Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 47 (0 Kayıtlı ve 47 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Üye Albümlerinden
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
Nasıl hesaplayıp nasıl kılmak gerektiği hakkında bilgi almak istiyorum
Kitaplarda iskat bahsi anlatılırken, Meyyit erkek ise, yaşından oniki sene, kadın ise dokuz sene düşerek, kaç sene borcu olduğunu hesâblar deniyor. Eğerki kişi bulug yaşını bilmiyor ise, erkek için 12 hanımefendi için 9 yaş baz alınarak kaza borcu hesaplanabilir.
Eğer bu yaşa geldikleri halde belirti yoksa 15 yaşından itibaren mükellef sayılırlar
Verdiğim bu bilgi hatırımda yanlış kalmış, doğrusu Dağistan'ın da belirttiği gibi;
"Buluğ çağı kesin olarak bilinmiyorsa erkekler yaşlarından 12 seneyi, bayanlar ise 9 seneyi çıkararak kalan yıllarda namaz kılmayan bütün vakitler hesap edilip yazılır."şeklindedir.
nurulhak´isimli üyeden Alıntı
sadece baliğ bölümünü alıyorsunuz akıl bölümünü atlıyoruz gibime geliyor bir çocuk sağını ve solunu ayırt ettiği vakit akıl nimetinede ermiş oluyor hadis var ya 7yaşında alıştırın diye
9yaşında kılmazlarsa enselerini hafiten okşayın bunlar kişisel görüşüm tabi ama 7yaşından hesap yapmak daha sağlıklı olur diye düşünüyorum ya da 9
Buradaki kısım bir hazırlık dönemidir. Namazla ilgili bilgiler verilir, alıştırılır fakat mükellefiyet ergenlik ile başlar. Sadece akıllı kimse değil , büluğa ermiş akıllı kimse sorumlu tutulur.
Soru: Muhterem hocam, bir namazda hem kazaya, hem sünnete niyet edilebilir mi?
-Buna olur diyemeyiz. Bu konuda Diyanet ile bazı zümreler arasında yıllar süren ihtilaf olmuştur. Fakat şöyle deriz, zayıf bir söze göre olur. Yani, bir kimse “niyet ettim sabah namazını kaza etmeye, şimdiki vaktin sünneti ile birlikte” derse, niyeti kaza için geçerlidir. Nafile sevabını alır mı? İnşallah alır. Vaktin ihyasının sevabını almış olur.
Bu tartışma, malum bir kesimin ısrarlı tutumuyla gündem oldu. Ancak bildiğim kadarıyla onlar da "kaza borcu olan kimse hiçbir şekilde sünnet namaz kılamaz" demiyor. Söyledikleri şu: Kaza borcu olan bir kimse, sünnet namazları kılarken, aynı zamanda kaza kılmaya (veya kaza kılarken sünnet kılmaya) da niyet eder. Böylece hem sünnet sevabını kazanmış, hem de kaza borcunu ifa etmiş olur.
.........
Hanefî mezhebine göre kaza kılarken vaktin farzının önünden ve arkasından kılınan sünnetleri terk etmemek daha efdaldir;
Daha fazla kaza namazı kılmayı sünnet namazların kılınmamasına bağlamak doğru değildir. En azından, sabah namazının sünneti, öğlenin ilk ve son sünnetleri, akşamın sünneti ve yatsının son sünneti dediğimiz namazları terk etmemelidir;
Bir başka vesika...
Doğru yapmışsınız Mafrak kardeşim. Vesikalarda ki fetvalarda da doğru yaptığınız görülmektedir.
Selametle...
Kardeşim..eklediğiniz fetvayı okudunuz mu?
sünnetler farz namazlarda ki eksiklikleri (farzın ifası esnasında meydana gelen sünnet eksiklikleri)tamamlar ..bırakınız sünnetleri vacibler dahi hüküm ve üstünlükde farzlara ulaşamaz..
ve yine kıymetli kardeşim üstaz ismail çetin k.s Buna olur diyemeyiz!
İfadesini ebubekir sifil hocamızın alıntı yaptığım görüşleri ile birleştiriniz.Bir namazda iki niyet birden olmaz.
Cevap.2: Soruda, "Peygamberimizin bir hadisini, "sünnetlerin, eksik namazların yerine geçeceği" şeklinde yorumladı. Ben o hadisin, sünnetlerin farz borçlarının yerine geçeceği değil, farzlardaki kusurları tamamladığı manasında olduğunu okumuştum" deniyor.
Burada kastedilen, Ebû Hureyre, Enes b. Mâlik, Temîm ed-Dârî (r.anhum) tarafından rivayet edilen hadis olmalıdır ki şöyledir: "Kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği amel farz namazdır. Eğer onları eksiksiz olarak yerine getirmişse ne ala; değilse, "Tatavvu namazı olup olmadığına bakın" denir. Eğer tatavvuu varsa, (eksik) farz namaz(lar) onlarla ikmal edilir…" (Ebû Dâvûd, en-Nesâî, İbn Mâce, el-Hâkim…)
Rivayetten de açıkça anlaşılacağı gibi nafilelerin farzları ikmali, yerine getirilen bir farzdaki eksiklikleri ikmal şeklinde değil, eda edilmemiş farz namaz borcunun yerine ikamesi tarzında olacaktır.
3. Farz borcu için kaza kılmak yerine sünnetlerin bunları tamamlamasını ummak, dolayısıyla "nasıl olsa sünnet namazları kılıyorum" diyerek kaza borcunu yerine getirmemek doğru değildir.
NOT :İlim sahibi (alim) değilim öğrenmeye çalışıyorum..ama her şeyden önce ilmin sahibi tarafından sahiblenilmek arzusundayım..kırmak incitmek arzusu yokdur..aktardıklarım ve yorumlarımda inşaallah..
sünnetler farz namazlarda ki eksiklikleri (farzın ifası esnasında meydana gelen sünnet eksiklikleri)tamamlar ..bırakınız sünnetleri vacibler dahi hüküm ve üstünlükde farzlara ulaşamaz..