Aklın şükrü soru sormak mıdır?
Bu cümleyi biraz açar mısınız?
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır...
Her nimetin şükrü kendi cinsindendir diye düşündüğümde aklın da varlığını kanıtlayıp şükrünü ifa edebilmesi için sorgulayıcı bir durumda olması gereklidir. Yüce yaratıcının bizlere aklı vermesi soru sormayla doğru orantılı olarak düşünülmelidir.Biz soru sormakla o aklı olumlu şekilde kullanabilme faaliyeti içine girmiş oluyoruz.Bunun sonucu olarakta sorduğumuz sorunun cevabını öğrenmemizle de daha önce sahip olmadığımız bir bilgi daha elde etmiş oluyoruz.Bir bakıma soru sormakla hem Allah'ın bize verdiği aklın şükrünü yerine getirmiş oluyoruz hem de bu faaliyetimizin karşılığında mükafatını da sorduğumuz sorunun cevabına ulaşmakla elde ediyoruz.
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
---------------------------------------- http://mesutizm.blogcu.com
Evet,muhterem Hak-Dilaram'ında beyan ettiği gibi aklın şükrü aklı çalıştırmaktır. Üstad hzleri 1. sözde şu şekil veciz bir açıklama yapıyor.
"Evet o Mün'im-i Hakikî, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiat ise; üç şeydir. Biri: Zikir. Biri: Şükür. Biri: Fikir'dir. Başta "Bismillah" zikirdir. Âhirde "Elhamdülillah" şükürdür. Ortada, bu kıymettar hârika-i san'at olan nimetler Ehad-i Samed'in mu'cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir.”
Aklın şükrü aklı kullanmaktır. Tefekkür etmektir.
Her nimetin şükrü o nimetten Allah yolunda sarfetmektir. Paraysa para,zamansa zaman, bedense enerji,kalpse zikir,akılsa fikir...
Dünyanın ünlü filozofarı da çok soru sormuşlardır...Ama bu akıllarının şükrü olmasa gerek...Sorulacak sorular hakka götürmeli, akıl hem soru sormalı hem cevaplamalı...Bunların sonucunda da Hakkı bulmalı ki akıl bu şükrü yerine getirebilsin...
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır...
Aklın şükrü;aklı vahiy doğrultusunda kullanabilmektir,eger akıl şeytan ve nefs doğrultusunda kullanılırsa felaket olur.Akıl bıçağa benzer,bıçakla ekmekte kesilir insanda(Alllah muhafaza)..eger bir insan aklını vahiy doğrultusunda kullanmassa felaket olur.İnsanlar akıllarını kullandı ve atom bombasını icad ettiler ve milyonlarca masum insanın ölümüne sebeb oldu.Yine velid bın muğire çok akllıydı fakat vahiy doğrultusunda kullanamadı Kuran-ı kerimi mucizevi buldu ama bu bana inmelıydı dedı,kibirlendi yanı zeki olmasının bir faydası olmadı.ve hakkında ayet indi müddesir suresi (''ölçtü biçti kahrolası nasılda ölçtü biçti''...)demekki aklımızın şükrünü yerine getirmek istiyorsak onu vahyin ışığında kullanmalıyız....Rabbim nasip eder inşallah!!!
"Eğer Mâlik-i Hakikîsine satılsa ve Onun hesabına çalıştırsan, akıl öyle tılsımlı bir anahtar olur ki, şu kâinatta olan nihayetsiz rahmet hazinelerini ve hikmet definelerini açar. Ve bununla sahibini saadet-i ebediyeye müheyya eden bir mürşid-i Rabbanî derecesine çıkar."
Yani kainattaki hikmet ve rahmeti göremeyen aklın şükrünü eda etmiş olamaz.