11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 47,71%
yaz: 16,51%
sonbahar: 25,69%
kış: 10,09%
Katılımcı sayısı: 109. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 40 (1 Kayıtlı ve 39 Misafir) bulunmaktadır.

Online  dilerim


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

İncİler Maİl Grubu





Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Sorular Araştırmalar » Rüyalar hakkında bir sorum var...
Cevapla
 
Seçenekler
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
hiranur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Mesajlar: 776


 
Teşekkür etti: 1.556
Teşekkür aldı: 752 konuda 3.262 kere
İnşaAllah...

Ben O'na layık bile değilim oysa..

O ise ne kadar önemsiyor ümmetini..
__________________
sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz...
eski 03.01.2008, 00:38 hiranur isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #11
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
.
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.304


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.484
Teşekkür aldı: 8.565 konuda 26.721 kere
Blogumdan bir yazı;) Sana olsun hiranur;)

Bu sabah bir arkadaşım aradı ve sabah yakaza aleminde -uyurla uyanıklık arası-Efendimiz aleyhisselam'ı gördüğünü söyledi.. MaşaAllah tebarekAllah..

Evine gelmiş ve O'na hediye bardak getirmiş, salonundaki bir sandalyede otururken görmüş, beyaz tob -Arapların giydiği beyaz elbise- giymiş, profilden görebildim diyor..

Kalktığında bir hoş olmuş tabii, anlattığında ağlamaklıydı canım benim


Dedi bana, rüyamı tabir et..

Dedim ki, bu rüyayı tabire ne hacet

Dedi, o bardaklar nedir?

Dedim, şimdi bardaklara inersek, rüyanın kıymetini düşürürüz..

Sen asla bak Gelmiş ya O, evine, oturmuş ya sandalyene..Ne güzel

Sonra sordum ona;

Sen ne yaptın ki O en Sevgili teşrif etti evine?

Çünkü O, öyle kolay gelmez, illaki hoşuna gidecek bir amel, bir hayır, bir şey yapmış olmalısın..

Eğer bunlar yapılmıyorsa, sen O'na benzemiyorsan; yaşayışınla, sözlerinle, hareketlerinle, davayı sahiplenişinle...vs..

Asla gelmez, istediğin kadar dua oku gelmez..


Zaten maşaAllah bu kardeşimiz çok ihlaslı, Allah aşkıyla yanan, devamlı O'nun zikrinde biri..

Bir düğüne gitmiş bir zaman, herkes eğleniyor, gülüyor, o canım benim, bulmuş kendine benzeyen bir aşık, hadisler söyleyip beraber, o insanların en gaflette oldukları düğün vakti ağlaşıp durmuşlar

-Hani ibadetlerin en makbulu, insanların gaflette olduğu anlarda yapılanlar ya-

Öyle biri yani..

Dedi ki; Dün hayvanat bahçesine gitmiştik ailece, eşime dedim ki; Keşke kudretim olsa şu kafesteki hayvanların hepsini satın alsam, salıversem, yazık bu gariplere..

Merhameti, merhameti celbetmiş demek

-Hepimiz kullandığımız ölçüyle ölçüleceğiz ya-

Tabii dediğim gibi sürekli zikirde ve çok ihlaslı da aynı zamanda..Yine bir önceki gece "Sır Kapısı" nı izlerken -ki hiç kaçırmaz, hep izler- demiş ki kendi kendine "Ya Rabbim, neden bir gün olsun, bir nur yüzlü de gelip bana "sana Resulullah'ın selamı var" demiyor Ve ağlamış..Demek ki ne kadar içten ve ihlasla üstemiş subhanAllah..

Dedi ki, O'nun oturduğu sandalyeye kimseyi oturtmuyorum evde..Ama ne edem sonunda oturulacak yine..

Sonra anlaştık, o sandalyeye bir kurdele bağlayacak ve her görüşünde o rüyayı hatırlayacak

Rabbim bizi O'na benzeyenlerden eyle..


Sallallahu aleyhi ve sellem
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 03.01.2008, 00:46 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #12
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
Mukallid
 
Dagistan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.193


Yarışma Puanı: 800
Teşekkür etti: 4.086
Teşekkür aldı: 1.137 konuda 4.963 kere
Blog-Yazıları: 1
Sual: Rüyada Peygamberimizi gören muhakkak Onu mu görmüş olur?
CEVAP
Rüyada Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselamı hakiki şekliyle gören, muhakkak Onu görmüş olur. Çünkü şeytan Onun şekline giremez. Fakat şeytan başka şekle girip görünebilir. Resulullah efendimizi tanımayan kimsenin, bunu ayırması kolay olmaz.

Bazı âlimler de, (Peygamber efendimizi değişik şekilde görmek, yine Onu görmek olur. Fakat bu, o kişinin dindeki noksanlığına alamettir. Peygamber efendimizi rüyada gerçek şekliyle gören ve mümin olarak ölen herkes Cennete gider) buyurmuşlardır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür. Ben her surette görünürüm.) [Deylemi]

(Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü şeytan benim şeklime giremez. Ebu Bekri Sıddıkı gören de, gerçekten onu görmüştür. Şeytan onun da suretine giremez.) [Hatib]

(Beni rüyada gören, uyanıkken görmüş gibidir.) [İbni Mace]

(Beni rüyada gören, Cehenneme girmez.) [İbni Asakir]

Abdülgani Nablüsi hazretleri buyuruyor ki:
İbni Sirin'e göre, rüyayı gören, Resulullahı vefatı zamanında bulunduğu şekil üzere görmüşse hakikaten onu görmüş demektir. İbni Arabi hazretleri gibi bazı âlimler ise, (Resulullahı hayatta bulunduğu şekilde görmek şart değildir) dedi. Resulullahı bilinen sıfatları üzere görmek, bizzat Peygamber efendimizi görmektir. Bilinen sıfatlardan başka şekilde görmek, Resulullahın misalini idrak etmektir.

Peygamberlerin cesetleri yer değiştiremez. Bundan dolayı Peygamber efendimizi bulunduğu surette görmek, Onun hakikatini idrak etmektir. Vasıflarından başka bir şekilde görmek ise, misalini idrak etmektir.

Kadi İyad'a göre, Resulullahı bilinen sıfatından başka bir şekilde görenin rüyası tevile, tabire muhtaçtır. İmam-ı Nevevi ise, (sahih olan rüyayı gören her iki surette de Resulullahı hakikaten görmüştür. İster bilinen sıfatı üzere, isterse bilinen sıfatından başka bir surette görsün) dedi.

Resulullahın gençlik, orta yaşlılığı ve ihtiyarlık zamanlarında ve ömrünün sonunda olan bilinen suret ve sıfatlarından birisi üzerine görülen rüya tabire muhtaç değildir. Eğer bunlardan birisine benzemiyorsa, tabire muhtaç olur. Bunun için bazı tabircilere göre, bir kimse, Resulullahı yaşlı görse, selamete erişmeye; genç görse, bu kimsenin iyi hâlli oluşuna, şöhrete erişmesine ve onun düşmanına galip gelmesine delalet eder. Tebessüm ettiğini görse, rüya sahibinin sünnet-i seniyeye uyduğuna delalet eder.

Resulullahı kızgın bir şekilde görmek, o kimsenin hâlinin kötü olmasına delalet eder. Güzel bir surette görmek, rüya sahibinin dince güzelliğine, mübarek bedeninde noksanlık görmek, rüyayı görenin noksanlığına delalet eder. Çünkü Resulullah gayet parlak bir ayna gibidir ki, o aynaya bakan kendi şeklini görür.

Resulullahı böyle uygun şekillerde görmekte büyük faydalar vardır. Çünkü Resulullahı bu durumda görmekle rüyayı görenin durumu bilinir ve gafletten uyanır. Diğer peygamberleri de rüyada görmek böyledir. Çünkü şeytan, peygamberlerin ve melaikenin suretine giremez. Rüyada Resulullahı görenin durumu iyi ve gönlü şen olur. Eğer o kimse üzüntülü ve kederli ise, üzüntü ve kederinden kurtulur veya hapis ise hapisten çıkar.

Resulullahı görenler, muhasara altında veya kıtlık içinde iseler onlar bu gibi durumlardan kurtulur ve mazlum iseler zafere kavuşurlar. Eğer korku hâlinde iseler emin olurlar.

Resul-i ekremin kendisine teveccüh gösterdiğini veya bir şey öğrettiğini yahut namazında ona iktida ettiğini yahut Resulullahın güzel bir şey yedirdiğini veya layık bir elbise giydirdiğini, veya ona hayırlı dua ettiğini gören, iyilikle emreden ve kötülükten nehyeden kişi olur. Rüyayı gören âlim ise, ilmi ile amel eder. Abid ise, feyze kavuşur. Günahkâr ise, tevbe eder, kâfir ise, hidayete erer.

Rüya sahibi korku içinde ise, düşmanlarından emin olur. Kendisine şefaat edilir. Çünkü Resulullah efendimiz şefaat sahibidir.

Rüyada Resulullahı görmek, sözünde doğru ve vaadinde durmaya delalet eder. Bazen de büyük bir makama nail olur. Rüya sahibi yolcu ise ve kuraklık çekiliyorsa, yağmurun yağmasına delalet eder. Çünkü su bulunmayan yerde, Resulullahın mübarek parmakları arasından su akmış idi.

Resulullah bir yerde rengi değişmiş veya bir a'zası noksan görülürse, bu rüya o yerde dinin zayıflamasına ve bid'atin meydana çıkmasına delalet eder. Resulullahın üzerinde eski elbise görmenin tabiri de böyledir.

Resulullahın vefat ettiğini görenin kendi akrabasından şerefli bir zatın vefatına delalet eder. Eğer Resul-i ekremin bir yerde cenazesini görse, orada büyük bir musibet olur.

Resulullahın, kendisine dünya malından veya yiyecek ve içecek bir şey verdiğini gören, verilen şeyin şerefi nispetince erişeceği bir hayra delalet eder. Bir kimse rüyada onun mübarek elbiselerinden birini giyse veya Peygamber efendimiz kendisine elbisesini verse, o kimse mülke erişir. Fakir ise, zengin olur, bekârsa evlenir.

Resulullahın sürme çektiğini gören, dininde salih olur. Onun çok güzel olduğunu görmek, rüya sahibinin çok dindar olduğuna delalet eder. Resulullahı buğday benizli gören, heva ve hevesi terk eder, tevbe etmeyi tercih eder. Beyaz tenli olduğunu gören, Allah’a tevbe eder. Güzel amel yapar ve yolunu düzeltir.

Resulullahın sakal-ı şeriflerinin siyah olduğunu ve beyazlık bulunmadığını gören, sevinç ve büyük bir ucuzluğa kavuşur. Sakalına aklık karıştığını görenin kuvvetli oluşuna ve düşmanına galip gelmesine delalet eder.

Resul-i ekremi kendi mescidinde veya harem-i saadetinde gören, kuvvet, izzet ve yüceliğe erişir. Resulullahın kabri şerifini gören, zengin olur, hapis ise kurtulur. Kabr-i şerifi ziyaret ettiğini gören, büyük bir mala erişir.

Resulullahın peşinden yürüdüğünü görenin, sünnete uyduğuna delalet eder. Resulullahı ayakkabısız görse, rüya sahibinin cemaatla namazı terk ettiğinden, ona, cemaatla namaz kılması için emrettiğine delalet eder. Resulullahın mestlerini giydiğini görmesi, Resulullahın o kimseye Allah yolunda cihad yapması için emrettiğine delalet eder.

Resulullah ile müsafeha yaptığını görenin sünnet-i Resulullaha uyduğuna delalet eder. Resulullah kendisine rüyada hurma ve bal gibi güzel ve hoş bir şey ikram etse, Kur'an-ı kerimi ezberler ve ona verilen şey miktarınca ilim elde eder.

Peygamber efendimizin hutbe okuduğunu gören, iyilikle emir ve kötülükten nehyeder. Resulullahın kendisine bir şey verdiğini gören kimse, ilme nail ve hakka tâbi olur. Resulullahın kendisine verdiği şeyi almadığını görse, o kimse bid'at işler.

Resulullahı uzun boylu bir delikanlı suretinde görmek, insanlar içinde çıkacak fitneye delalet eder. Resul-i ekremi yaşlı bir şekilde görse, insanların afiyette olmalarına delalet eder. Resulullahın kendisine kızdığını veya kendisiyle mücadele ettiğini veya sesini onun sesinden daha fazla yükselttiğini görenin, dinde çıkaracağı bir bid'ate delalet eder. Resulullahın herhangi bir yerde vefat ettiğini gören, o sene orada vefat eder.


Alıntı
eski 03.01.2008, 00:54 Dagistan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #13
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 6 üye:
.
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.304


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.484
Teşekkür aldı: 8.565 konuda 26.721 kere
Allah razı olsun kardeşim..

Hilyey-i Şerifi de eklesene buraya
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 03.01.2008, 00:58 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #14
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
hiranur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.11.2007
Mesajlar: 776


 
Teşekkür etti: 1.556
Teşekkür aldı: 752 konuda 3.262 kere


Allah razı olsun kardeşim..
Sana da eziyet verdim gece gece..
__________________
sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz...
eski 03.01.2008, 01:03 hiranur isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #15
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Mukallid
 
Dagistan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.193


Yarışma Puanı: 800
Teşekkür etti: 4.086
Teşekkür aldı: 1.137 konuda 4.963 kere
Blog-Yazıları: 1
Sual: Bazı kimseler, Peygamberi rüyada gördüm, bana şöyle bildirdi diyerek, dine aykırı şeyler söylüyorlar. Şeytan, Peygamberin kılığına giremeyeceğine göre, bu hususun açıklaması nasıldır?
CEVAP
Birinci husus, bu yalan olabilir. İkinci husus, dine aykırı olduğuna göre, görülenin Resulullah olmadığı kesindir. Şeytan, başka şekle girip, ben Peygamberim diye yalan söyleyebilir. Peygamber efendimizi tanımayan da, o şekli Resulullah zanneder. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

Resulullahın kendi şeklini ve hele rüyada tanıyabilmek, çok güç olacağı meydandadır. Bunun için, rüyalara nasıl güvenilebilir? Âlimlerin çoğunun dediğine uyarak ve Resulullahın yüksek şanına yakışacak üzere, şeytanın hiçbir şekilde, o Serverin ismi ile görünemeyeceğini söylersek, o şekilden emirler almak ve onun beğenip beğenmediğini anlamak, kolay değildir. Melun şeytan, düşmanlığını burada da gösterebilir. Araya karışarak, olmayan şeyi olmuş gibi gösterebilir. Rüya göreni şaşırtır. Kendi sözlerini ve işaretlerini, o şeklin sözleri ve işaretleri imiş gibi gösterir. Resulullah vefat ettikten sonra, bir kimse, uykuda, hisleri çalışmaz iken ve yalnız iken, nasıl olur da, rüyanın şeytanın karışmasından korunduğunu ve onun değiştirmediğini anlayabilir? (1/273)


Bu nakilde monaroza ablanın dedikleri gibi, rüyada verilen emrin dine uygun olup olmadığına bakılmasının doğru olduğunu gösteriyor. Abla Allahu Teala razı olsun
eski 03.01.2008, 01:05 Dagistan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #16
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
.
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.304


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.484
Teşekkür aldı: 8.565 konuda 26.721 kere
Kız sen yine mi geldin

Git yat, senin gecelerin kıymetli bak Misafirin olabilir
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 03.01.2008, 01:06 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #17
Mukallid
 
Dagistan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.193


Yarışma Puanı: 800
Teşekkür etti: 4.086
Teşekkür aldı: 1.137 konuda 4.963 kere
Blog-Yazıları: 1
hiranur´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Allah razı olsun kardeşim..
Sana da eziyet verdim gece gece..

Estagfurullah. Hem okumamıza vesile oldunuz. İlim öğrenme sevabına kavuşmamıza vesile oldunuz. Sizden de Allahu Teala razı olsun
eski 03.01.2008, 01:07 Dagistan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #18
Dagistan isimli üye'ye teşekkür edenler
.
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.304


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.484
Teşekkür aldı: 8.565 konuda 26.721 kere
Dagistan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu nakilde monaroza ablanın dedikleri gibi, rüyada verilen emrin dine uygun olup olmadığına bakılmasının doğru olduğunu gösteriyor. Abla Allahu Teala razı olsun
Senden de olsun kardeşim, ee kaç yıldır rüya tabir ediyoruz

AYnı anda yollanınca, alıntı da yapmayınca, hatlar karışıyor, düzelttim
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 03.01.2008, 01:07 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #19
Mukallid
 
Dagistan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.193


Yarışma Puanı: 800
Teşekkür etti: 4.086
Teşekkür aldı: 1.137 konuda 4.963 kere
Blog-Yazıları: 1
monaroza´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah razı olsun kardeşim..

Hilyey-i Şerifi de eklesene buraya

Peki abla...

Hilye-i Seadet

Eshabına nasihatten sonra
Fahri âlem dedi, benden sonra

Hilye-i pakimi, görse biri
Olur o, yüzümü görmüş gibi

Gördükte, hubbu hâsıl olsa
Yani, hüsnüme âşık olsa

Beni görmeği etse arzu
Kalbi, sevgimle olsa dolu

Cehennem olur, ona haram
Rabbim, Cenneti eder ikram

Dahi, haşretmez çıplak, anı Hak
Olur gufranına, Hakkın mülhak

Denildi ki, hilye-i Resuli
Severek yazsa, birinin eli

Eder Hak, onu korkudan emin
Bela ile dolsa, ruy-i zemin

Hastalık görmez, dünyada teni
Ağrı çekmez hiç, bütün bedeni

Günah etmiş ise de, bu adam
Cehennem cismine, olur haram

Ahirette azabdan kurtulur
Dünyada her işi, kolay olur

Haşreyler, anı hem, Rabbi celle
Dünyada, Resulü görenlerle

Hilye-i Nebiyi, güç iken beyan
Başlarız, ona oldukça imkân

Sığınarak Zülcelale
Vasf ederiz âcizane

İttifak etti, bu sözde ümem
Kırmızı beyazdı, Fahri âlem

Mübarek yüzü, halis ak idi
Gül gibi, kırmızımtırak idi

İnci gibi, yüzündeki teri
Pek hoş eylerdi, güzel cevheri

Terleyince, O menbaı sürur
Dalgalanırdı sanki bahri nur

Görünürdü gözü, daim sürmeli
Kalbleri çekerdi, güzel gözleri

Akı, beyaz idi gayetle
Onu övdü Rabbi, âyetle

Siyahı anın, değildi ufak
Bir idi ona, yakınla uzak

Geniş, güzel ve latifti gözü
Nur saçardı hep, mübarek yüzü

Kuvve-i bâsıra-i Mustafavi
Gece gündüz gibi, olurdu kavi

Bakmak arzu etseydi, bir yere
Cism-i pâki de dönerdi bile

Başa tâbi ederdi cesedi
Bunu terk etmemişti ebedi

Hem, cisim idi, Resul-i ekrem
Yaraşır, ruh-i mücessem desem

Güzel, hem sevimli idi Resul
Hakka çok, sevgili idi Resul

Malikle Ebu Hâle, söyledi
Hilal gibi, açık kaşlı idi

İki kaşı arası, her zaman
Gümüş gibi görünürdü, ayan

Mübarek yüzü, az yuvarlaktı
Derisi, berrak, hem de parlaktı

Siyah kaşları mihrabı, anın
Kıblesi idi, bütün cihanın

Ortası yüksekçe görünürdü
Yandan bakınca, mübarek burnu

Çok güzel idi, çekme ve latif
Edemez gören, Onu tam tarif

Seyrek idi, dişlerinin arası
Parlardı, sanki inci sırası

Ön dişleri, ettikçe zuhur
Her tarafı, kaplardı bir nur

Gülse idi, iki cihanın serveri
Canlı cansız, her şeyin Peygamberi

Görünürdü, ön dişleri, pek afif
Dolu daneleri gibi, çok latif

İbni Abbas der, Habib-i Huda
Gülmeğe, eyler idi istihya

Hem hayâsından O, dinin senedi
Kahkaha etmedi derler, ebedi.

Nazik, mahcup idi, Resul-i cenab
Daim eyler idi, bakmağa hicab

Yüzü benzerdi, yuvarlak aya
Zati aynaydı, yüce Mevlaya

Nurlu idi hep, o vech-i hasen,
Bakılmazdı, tenevvüründen

Gönüller aldı, o güzel Nebi
Aşıkı oldu yüzbin Sahabi

Bir kerrecik görenler, rüyada
Dediler, böyle zevk yok, dünyada

Hem güzel yanakları, bileler
Fazla etli değildi, diyeler

Anın etmişti, cenab-ı Halık
Severek, yüzün ak, alnın, açık

Boynunun nuru, ederdi her an
Saçları arasında, lemean

Mübarek sakalından, iyi bil
Ağarmıştı ancak, on yedi kıl

Ne kıvırcıktır, ne de uzun
Her uzvu gibi idi, mevzun

Gerden-i pâki Resul-i afak
Gayet ak idi ve gayet berrak

Eshab içinden, çok ehl-i edep
Karnı, göğsiyle, birdi, dedi hep

Açılsaydı, mübarek sinesi
Feyiz saçardı, ilim hazinesi

Aşka olunca, mahall-i teşrif
Başka olurmu, o sadr-ı şerif?

Mübarek sinesi, geniş idi
İlm-i ledün, Ona inmiş idi

Ak ve berraktı, o sadr-ı kebir
Sanırdı görenler, bedr-i münir

Ateş-i aşk-ı zât-ı ezeli
Odlara yakmıştı, O güzeli

Bilir elbet bunu, pir-ü civan
Yassı kürekliydi, Fahr-i cihan

Sırtı ortası hem, etli idi
Kerem sahibi, devletli idi

Gümüş teninde, letafet vardı
İrice mühr-i nübüvvet vardı

Sırtında idi, mühr-i nübüvvet
Sağ tarafına yakındı, elbet

Bildirdi bize, edenler tarif
Bir büyük ben idi, mühr-i Şerif

Rengi, sarıya yakın, karaydı
Güvercin yumurtası kadardı

Etrafına çevirmiş, sanki hatlar
Birbirine bitişik, kılcağızlar

Anlatanlar, O âli nesebi
Dedi, iri kemikliydi Nebi

Her kemik iri, merdane idi
Sureti, sireti şahaneydi

Mübarek azasının her biri
Uygun yaratılmıştı hem, kavi

Çok hoş idi, her uzvu anın
Âyetleri gibi, Kur’anın

Elleri ayası, O sultanın
Ayakları altı, dahi anın

Geniş ve pak idi, nazik mergub
Taze gül gibi, latif ve mahbub

Çok mevzun idi, der ehli nazar
O kerametli, mübarek eller

Selam verseydi, birine eğer
Tebessüm ederdi hep, Peygamber

Bir iki gün, geçseydi aradan
Hatta uzasaydı da, bir aydan

Belli olurdu, hoş kokusundan
O kimse, adamlar arasından

Billur gibiydi, ten-i bimuyu
Nice medh edeyim, ol pehluyu

Dostu seyr etmek için, O şerif
Göz olmuştu, bütün cism-i latif

Kemal üzereydi, nazik teni
Hallâk göstermişti. Hikmetini

Yoktu, göğsünde, karnında asla
Hiçbir kıl, sanki gümüş levha

Göğsü ortasından aşağı yalnız
Bir sıra kıl, dizilmişti, hilafsız

Bu siyah hat, mübarek bedeninde
Hoştu, hale gibi, ay çevresinde

Bütün ömründe kalmıştı, keza
Gençlikte gibi, mübarek aza

İlerledikçe, sinn-i Nebevi
Tazelenirdi hep, gonca gibi

Hem dahi, kâinatın Sultanı
Zan eyleme ki, ola pek yağlı

Ne zaif, ne de pek etli idi
Mutedil, hem pek kuvvetli idi

Lahmı, şahmı, dediler ehl-i derun
Birbirinden, ne ziyadeydi, ne dun

Etmiş, ol beden serayın üstad
Adl-ü dad ile esasın bünyad

İtidal üzere idi, pak teni
Nura gark olmuştu, bütün bedeni

Orta boylu idi, o Sidre mekân
Ortalık, Onun ile buldu nizam

Seyreden, mucize-i kametini
Dedi hep, medhedip hazretini

Görmedik böyle, gül yüzlü güzel
Boyu, hem huyu, hem yüzü güzel

Orta boylu iken, Nebi
Uzun kimseyle yürüseydi

Ne kadar, uzun olsa idi, o er
Yine yüksek görünürdü, Peygamber

Uzun boylu olandan o cevher
Yüksek idi, el ayası kadar

Bir yol gitseydi, izzetle
Hızlı yürür idi, gayetle

Deriz, vasf-ı şerifinde yine
Yürürken, eğilirdi önüne

Yani, bir yokuştan iner gibi
Daim önüne, az eğilirdi

Şanlı, şerefli idi, o Celil
İftihar eylerdi, ruh-ı Halil

Bir zatı ki, murad ede Huda
Her azası, olur elbet ala

Yolda giderken, eğer bir kimse
Ansızın, Resulullahı görse

Korku düşerdi, kalbine anın
Yüksekliğinden, Resulullahın

Hem de biri, Nebi ile, müdam
Sohbet ederek, söylese kelam

Sözlerindeki lezzet ile ol
Kul olurdu, kabul etse Resul

Etmişti Onu, Hallak-ı ezel
Hüsn-i ahlakla, bi misl-ü bedel

Ya Resulallah! Gücüm yok medhine
Yaratıldık hep, senin hürmetine

Hâsılı, ey Şah-ı iklimi vefa
Sana canım da feda, her şey feda
eski 03.01.2008, 01:09 Dagistan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #20
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Cevapla

Yer imleri

Seçenekler

Yetkileriniz
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.

BB-Code ist Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:39 .