Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 59 (0 Kayıtlı ve 59 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Üye Albümlerinden
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
düğünlerde oyun yok demek doğru değildir. oyun vardır. def veya halkalı def ile oynanan oyunlara edeb dairesinde katılım da vardır. halay kültürü, unutulmamalı ki arablarda da vardır. göbeği, kalçayı oynatmaksızın oyundur halayın da öz mantığı. kimi kültürlerde mızrak ve kılıç ile de oyunlar vardır.
bizim sıkıntımız zikir ve (def, halkalı def harici) çalgı aletleri eşliğinde ilahi diye isimlendirilen mukaddesleri övücü lafızlarla oynak, tahrikkar şarkı şeklinde şiirler okunması...
bu ayrıntıya dikkat istirham ederim.
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
Mizraklarinizla oyununuza devam edin ey Erfide ogullari = Habesiler!
Ey Erfide ogullari = Habesiler! Mizraklatrinizla oynayin.
Ta ki Yahudi ve Nasraniler dinimizde genislik oldugunu bilsinler. buyrulan hadis-i seriflerin serhinde sufilerden Imam Munavi diyor ki: "is bu oyun bayram gununde vuku'bulmustur:
Evet, Habesiler bayram gununde mizraklarla oynamislardir.
Saz ve muzik olmamasi sartiyla kadinlarin bu tur oyun hareketlerine bakmalari caizdir.
Maatteessuf sufilerden bir taife bu hadisi delil getirerek, oyun eglence çalgilarinin, seslerinin dinlenmesine ve raksa cevaz verdiler.
-Safii ulemasindan- Ibnu Hacer: ''Cumhur sufilerin bu istilalini reddettiler; dediler ki: ''Habesilerin mescidde mizraklariyla oynamalari, egitim maksadiyla harb uzerine tecrube kazanmak ve cihada hazirlanmak içindir. Is boyle olunca bu hadis, sufilerin iradi raks ve oyunlarina huccet olamaz.''demektedir
Evet, Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'in mescidde Habesilerin bayram gununde oyunlarini takrir etmesi, cihada hazirlik ve egitim içindir. Ayni zamanda cihada hazirlik oldugu için ibadetten sayilmistir.
Ustaz Ismail Çetin Ask isimli eserinden.
__________________
Nice insanlar gordum,uzerinde elbise yok.
Nice elbiselerer gordum, içinde insan yok.
düğünlerde oyun yok demek doğru değildir. oyun vardır. def veya halkalı def ile oynanan oyunlara edeb dairesinde katılım da vardır. halay kültürü, unutulmamalı ki arablarda da vardır. göbeği, kalçayı oynatmaksızın oyundur halayın da öz mantığı. kimi kültürlerde mızrak ve kılıç ile de oyunlar vardır.
bizim sıkıntımız zikir ve (def, halkalı def harici) çalgı aletleri eşliğinde ilahi diye isimlendirilen mukaddesleri övücü lafızlarla oynak, tahrikkar şarkı şeklinde şiirler okunması...
Derinlik, incelik, zerafet ve ulviyet mâdeni Hazret-i Âişe (radiyallâhu anha) anlatıyor:
Bir gündü. Bazı Habeşîlerin mescitte mızrak ve kalkan oyunu oynarken seslerini duyuyordum.
Allah Rasûlü bana dönüp dediler ki:
- Onları görmek ister misin, yâ Âişe?
Sevinçle karşılık verdim:
- Evet, ey Allahın Rasûlü!..
Âlemin Fahri hemen onları çağırttı. Kendileri iki kapının arasında durdu ve omuzunu kapıya dayadı. Ben de çenemi kolu üzerine koydum ve seyre daldım.
Bir -iki defa:
- Hasbüki = Yeter mi? dediler. Ben de:
- Biraz daha, biraz daha.. dedim
Ve seyre devam ettim. Aradan bir müddet geçince üçüncü defa şöyle buyurdular:
- Yâ Âişetü! Hasbüki = Ey Âişe! Sana bu kadar yeter!..
- Evet, ey Allahın Rasûlü, yeter!..
Allah Rasûlünün kerem ve ihsanına, merhametine, hoş görüşüne bakınız. ......
Mustafa Necati Bursalı - Hazret-i Âişe (radiyallâhu anhâ)
Derinlik, incelik, zerafet ve ulviyet mâdeni Hazret-i Âişe (radiyallâhu anha) anlatıyor:
Bir gündü. Bazı Habeşîlerin mescitte mızrak ve kalkan oyunu oynarken seslerini duyuyordum.
Allah Rasûlü bana dönüp dediler ki:
- Onları görmek ister misin, yâ Âişe?
Sevinçle karşılık verdim:
- Evet, ey Allahın Rasûlü!..
Âlemin Fahri hemen onları çağırttı. Kendileri iki kapının arasında durdu ve omuzunu kapıya dayadı. Ben de çenemi kolu üzerine koydum ve seyre daldım.
Bir -iki defa:
- Hasbüki = Yeter mi? dediler. Ben de:
- Biraz daha, biraz daha.. dedim
Ve seyre devam ettim. Aradan bir müddet geçince üçüncü defa şöyle buyurdular:
- Yâ Âişetü! Hasbüki = Ey Âişe! Sana bu kadar yeter!..
- Evet, ey Allahın Rasûlü, yeter!..
Allah Rasûlünün kerem ve ihsanına, merhametine, hoş görüşüne bakınız. ......
Mustafa Necati Bursalı - Hazret-i Âişe (radiyallâhu anhâ)