|  |
| | ADMİN
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.449
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.351
Teşekkür aldı: 9.888 konuda 32.302 kere
| Ne dersiniz ESMA Zikri yapalım mı?.. Esma Zikri yapalım mı hep birlikte kardeşler?
Her hafta bir isim seçelim ve tüm hafta boyunca herkes bu ismi günde 500 den az olmamak şartıyla zikretsin..
Olur mu?
Lütfen bu kampanyaya katılmak isteyenler, en azından bir "nokta" koysun buraya tamam?
Ne olsun bu haftaki "İsmimiz" ? | 
20.11.2006, 22:34
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.449
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.351
Teşekkür aldı: 9.888 konuda 32.302 kere
| Ummuseleme kardeşimizin açtığı bu konudan faydalabiliriz seçerken hem de bilgileniriz  | 
20.11.2006, 22:36
| | | aşk mıdır ki?
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 20
Teşekkür etti: 2
Teşekkür aldı: 4 konuda 17 kere
| Çok iyi düşünülmüş bi fikir...
ne zaman başlıyoz?
__________________ İbrahim,
gönlümü put sanıp da kıran kim? | 
20.11.2006, 22:42
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.449
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.351
Teşekkür aldı: 9.888 konuda 32.302 kere
| Yaşaminizi Değiştirecek Şey...zikir! Kâinatta yaratılmış ne varsa hepsi de-hepimiz de-her şey de Allah’ın esmâsıyla varlık ve hayat buluruz!
Birbirimiz arasındaki fark; bizim oluşum formülümüzdeki isimlerin güç farkıdır!
Bazı isimler birimizde daha fazla ağırlıktadır, bazı isimler diğerimizde daha fazla ağırlıktadır. Dolayısıyla de birbirinden farklı varlıklar meydana gelmiştir.
Esas itibariyle bu esmâ bileşiminin değişik formülleri, sayısızdır!
Onun içindir ki Allah’ın hiç bir yarattığı bir diğerine benzemez...
Milyarlar kere milyarlar kere milyarlarca kar tanesi düşer yeryüzüne, bir tek kar tanesi bir diğeriyle benzer değildir, eş değildir.
Bir yaprak bir diğeriyle eş değildir.
Bir insan bir diğeriyle eş değildir.
Ama hepsinin de ham maddesi, o Allah’ın işaret ettiği,bize öğrettiği o belli isimlerdir. Zikir, ötedekini anmak değil, kendindeki Hakk'a ait özellikleri ortaya çıkarmaktır. Zikir, dünyada bir insanın yapabileceği, en yararlı çalışma türüdür ve beyinde tekrar edilen kelimenin manâsı istikametinde, beyin kapasitesini arttırır. İNANMADAN DAHİ OLSA,
ZİKİR YAPAN HERKES MUTLAKA TESİRİNİ GÖRÜR!
ZİKİR, beyinden üretilen dalga enerjinin RUH'a, yani halogramik dalga bedene yüklenmesini ve böylece ölümötesi yaşamda güçlü bir RUH'a sahip olunmasını sağlar.
ZİKİR, tekrar edilen manâlar istikâmetinde beyinde anlayış, idrak ve o manâların hazmedilmesi gibi özellikleri geliştirir.
Normalde çok küçük bir yüzde ile çalışıp geri kalan miktarı kullanılmaz bir halde bekleyen beynin, bu boş duran kapasitesinin devreye sokulması yolu ZİKİR'den geçer.
ZİKİR ile beynin belli bir bölgesindeki hücre grubları arasında üretilen bioelektrik enerji, zikrin devamı halinde bu bölgeden taşarak, görevsiz bekleyen yan hücrelere yayılır ve onları da mevcut kapasiteye ilâve ederek devreye sokar.
ZİKİR, konusu ne ise, o anlamda bir frekans yayarak bu hücreleri devreye alan beyinde, elbette ki o istikâmette de faâliyet gelişir. SİGARA... Günümüzde, cinlerin en büyük gıdalarından biri olan ve bu yuzden de sigara içenlerin yanından hiç ayrılmayan cinlere karşı insanın yegâne kendini koruma yolu zikir ve duâdır...
Bu şekilde beyninde kendini koruyucu türden kalkan dalga üreten kişi, kısmen cinlerin beynine yolladığı impalsları zayıflatmakta ya da tamamiyle engelleyebilmektedir.
Çünkü zikrin faydalarından biri de, üzerinde çalışılan zikir konusuna göre, kişinin çevresinde, kişinin beyninden yayılan bir koruyucu alan oluşturmasıdır...
Evet, beynin zikir yoluyla gelişmesi ve hem kendisini, hem de çevresini tanıyabilmesi, insanın ana gayesi olmalıdır... Zira, beynimizde hayal dahi edemeyeceğimiz çok üstün güçler mevcut bulunmaktadır, iş ki kullanabilelim!...
Zira ancak böylelikle, insanın ve varlığın yapısını, çalışma sistemini, kişide ne özellikler bulunduğunu, bunların nasıl değerlendirileceğini anlar, daha sonra da gerekli zikir çalışmaları yaparak bunları elde ederiz!.
ibadet adı altında, Rasûl tarafından bize ulaştırılan her çalışma, tümüyle bilimsel gerçeklere dayanır.
Kesinlikle, yukarıdaki, ötemizdeki bir tanrının gönlünü hoş etme amacına dönük değildir. Evreni yoktan var kılan Allah'ın, insanların hiç bir çalışmasına ihtiyacı yoktur.
Aldığın gıdalar, nasıl bedenin bir ihtiyacını karşılama amacına dönükse; ibadet adı verilen çalışmalar da, senin ölüm ötesi yaşamının ihtiyaçları ile ilgilidir.
Beyin gücünün, bir tür ışınsal yapı olan bedenine, yani, ruhuna yükleyeceği bilgi ve enerji ile ilgilidir.
Yapılan tüm ibadetler, fiziksel ve zihinsel yanlı yararlar olmak üzere ikiye ayrılır.
Fiziksel yanın yararları, zihinsel çalışmaları güçlendirerek, beyin
kapasitesini artırır ve dolayısıyla ruhu kuvvetlendirir.
Zikir denilen kelime tekrarları, holografik esasa göre varlığında mevcut olan evrensel özellikleri -ALLAH (c.c.) isimlerinin manâlarını- beyin kapasitesini artırmak suretiyle sana farkettirir. Beyin kapasitesini ve enerjisini artırır. Mesela; Allah'ın irade sıfatının adı olan "Mürîd" isminin belli bir sayıda tekrarı, kişinin irade kuvvetini artırır. "Kuddüs" isminin, "Mürîd" ismi ile birlikte tekrarı; kişinin her türlü kötü alışkanlıklardan arınması sonucunu doğurur. Sert mizaçlı, insanları kıran, taşkın, kontrol problemleri olan sinirli kişiler, "Halîm" ismini tekrarlamaları sonucu, kısa zamanda hoşgörülü hâle gelirler.
Bunlar hep, beynin bu frekanslarda, beyin hücrelerini programlamasıyla gerçekleşir.
Bu olay, bilimsel olarak yeni ispatlanmış ve Scientific American adlı ünlü Amerikan bilim dergisinin 1993 Aralık sayısında "John Morgan" imzasıyla yayınlanmıştır.
Beyinde kapasite genişledikçe, kişi, açığa çıkan özelliklerinin hakikati olan ALLAH'ı daha iyi farkedip tanımaya başlar.
ALLAH, ötede bir tanrı değil, evren ve içindeki her şeyi kendi varlığıyla, ilmiyle, ilminde, "yok" iken "var" kılan, yüce varlığın adıdır. Holografik esasa göre, her zerrede tümüyle, -Tasavvufa göre, zatıyla, sıfatıyla, isimleriyle- mevcuttur.
Biz, bu yolda yapacağımız çalışmalarla ne ölçüde beyin kapasitemizi geliştirirsek, o kadar, Allah'ı varlığımızda bulur, O'na erer, O'nu farkederiz. Candost.org | 
20.11.2006, 22:46
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.449
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.351
Teşekkür aldı: 9.888 konuda 32.302 kere
| hayfa´isimli üyeden Alıntı Çok iyi düşünülmüş bi fikir...ne zaman başlıyoz?  "Hemen" diyeceğim ama, diğer kardeşler de katılacaklar eminim  O yüzden "ismi" belirleyelim en kısa zamanda başlayalım inşaAllah..
hayfa seni yardımcım seçtim  Bu sayfa ile ikimiz ilgileneceğiz tamam mı ablam  Sürekli güncelleyelim, malum "Bir hayra sebep olan, o hayrı işlemiş gibi ecir alır"
muhabbetle | 
20.11.2006, 22:49
| | | aşk mıdır ki?
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 20
Teşekkür etti: 2
Teşekkür aldı: 4 konuda 17 kere
| tamam ablacım hizmetinizdeyim inşallah...güncelleyelim sürekli.
peki benim yardımcım kim olcak??
__________________ İbrahim,
gönlümü put sanıp da kıran kim? | 
20.11.2006, 22:59
| | | Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 411
Teşekkür etti: 24
Teşekkür aldı: 62 konuda 106 kere
| monaroza´isimli üyeden Alıntı Kâinatta yaratılmış ne varsa hepsi de-hepimiz de-her şey de Allah’ın esmâsıyla varlık ve hayat buluruz!
Birbirimiz arasındaki fark; bizim oluşum formülümüzdeki isimlerin güç farkıdır!
Bazı isimler birimizde daha fazla ağırlıktadır, bazı isimler diğerimizde daha fazla ağırlıktadır. Dolayısıyla de birbirinden farklı varlıklar meydana gelmiştir.
Esas itibariyle bu esmâ bileşiminin değişik formülleri, sayısızdır!
Onun içindir ki Allah’ın hiç bir yarattığı bir diğerine benzemez...
Milyarlar kere milyarlar kere milyarlarca kar tanesi düşer yeryüzüne, bir tek kar tanesi bir diğeriyle benzer değildir, eş değildir.
Bir yaprak bir diğeriyle eş değildir.
Bir insan bir diğeriyle eş değildir.
Ama hepsinin de ham maddesi, o Allah’ın işaret ettiği,bize öğrettiği o belli isimlerdir. Zikir, ötedekini anmak değil, kendindeki Hakk'a ait özellikleri ortaya çıkarmaktır. Zikir, dünyada bir insanın yapabileceği, en yararlı çalışma türüdür ve beyinde tekrar edilen kelimenin manâsı istikametinde, beyin kapasitesini arttırır. İNANMADAN DAHİ OLSA,
ZİKİR YAPAN HERKES MUTLAKA TESİRİNİ GÖRÜR!
ZİKİR, beyinden üretilen dalga enerjinin RUH'a, yani halogramik dalga bedene yüklenmesini ve böylece ölümötesi yaşamda güçlü bir RUH'a sahip olunmasını sağlar.
ZİKİR, tekrar edilen manâlar istikâmetinde beyinde anlayış, idrak ve o manâların hazmedilmesi gibi özellikleri geliştirir.
Normalde çok küçük bir yüzde ile çalışıp geri kalan miktarı kullanılmaz bir halde bekleyen beynin, bu boş duran kapasitesinin devreye sokulması yolu ZİKİR'den geçer.
ZİKİR ile beynin belli bir bölgesindeki hücre grubları arasında üretilen bioelektrik enerji, zikrin devamı halinde bu bölgeden taşarak, görevsiz bekleyen yan hücrelere yayılır ve onları da mevcut kapasiteye ilâve ederek devreye sokar.
ZİKİR, konusu ne ise, o anlamda bir frekans yayarak bu hücreleri devreye alan beyinde, elbette ki o istikâmette de faâliyet gelişir. SİGARA... Günümüzde, cinlerin en büyük gıdalarından biri olan ve bu yuzden de sigara içenlerin yanından hiç ayrılmayan cinlere karşı insanın yegâne kendini koruma yolu zikir ve duâdır...
Bu şekilde beyninde kendini koruyucu türden kalkan dalga üreten kişi, kısmen cinlerin beynine yolladığı impalsları zayıflatmakta ya da tamamiyle engelleyebilmektedir.
Çünkü zikrin faydalarından biri de, üzerinde çalışılan zikir konusuna göre, kişinin çevresinde, kişinin beyninden yayılan bir koruyucu alan oluşturmasıdır...
Evet, beynin zikir yoluyla gelişmesi ve hem kendisini, hem de çevresini tanıyabilmesi, insanın ana gayesi olmalıdır... Zira, beynimizde hayal dahi edemeyeceğimiz çok üstün güçler mevcut bulunmaktadır, iş ki kullanabilelim!...
Zira ancak böylelikle, insanın ve varlığın yapısını, çalışma sistemini, kişide ne özellikler bulunduğunu, bunların nasıl değerlendirileceğini anlar, daha sonra da gerekli zikir çalışmaları yaparak bunları elde ederiz!.
ibadet adı altında, Rasûl tarafından bize ulaştırılan her çalışma, tümüyle bilimsel gerçeklere dayanır.
Kesinlikle, yukarıdaki, ötemizdeki bir tanrının gönlünü hoş etme amacına dönük değildir. Evreni yoktan var kılan Allah'ın, insanların hiç bir çalışmasına ihtiyacı yoktur.
Aldığın gıdalar, nasıl bedenin bir ihtiyacını karşılama amacına dönükse; ibadet adı verilen çalışmalar da, senin ölüm ötesi yaşamının ihtiyaçları ile ilgilidir.
Beyin gücünün, bir tür ışınsal yapı olan bedenine, yani, ruhuna yükleyeceği bilgi ve enerji ile ilgilidir.
Yapılan tüm ibadetler, fiziksel ve zihinsel yanlı yararlar olmak üzere ikiye ayrılır.
Fiziksel yanın yararları, zihinsel çalışmaları güçlendirerek, beyin
kapasitesini artırır ve dolayısıyla ruhu kuvvetlendirir.
Zikir denilen kelime tekrarları, holografik esasa göre varlığında mevcut olan evrensel özellikleri -ALLAH (c.c.) isimlerinin manâlarını- beyin kapasitesini artırmak suretiyle sana farkettirir. Beyin kapasitesini ve enerjisini artırır. Mesela; Allah'ın irade sıfatının adı olan "Mürîd" isminin belli bir sayıda tekrarı, kişinin irade kuvvetini artırır. "Kuddüs" isminin, "Mürîd" ismi ile birlikte tekrarı; kişinin her türlü kötü alışkanlıklardan arınması sonucunu doğurur. Sert mizaçlı, insanları kıran, taşkın, kontrol problemleri olan sinirli kişiler, "Halîm" ismini tekrarlamaları sonucu, kısa zamanda hoşgörülü hâle gelirler.
Bunlar hep, beynin bu frekanslarda, beyin hücrelerini programlamasıyla gerçekleşir.
Bu olay, bilimsel olarak yeni ispatlanmış ve Scientific American adlı ünlü Amerikan bilim dergisinin 1993 Aralık sayısında "John Morgan" imzasıyla yayınlanmıştır.
Beyinde kapasite genişledikçe, kişi, açığa çıkan özelliklerinin hakikati olan ALLAH'ı daha iyi farkedip tanımaya başlar.
ALLAH, ötede bir tanrı değil, evren ve içindeki her şeyi kendi varlığıyla, ilmiyle, ilminde, "yok" iken "var" kılan, yüce varlığın adıdır. Holografik esasa göre, her zerrede tümüyle, -Tasavvufa göre, zatıyla, sıfatıyla, isimleriyle- mevcuttur.
Biz, bu yolda yapacağımız çalışmalarla ne ölçüde beyin kapasitemizi geliştirirsek, o kadar, Allah'ı varlığımızda bulur, O'na erer, O'nu farkederiz. Candost.org Ahmed Hulusi' nin kitabından alıntı yukarıdaki yazı tüm kitaplarından okudum. Bu durumda yazar olumsuz görünüyor ve kabul ediliyorsa kendisine ait yazların hangisi değer ifade ederki daha düne kadar bana yanlışsa tüm yazıları sağlıklı olmaz demiştiniz kardeşler. Şimdi Candostu sitesinden ona ait yazıları almışsınız.
Es Selamu Aleyküm,
__________________
Bismillahirrahmanirrahim,
ZUHRUF 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
İBRAHİM 52. Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
İSRÂ 41. Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu onların ancak kaçışlarını artırıyor.
| 
20.11.2006, 23:08
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.449
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.351
Teşekkür aldı: 9.888 konuda 32.302 kere
| | 
20.11.2006, 23:10
| | | Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 411
Teşekkür etti: 24
Teşekkür aldı: 62 konuda 106 kere
| Bu arada başlayalıöozaman kardeş hadi başlmak ,için isim söyle
__________________
Bismillahirrahmanirrahim,
ZUHRUF 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
İBRAHİM 52. Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.
İSRÂ 41. Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu onların ancak kaçışlarını artırıyor.
| 
20.11.2006, 23:10
| | | ADMİN (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.449
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.351
Teşekkür aldı: 9.888 konuda 32.302 kere
| Bakara-216´isimli üyeden Alıntı Ahmed Hulusi' nin kitabından alıntı yukarıdaki yazı tüm kitaplarından okudum. Bu durumda yazar olumsuz görünüyor ve kabul ediliyorsa kendisine ait yazların hangisi değer ifade ederki daha düne kadar bana yanlışsa tüm yazıları sağlıklı olmaz demiştiniz kardeşler. Şimdi Candostu sitesinden ona ait yazıları almışsınız.
Es Selamu Aleyküm,  Biliyorum O'nun olduğunu..Sitesine de giriyorum
Ahmed Hulusi'nin yazılarını okurum, bazı yazılarını da beğenirim, yukarıdaki gibi mesela..
Yazıyı ben ekledim, sana kim ne dedi bilmiyorum kardeşim..
4/4 lük insan yoktur bana göre, herkesi okurum ben..Ve her okuduğumdan "İYİ" yi alırım..
Bazı görüşlerini tasvip etmediğim yazarlar da var mesela okuduklarımın, hatta beğendiklerimin içinde..Ama ben olaya "ya hep ya hiç " diye bakmam..Dediğim gibi bana gerekeni alırım..Olumsuzluğu varsa o kendi sorunudur..
Neyse  Selam  | 
20.11.2006, 23:17
| |  | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:50 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |