik trafolarını mescit sanıp, baskın düzenleyecek kadar algıda seçici vekillerimiz var! (zaman gazetesinden alıntıdır.) Bizde böyle bir ülke olursak nolacak?(ülkeyi mi terk etmeliyiz)
eski 07.11.2006, 17:21 iklimya isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #12
Üye
 
GönülGözü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.10.2006
Mesajlar: 47


 
Teşekkür etti: 14
Teşekkür aldı: 11 konuda 14 kere
Allah Razi Olsun

Verilecek en guzel cevabi Darul Erkam kardesim vermis,ALLAH Razi olsun kardesim ALLAH istikametten ayirmasin...

Ilim ALLAH icin talep edilmeli,ALLAH icin istenen Ilim Hayr dir
ve hayrada Hayr ile gidilir .(Efendimiz 3 kere tekrar ediyor Hayra hayr ile gidilecegini,demekki birileri sonucu hayr gordukleri seylerde ,kendilerince hayr zannettikleri seylere goturen seyleri mubah kiliyorlar kendince,kimi universiteyi hayir ZANnediyor halbuki universite bircoklari icinde bataklik olabiliyor ,ZAN ile hareket ,hele ZAN icin fetva, en hafifinden sapitmadir,ALLAH sasirtmasin)

Maddi kaygilar ile okuma gerekliligi dusuncesi zamane mumine kardeslerimizin ayaginin kaydigi ,sekulerist ve kapitalist modanin urunudur.

Bugun dunyanin en zenginlerinin hemen hicbiri universite mezunu degil alin dunyevi teze dunyevi cevap...

Ki Hasa dunyevi sebepler ,ne zamandir ALLAH In emirleri ile karsilastirilir oldu ve fayda zarar diye puana tabi tutulur oldu.ALLAH boyle bir sapmadan ,Itikadi hatadan bizleri korusun...

Kardesim kanimizda son damla kalasiya kadar turkiye hic bir tunus olmuyacak onlarda cok iyi biliyorlar bunu.Yeterki
siz ve biz saflarimizi bozmiyalim,uyduruk fetvalarla degil ALLAHIN seriati ve takva ile hareket edelim...Yoksa bu acilmalarin sonu yok,ayrica fatihler ,asri degistiren insanlari yetistirenler annelerdir .Saati 10 milyona calismak yerine,saatinizin sonsuz karsiligi olucak bir hedef icin calisma daha kazancli degilmi.Rizki ALLAH garanti etmiyormu.
Hz. Insanin ilk muallimi annedir.Bu ulkede hem ogretmen,hem muhendis var ama en buyuk kitlik kaliteli alim ,dusunur yetistirmede ,temelleri atanlarda en degerli sahsiyetler degilmi ...
eski 07.11.2006, 17:51 GönülGözü isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #13
.
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.304


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.484
Teşekkür aldı: 8.566 konuda 26.723 kere
DarulErkam Allah razi olsun kardeşim.
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 07.11.2006, 21:08 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #14
.........
(Konuyu Başlatan)
 
iklimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 1.687


Yarışma Puanı: 210
Teşekkür etti: 2.177
Teşekkür aldı: 1.091 konuda 3.167 kere
(Ki Hasa dunyevi sebepler ,ne zamandir ALLAH In emirleri ile karsilastirilir oldu ve fayda zarar diye puana tabi tutulur oldu.ALLAH boyle bir sapmadan ,Itikadi hatadan bizleri korusun...)

Bazı yorumların konuyu saptırdığını düşünüyorum.Kimse ALLAHIN emri ile dünyevi şeyleri karşılaştırmaz.
Kenara çekilip haklarını teslim edenlerden olmaktansa dinimi savunup hakkımı söke söke alırım.Başımızı bahçede açtırıyorlar doğru.Amaçları ne bizi yıldırmak;yılıp kenara çekilenler olabilir ama biz yılmayanlardan oluruz inş.Ülkemizi başkalarının ellerine teslim edemeyiz.(umarım ne demek istediğim yine yanlış anlaşılmaz)Onlar okumayacaksın dior ben okumayım onlar çalışmıcan dior ben çalışmayım onlar sen buralara girmicen dior ben girmeyim.......olmaz kardeşim.
eski 08.11.2006, 12:03 iklimya isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #15
Üye
 
sofizade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.09.2006
Mesajlar: 36


 
Teşekkür etti: 46
Teşekkür aldı: 10 konuda 28 kere
Bu hususda üstaz İsmail Çetin Hoca Efendi KS. nin dilara yayınlarından yayınlanmış olan Müslime Gennç Şuuru İsimli eseri tavsiye ederim. Her evli-bekar bayanın bu eseri okuması gerektiğine inanıyorum..


BAŞÖRTÜSÜ



Milli Gazete - 19 Nisan 2005



Bir önceki yazıda zikrettiğim sorulardan ikincisi başörtüsü meselesinde yaşadığımız bir ikilemi dile getiriyordu: Eşinize bayan doktor arıyorsunuz. Kızlarımız başlarını açıp okumazsa bayan doktoru nereden bulacaksınız?

Ölüm ile sıtma arasında tercihe zorlanmak... Buna mecbur muyuz? Sorunun yanlış sorulmasına itiraz etmediğimiz takdirde evet.

Peki sorunun "doğrusu" ne?

Türkiye'de başörtülü doktor bulmak, Tıp Fakültesi'ne giden kızlarımızın başlarını açmalarına mı bağlıdır? Bunun başkaca mümkünü yok mudur?

Bana kalırsa bu noktada başörtüsü gibi bir gündemi bulunan müslümanlar bir "samimiyet sınavı"ndan geçiyor.

Her şeyden önce yurt içinde kız öğrencilerin başörtülü olarak okullara gidebilmesi konusunda herkes elinden geleni, üstüne düşeni yapmış mıdır? Mahşer günü bu zulmün ortadan kaldırılması için ne yaptığımız sorulduğunda kendimizi kurtaracak bir cevabımız varsa diyeceğim yok.

Acaba bu kardeşlerimiz mesela –az sayıdaki benzerleri gibi– yurt dışında okuma imkânına kavuşturulamaz mıydı? Pek çoğunun bu kapıyı zorladığını, ancak teessür ve inkisarla yüz-geri olduğunu biliyoruz.

Türkiye'de başörtüsü meselesi ile hangi seviyeden olursa olsun ilgili bulunanların kümülatif etki yapacak irade birlikteliği onlara bu kapıyı açmak için fazlasıyla yeterli olacaktı. Bu yolda hiç adım atılmadı. Bu imkân potansiyel olarak halen mevcut; ama problem tavsamaya terk edildiği için artık "görmüyor gibi" yapıyoruz.

Abdi İpekçi'de direnen "Başörtüsüne özgürlük yürüyüşçüleri"ne ne oldu? Başörtüsünü "teferruat" sayanlar nezdinde zaten birer "fitneci" idiler; iyi ki sesleri kesildi değil mi?!!

Okumak mı istiyorsun? Fitne çıkarmaya (!) lüzum yok; açarsın başını, paşa paşa gidersin okuluna!

Bu kadar basit, bu kadar ucuz ve bu kadar "pespaye".

Her dayatmada bir adım gerilemek bize nereden mirastır? Bu tavrın sosyo-kültürel genetiğini nerede aramalıyız?

"Osmanlı'da muhalefet anlayışı gelişmemiştir" diyenler haklıysa Mustafa Sabri Efendi, Muhammed Zahid el-Kevserî, Bediüzzaman Said Nursi, Ömer Ziyaeddin Dağıstanî, Ahıskalı Ali Haydar Efendi, Abdülhakîm Arvasî, Ermenekli Mustafa Safvet Efendi, Süleyman Hilmi Tunahan, Ömer Nasuhi Bilmen... ve benzeri "muhalif"leri "hıyanet"le mi suçlamalı?...

Başörtüsü bir "izzet" meselesidir ve "izzet", özgürlük dilenerek kazanılan bir "şey" değildir. Dilenme mevkiinde "izzet"ten söz edilmesi abestir…



Ebubekir Sifil

Konu sofizade tarafından (14.11.2006 Saat 20:01 ) değiştirilmiştir..
eski 09.11.2006, 17:59 sofizade isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #16
sofizade isimli üye'ye teşekkür edenler
Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41


 
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 9 konuda 17 kere
Sofizade kardesim ,Ebubekir Sifilin guzel yazisini aktardigin icin ALLAH Razi olsun,Darulerkam kardesdende yorumu icin..

Dayatmalar tavizle degil,mucadele ile kazanilir..

Iklimya kardesin aksine ben asil yilmayanlarin ve teslim olmiyanlarin direnip, gercek gorev ve mekanlarina donup Hz. Insan yetistirme gibi ulvi tercihe yonelenler olduguna inaniyorum...Doktorluk ve kiz ogrencilere ogretmenlik gibi birkac alandaki ihtiyaclar zaten karsilaniyor ..

Son olarak bir gunahi ve hatayi savunmak gibi bir hataya dusmemeliyiz diyede ekleme ihtiyaci hissetim cunku basi acmak ve bunu devam ettirmek apacik gunahdir ve tevbeyi gerektirir...
eski 15.11.2006, 16:11 askiebed isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #17
.........
(Konuyu Başlatan)
 
iklimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 1.687


Yarışma Puanı: 210
Teşekkür etti: 2.177
Teşekkür aldı: 1.091 konuda 3.167 kere
Bazı yorumlardan anladığım kadarıyla kadın çalışmamalı.evinde oturup islama uygun çocuklar yetiştirmeli(okuması yada çalışması zaten keyfi bir mevzu....)yani tesettür yasağını aslında tartışmaya gerek yok bu durumda...
eski 15.11.2006, 17:08 iklimya isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #18
Üye
 
Üyelik tarihi: 18.09.2006
Mesajlar: 41


 
Teşekkür etti: 4
Teşekkür aldı: 9 konuda 17 kere
FIKIH VE ITIKAD ACISINDAN TESETTUR;

Fikihta gecen usul-furu, asil-fer-illet-hukum
dortlusu cercevesinde ele alinmaktadir. Asil, kendisini esas
aldigimiz nass(ayet-hadis)tir. Fer(furu), onumuzdeki cozum bekleyen
mesele demektir. Illet, asil ile fer arasindaki dogru baglantiyi
ifade eden kavramdir. Hukum ise, asil ile fer arasindaki dogru
baglantiyi(nedensellik bagi) bulduktan sonra, verilen hukmu ifade
eder. Bu son hukum bir ictihadi ifade eder ve bu hukmun
verilebilmesi icin, 'asil'(nass)da kesin bir hukum bulunmamasi
gerekir.
Meselemize gelirsek, tesettur meselesinde asil(usul), bellidir ve
Allahin tesettur ile ilgili olarak verdigi hukum ile ve sunnetlerde
belirlenen hukumlerle bu konu hic bir sekilde tartisilmaya mahal
birakmayacak sekilde acikca ifade edilmistir. Eger, tesettur ile
ilgili olarak bir kesin ayet olmasaydi veya Hz. Peygamberin bu
konula ilgili tereddutlu bir sunneti bulunsaydi, o zaman tesettur
meselesi ictihadi bir alana girerdi ve o zaman da birileri(konusunda
uzman olanlar) bu fetvayi verebilirdi. Halbuki, tesettur meselesi,
ictihadi bir mesele degildir.

Hayr-i kesir ve serr-i kalil meselesi;
hayr-i kesir ve serr-i kalil meselesi bu
dunyada bizim belirledigimiz hayir ve ser kavramlari seklinde
anlasilabiliniyor. Halbuki, hayr-i kesiri biz bilemeyiz. Hayr-i kesiri,
ilmi mutlak ve sonsuz olan 'Bir'i bilebilir. Biz hayr-i kesiri
bilemedigimiz icin, bildigimiz bir serr-i kalil meselesini ona feda
edemeyiz. Bizim bildigimiz 'kendimizce malum olan bir hayirdir' ki
ayette gectigi sekliyle ifade edersek, 'umulur ki sizin hayir
gordugunuz sey serdir', ya da 'umulur ki sizin ser gordugunuz ser
hayirdir'. Yani kainattaki hayir ve ser kavramlarimiz nisbidir. Bu
nisbiligi esas alip, bazilarina ser deyip bazilarina hayir deyip,
sonra da ser olanlarini da hayir olanlara feda etmemiz, 'mutlak
hayir'(hayr-i kesir elinde olan Zat)a aykiridir.

Sonuc olarak tesetuur ictihad konusu olmayip nassin alanina girer, acan kisi gunahindan dolayi tevbe
etmeli ve yine bunu umuma duyurmamalidir. Zira islenen bir gunah,
hususi kaldigi zaman, istigfar edilmesi ve tevbe edilmesi ihtimali
daha da artar. Ki eger bazilari ictihad yapilamaz bir konuda fetva verirse yani cizgi disina cikarlarsa, ilerideki genismesrepli Yasar
Nuri mizacli insanlar, bu fetvayi fetva olarak
degerlendirmez. Bunu 'usul' meselesi yapip, bizim yanlis
dusundugumuzu soylerler. Ki bunun vebalini ne fetvayi veren ve nede bunu yayan kardeslerimiz kaldiramazlar.
eski 16.11.2006, 00:19 askiebed isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #19
askiebed isimli üye'ye teşekkür edenler
Üye
 
sofizade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.09.2006
Mesajlar: 36


 
Teşekkür etti: 46
Teşekkür aldı: 10 konuda 28 kere
askiebed´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
NOT: Hayati ictimaiyeden ve hayati ictimaiyenin en musevves ve nasize mevkilerinden “bataklik” diye tavsifimi coklari garipsemesin. Cunku Risale-i Nura ve bu asrimiza isaret eden 31. ayet hayati ictimaiyenin ayni mevkilerine “ev cae ehadu minkum min el-gait” cumlesi ile daha agir ve tam yerinde beligane isaret ediyor. Ve devaminda ki “ev lemestum un-nisae” cumlesi tam meselemize bakiyor ve bu meselenin kati hukmune isaret ediyor

Neden bahsettiğinizi tam olarak anlıyamadım. bahsettiğiniz “ev cae ehadu minkum min el-gait” Ayeti Kerimesi Nisa Suresi 43. Ayeti kerimede geçiyor.

Nisa 43: Ya eyyühellezıne amenu la takrabus salate ve entüm sükara hatta ta'lemu ma tekulune ve la cünüben illa abirı sebılin hatta tağtesiluv ve in küntüm merda ev ala seferin ev cae ehadüm minküm minel ğaitı ev lamestümün nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saıyden tayyiben femsehu bi vücuhiküm ve eydıküm innellahe kane afüvven ğafura



Yalnız genel olarak su hususdan bahsediyorsun sanırım. Bayanların Erkeklerle konuşmaları Alış verişde bulunmaları ve çalışmaları, Okumaları Caiz değildir demek, Ehli Sünnet çizgisi dışına çıkmaktır. Lakin takva ve tavsiye yönünden bayanların daha dikkatli olması söylenilebilir.
eski 17.11.2006, 17:58 sofizade isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #20
Cevapla

Yer imleri

Seçenekler

Yetkileriniz
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:53 .