|  |
| | GüzellikGöreninGözündedir
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 2.985
2 Albümü var
Yarışma Puanı: 1330 Teşekkür etti: 6.146
Teşekkür aldı: 1.877 konuda 5.312 kere
| Allah Şahit, O'nu Çok Seviyoruz Allah Şahit, O'nu Çok Seviyoruz[1]
Hem de çok seviyoruz, evet belki hiçbirimiz bir Hubeyb, bir Yasir, bir Saad b. Ebi Vakkas değiliz; ama yine de O’nu canımızı hiç düşünmeden verecek kadar çok seviyoruz. Biliyoruz ki o da bizi seviyor. Hiç sevmeseydi Arşı Ala’ya çıkıp yedi kat cennetleri seyran eyledikten sonra aramıza döner miydi? Elbette ki dönmezdi. Ama döndü, demek ki seviyor.
Ay ve Güneş Şahit, O'nu Çok Seviyoruz
Biliyoruz ki o da bizi seviyor. Çünkü: Hiç sevmeseydi: "Her Peygamber'in, mutlaka kabul edilen müstesna bir duası vardır. Ben, bu istisnai duamı, Allah kısmet ederse mahşer günü ümmetim namına şefaat olarak kullanmak üzere saklamaktayım."[2] der miydi? 'Asla demezdi' dedi, demek ki seviyor.
Ağaçların Yaprakları Şahit, O'nu Çok Seviyoruz
Çünkü biliyoruz, O sadece insanları ve hayvanları değil, aynı oranda bitkileri de seviyor. Hiç sevmeseydi hayvanları yapraklarını yesin diye, bir ağacı sopayla çırpan adama şöyle der miydi?: "Biraz ağır ol bakalım, ağaca vurup, onu kırıp dökerek değil, tatlılıkla sallayarak yaprağını dök!"[3] demezdi. Demiş, demek ki hayvanları ve bitkileri bu kadar büyük bir sevgiyle seven insan kendisine bağlıları da sevecek.
Yağmur Damlaları Şahit, O'nu Çok Seviyoruz
Biliyoruz ki O da bizi seviyor. Çünkü Allah ve melekleri O'na salat u selam ediyorlar. Hiç sevilmeyen birine salat u selam edilir mi? Elbette ki edilmez. Ama Efendimiz'e ediliyor, demek ki onu seviyorlar. Onların sevdiklerini biz de seviyoruz. Çünkü onu sevmemizi ve salat ve selam etmemizi bize Cenab-ı Hakk emir buyuruyor. "Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey imân edenler! Siz de O'na teslimiyetle salât ve selâm getirin." [4]
Gözü Yaşlı Âşıklar Şahit, O'nu Çok Seviyoruz
Çünkü O da bizi seviyor ve bu yüzden Kur'an-ı Kerim, ebeveynlerimize isyan etmememiz, onlara öf bile demememiz gerektiğini[5] şöyle anlatıyor. Efendimiz (sas) de bu konuda şu önemli tavsiyelerde bulunuyor: "Allah size, analara isyânı, kız çocuklarının diri diri gömülmesini, (eda edilecek hukuk ve borçların) eda edilmemesini, (hak edilmedik şeylerin de) alınmasını haram kılmıştır. Güft u gûyu, (dedikodu) çokça sual sormayı (gereksiz yere), (şurada-burada) servet tüketip (israf etmeyi de) kerih görmüştür."[6]
"Vakit Vakit İnen Kur'ân'a Yemin Olsun ki[7] O'nu Çok Seviyoruz
Çünkü O da bizi çok seviyor ve bu yüzden dünya durdukça sımsıkı sarıldığımız sürece asla inhirafa düşmeyecek, ezilmeyeceğimiz hakikatleri tavsiye ederek şöyle buyuruyor: "Size Allah'tan korkmayı tavsiye ediyorum.. ve başınızda bulunan siyahî bir köle dahi olsa, dinleyip itaat etmeyi de. İçinizden ömrü olanlar, ileride pek çok ihtilaflar görecektir. Siz, benim ve raşid halifelerin yolunu yol edinin ve bu yolu, azı dişlerinizle tutar gibi sımsıkı tutun. Bid'atlardan ise sakının. Muhakkak her bid'at dalâlettir."[8]
Göğün ve Yerin Rabb'ine Yemin Olsun ki,[9] O'nu Çok Seviyoruz
Bütün âlem, bütün varlık ve bütün kâinat, kainattaki her zerre, her atom, her atom altı madde ve hüceyrat ile küreyvat şahit olsun ki O'nu çok seviyoruz. Ve biliyoruz ki O da bizi seviyor. Hiç sevmeseydi bize Allah'ın kıyamet gününde kendileriyle konuşmayacağı, yüzlerine bakmayacağı ve temiz çıkarmayacağı insanların durumlarına düşmemiz için önceden haber verir miydi? "Elbiselerini sürüyerek yürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve malına yalan yeminle revaç verip satmaya çalışan..."[10] insanlar diyerek bu insanları bize haber vermiş ve onlardan olmamamız için bizi uyarmış. Demek ki bizi seviyor.
"Kayan Yıldıza Yemin Olsun ki"[11] O'nu Çok Seviyoruz
"Selamı aranızda yayın."[12] diyen O, "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir." diyen yine O, imanın yetmiş şube olduğunu, bu şubelerin en büyüğünün kelime-i tevhid, en küçüğünün ise yolda insanları rahatsız eden bir nesnenin alınıp yol kenarına bırakılarak rahatsızlığı gidermek olduğunu[13] bildiren de yine Efendimiz (sas). Şüphesiz O'nun bütün toplumun huzur ve güveni için yaptığı tavsiyeleri yapan mü'min O'nu sevdiğinden yapıyor.
Arabasıyla 100 kilometre hızla giden bir mümin acı bir fren yapıyor, arabasını sağa çekiyor, kapıyı açıp geride kalan bir taş parçasına doğru koşuyor, yanından hızla gelip geçen arabaların geçmesini bekledikten sonra eğilip o taşı eline alarak yol kenarında müsait bir yere koyuyor. Dilinden Efendimiz (sas) salatu selam ile dönüp arabasına biniyor. Ve sonra şöyle sesleniyor: "Ya Resulallah, ruhum canımla beraber sana kurban olsun. Beni ta 1400 yıl ötesinden arabanın içerisinde hızla giderken gören sen. İnsanları rahatsız eden bir taşa bile tahammül edemeyerek onları rahata kavuşturmak için o taşı almamı söyleyen yine sen. Sen bize karşı bu kadar rauf ve rahim ve bizi bu kadar seviyorken, akıl, izan ve vicdan taşıyan hangi ruh sana karşı duygusuz ve sevgisiz kalabilir? Sen toplumun en kuvvetli çimentosu, sen alemlerin efendisi, sen başımızın tacı, sen gönlümüzün ilacısın. Biz de seni seviyoruz ey Allah'ın Resulü hem de çok seviyoruz."
__________________ Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit.. جزاك الله خيرا | 
04.01.2007, 11:11
| |
Ummu Seleme isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | GüzellikGöreninGözündedir (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 2.985
2 Albümü var
Yarışma Puanı: 1330 Teşekkür etti: 6.146
Teşekkür aldı: 1.877 konuda 5.312 kere
| Zamana Yemin Olsun ki[14] O'nu Çok Seviyoruz
O ümmetini dünyada iken çok sevdiği gibi ahirette de çok sevecektir. Çünkü dünyada ümmetini O'nun kadar düşünen ikinci bir insan, ikinci bir peygamber yoktur. Sadece dünyada mı? Elbette ki hayır. Dünyada ümmetini çok seven, hiçbir şeye feda etmeyen, bütün kıymetlerin üstünde kıymet veren zatın, ötede onları unutması hiç mümkün müdür? Evet O eşsiz Zat (sas) hayatını burada ümmetine adadığı gibi, ahirette de, peygamberlerin bile kendi derdine düşeceği anda "Ümmetî, ümmetî! Allah'ım, ümmetimi isterim ümmetimi!" [15] diyerek bizlere sahip çıkacaktır. O Muhammedü'l-emin sıfatıyla bilinen şanı yüce bir peygamberdir. Burada bu isme layık olan Zat elbette ki ötede de bu sıfatına yakışır bir tarzda ümmetine sahip çıkacaktır.
Karanlığı İle Ortalığı Bürüdüğü Zaman Geceye Yemin Olsun ki[16] O'nu Çok Seviyoruz
Çünkü biliyoruz ki o sadece bizi değil, bütün insanlara olduğu gibi yeryüzünde yaratılan bütün varlıkları muhabbetle seviyor ve onları da üstün bir şefkat anlayışıyla bağrına basıyordu. Hiç öyle olmasaydı keçisinin sütünü sağan bir sahabiyi gördüğünde, "Sağdığında yavrusu için de süt bırak."[17] diyerek keçinin yavrusunu keçiden daha fazla düşünür müydü? Düşünmezdi. Düşünmüş, demek ki bir keçi yavrusunun sütünü düşünecek kadar şefkatli olan bir büyük zat kendisine dayanıp güvenenleri de hiçbir zaman unutmayacaktır.
Evet, sevgi bir iddiadır, iddia da ise her zaman kolaydır. Zor olan bu iddiayı ispatlayabilmektir. Herkes sevdiğini iddia eder, oysa tarih iddia sahiplerini değil, bu iddialarını ispatlayanları hayırla yâd eder.
Onu sevmek: O'nu kayıtsız şartsız sevmek ve O'na gönül vermek, O'nun uğruna verilmesini gerekeni bir an bile şüphesiz verebilmektir. Ne mutlu O’nu hakkıyla tanıyıp, layıkıyla O’na uymaya çalışanlara.
Bütün Allah Dostları Şahit Seni Çok Seviyoruz
Çünkü: “Sen Yüce Yaratıcı’nın bütün kâinatlara eşi-menendi bulunmayan bir armağanısın; mesajın ve öğretilerin de O’nun emanetidir. Bunu böyle bilenler Seni her zaman canlarından aziz saydı ve ömür boyu Sana karşı hep medyuniyet solukladılar; solukladı ve vefalarının karşılığını da kat kat buldular.
Ne benim ne de başkalarının Senden af dilemeye yüzümüz yok; ama kereminin enginliğinde de hiç şüpheye düşmedik. Ufkumuzun karardığı, her yanı hazanın sardığı, yolların yıkılıp köprülerin harap olduğu durumlarda bile gözlerimiz izlerini takipten hiçbir zaman dûr olmadı. “Azîzim, rehberim, pîrim, efendim, şem’-i tâbânım / Ziya-i himmetimdir her iki âlemde devrânım / Benimle müttefiktir bu recâda cümle ihvanım.” (Ketencizâde) deyip Sana karşı vefa ve sadakatimizi seslendirmeye çalıştık. Eksiğimiz, kusurumuz hadsizdi; ama yine de Senin engin müsamahan yanında deryada damla kalırdı.”[18]
Öyle ise gel;
Kerem kıl, kesme Sultanım keremin bînevâlerden,
Keremkâne yakışır mı kerem kesmek gedâlerden!.. (M. Lütfî)
(alıntıdır...)
__________________ Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit.. جزاك الله خيرا | 
04.01.2007, 11:12
| |
Ummu Seleme isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | ADMİN
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.525
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.660
Teşekkür aldı: 9.965 konuda 32.706 kere
| Madem öyle;
Allah Şahit olsun HEP ONA BENZEDİĞİNE..
Ay ve Güneş Şahit OLSUN YOLUNDA OLDUĞUNA..
Ağaçların Yaprakları Şahit OLSUN DAVASINA BAŞ KOYDUĞUNA..
Yağmur Damlaları Şahit OLSUN CANINI VE MALINI VERDİĞİNE..
Gözü Yaşlı Âşıklar Şahit OLSUN AYNANIN HEP ONU GÖSTERDİĞİNE..
................. SEVEN SEVDİĞİNE BENZER!
YOKSA KURU BİR İDDİADIR TÜM DAVASI
O, bize cok duskundu..
Acaba biz de O'na duskun muyuz?
"Yoluna olurum" diyoruz, aglayip, sizliyoruz..
"Seviyoruz" diyoruz..
O, bizden sadece Kendi yolunda olmamizi istiyor!
O'na benzememizi.. O'nun gibi, davasi ile arasina giren her engelleri; canimizla, malimizla, her ne sekilde yapabiliyorsak asmamizi istiyor.. Seven sevdigine benzer! Farkinda miyiz? Benziyor muyuz O'na?
Duskun muyuz?
Sallallahu aleyhi ve sellem
Hz. Vahsi
Bu bahis beni her zaman cok duygulandirmistir
O Sevgili'ye bakar misiniz kimi affediyor?
Ve bizlerin haline... En ufak bir olayda, belki incir cekirdegini doldurmayacak seyler icin kusuyor, kiziyor ve karsimizdakileri asla affetmiyoruz..
Nefis, ene, gurur! Ve hep dilimizde; 'Biz O'nu cok seviyoruz, O'nun icin oluyoruz' O'nu seven O'na benzer!
Evet ne kadar da zariftir, Umeyr'le oynarken, sakalasirken..
Umeyr'in kusu Nugayr oldugunde, kucucuk bir cocuga, kusu icin taziye ziyaretinde bulunacak derecede zariftir O..
-asrimizda en yakinlarini bile hastaliklarinda ziyaret etmeyen, arayip sormayanlara ibret-
Ne kadar da zariftir basi sevgili esinin kucaginda vefat ederken..
Ne kadar da zariftir, ne kadar zorlu olursa olsun her savas meydanina cikisinda yaninda eslerinden birini -mutlaka- gotururken..
Esi ummu Seleme'nin sozunu dinleyip, dedigini yaparken..
Her adimda ashabiyla istisare yaparken..
Tanidigi herkese vefa gosterirken..
Ve..
Ve.. Butun esleri ve ashabi "Anam babam sana feda olsun Ya Resulallah" diye bosuna mi diyorlardi saniyorsunuz?.. Bunu diyorlardi ve fiilen uyguluyorlardi..
O'na benzemedikce asla kurtulus yok
Sallallahu aleyhi ve sellem.. "O'nu gorecegim" diye dualar falan okunuyor ya..
Bence hic faydasi olmaz, eger kisi dini, davasi icin hicbirsey yapmiyorsa.. Bir izdirabi, sancisi ve O'na "geldim" diyecek hicbir ameli yoksa..
Birseylerin ucundan tutmamissa..
Bu misaller arttirilabilir..
Istedigi duayi okusun, istedigini yapsin asla O'nu goremeyecektir! | 
04.01.2007, 20:15
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | ADMİN
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.525
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.660
Teşekkür aldı: 9.965 konuda 32.706 kere
|  Allahumme salli ve sellim ve barik ala Seyyidina Muhammed  | 
15.06.2007, 02:48
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | TECRÜBELİ ÜYE
Üyelik tarihi: 05.08.2007
Mesajlar: 578
5 Albümü var
Yarışma Puanı: 650 Teşekkür etti: 1.741
Teşekkür aldı: 543 konuda 2.112 kere
| Peygamberimiz Aleyhissalâtu Vesselam her an evimize gelecekmiş gibi veya Rabbi’mizin her daim bizi gördüğünü, ölümün çok yakınımızda olduğunu düşünerek yaşamak zor elbette; ama bu bilince sahip olmaya çalışmak da mü’min olmanın bir gereği.
Etrafımızda bu gerilimle yaşayan insanların var olduğunu görünce, imkansız olmadığını daha iyi anlıyoruz. İkitelli’de hayatlarını fakir ailelere ve öğrencilere yardım etmeye adayan Mustafa_Sakine Şahin çifti ve çocukları Mehmet, Bilal ve Betül, evlerinde her an Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam gelecekmiş gibi yaşıyorlar.
Aleyhissalâtu Vesselam Efendimiz’den bahsederken “Güllerin Efendisi” diye bahseden aile fertleri, evlerine aldıkları tüm eşyaları da gül desenli olanlarından seçiyorlar. Hatta anaokuluna giden Betül bile ‘Güllerin Efendisi’nin tokalarından’ olsun diyerek güllü toka ısmarlıyor pazardan.
Mustafa Bey ve Sakine Hanım’ın Peygamber sevgisi okudukları kitaplar ve dinledikleri vaazlarla güçlenmiş. Çocukları da her an O’ndan bahsedilen bir evde büyümüşler.
Bugün birçok evde futbol maçları ve yerli diziler tüm sohbetlere hakim olmuşken, bu ailedeki sohbetlerin konusu Peygamberimiz Aleyhissalâtu Vesselam’ın kişiliği, nasıl bir hayat yaşadığı, Aleyhissalâtu Vesselam Efendimizin mubarek arkadaşlarının (ALLAH onlardan razı olsun) hayatları ve onlara benzemek için nasıl yaşamak gerektiği üzerine.
Çocuklar aralarında dua etme ve kitap okuma yarışı yapıyorlar. Sakine Hanım, bir gün arkadaşları ve komşularıyla yine Prygamber Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam’ın hayatı üzerine sohbet ederken, akşam niyet ederek seccade serip bırakırsa, gece Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam’ın o eve gelip namaz kılacağını duydu.
Ertesi günü çocuklarıyla birlikte efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam evlerine gelecekmiş gibi geçirdiler. Evi temizleyip düzenlediler. Kitaplığın da bulunduğu odaya vazo içinde bir gül koydular. Akşam yemeğinde sofralarında fazla bir kişilik yer ayırıp en güzel tabak ve kaşığı oraya yerleştirdiler. Hep birlikte kitaplarını okuyup, namaz kılıp yattılar.
Sakine hanım, yatmadan önce gül koydukları odaya bir seccade serdi. Sabah namazı vakti bir kapı sesiyle uyandı. Seccade serdiği odanın kapısının açılıp kapandığını hissedince beklediği misafirin geldiğini düşündü. Heyecanla eşini ve çocuklarını kaldırdı ve hep birlikte sabah namazınlarını kıldılar.
Sakine hanım, bu olayı pek kimseye anlatmadı; ama o günden sonra her gün bir gül alıp aynı yere koydu, seccadesini de sermeye devam etti.
Zaman / Ailem Dergisi
__________________
KENDİM YAPAMADIM,ama O'nu yaşamaya çalışanlarıda hayranlıkla izliyorum,ama ben kendi nefsime......  | 
01.12.2007, 08:05
| |
beyza isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| |  | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:38 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |