monaroza´isimli üyeden Alıntı
İkinci husus;
İbn-i Hişam Sîre kaynaklı,
Taberi'den nakledilen;
"Ben babam İbrahim'in duasıyım"
Hani Bakara Suresi 129. Ayette geçiyor ya;
"Rabbenâ veb’as fîhim resûlen minhum yetlû aleyhim âyâtike ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete ve yuzekkîhim inneke entel azîzul hakîm." Burdan kendimce çıkarımla; Anne-babalar olarak daha evlenmeden bile, salih nesil için, sürekli dua edilmesinin gerekliliği.
Bir de şu noktayı düşündüm bu kısmı okurken;
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem İbrahim aleyhisselam ve Hâcer Validemiz'in oğulları İsmail aleyhisselam'dan geliyor..
İbrahim aleyhisselam'ın diğer oğlu-Sâre Validemiz- İshak'tan da, Yahudiler gelmiş..
Her iki Validemiz'in tabiatlarını karşılaştırdım da şöyle içimde, öylece düşündüm biraz..Gelen din ve nesilleri, çocukların iç yapılarını, annelerinden aldıkları özellikleri vb..
Anne önemli ve herşeyiyle çocuğa sirayet ediyor; Sadece o yaşlarında değil, tüm ömrüne işliyor tel tel, annenin herşeyi..
Yanlış yapmaktan Allah'a sığınırım..Akla geliveren bir düşünceydi belirteyim.
Sallallahu aleyhi ve sellem
Monaroza'nın yazdığı bu bölüm, bir Allah dostunun başından geçenlerini ha
tırlattı. Çok uzun yıllar önce okuduğum için, o Allah dostunun ismini ve oku
duğum kitabı hatırlamıyorum. Olay dikkat çekici olduğu ve ben çok etkilen
diğim için herhalde unutmamışım. Sizlerle paylaşmak istedim. Anlatacağım
bu hikayeyi bilen ve hatırlayan kardeşlerim varsa düzeltmeler yapabilir.
Allah dostu karı kocanın, evlerini şenlendiren, mutluluklarına mutluluk katan
bir oğlu olur. Bu bebek büyüyüp, oyun çağına gelince, kara kara düşünme
ye başlarlar. Çünkü büyüyen küçük çocuk, verdikleri eğitimin tersi hareket
ediyor, söz ve nasihatten anlamıyor, kendi yaşıtları ile sürekli kavga ediyor,
anne babasını üzüyordu. Buna rağmen, anne baba çocuklarının bu davranış
larına sabrediyor, onuniçin sürekli dua ediyorlardı. Bir gün, o küçük çocuğun
sapanla kuş öldürdüğüne babası şahit olunca, kendilerinin geçmişte bir hata
yapmış olabilecekleri aklına geliyor. Karı koca o günden sonra, geçmişte ne
yapmış olabileceklerini düşünüyor, bu konunun halli için Allah'a yalvarıyorlar
dı. Günler sonra, anne, kıldıkları teheccüd namazının ardından, sabaha kar
şı bir rüya görüyor. Kendisi bebeğe hamileyken, gittikleri bir misafirlikte, ev
sahibinden izin almadan, canı çektiği için, o mevsimin meyvesinden yiyor.
Helallik isteyeceği anda, yeni kişiler gelince, helallik istemeyi unutuyor.
Sabahleyin gördüğü rüyanın heyecanıyla kalkıyor. Kocasına gördüğü rüyayı
anlatıyor. O olay, rüyayı gördüğü şekilde gerçekleşmiştir. Misafirliğe gittiği
yakını da, bu olaydan habersiz, bu aileyi ziyarete geliyor. Anne, o yakınıyla
helalleşiyor. Karı koca, Allah'a hem şükreder, hem de hamdü sena.
Bu olayın ardından, çocuk yavaş yavaş değişmeye başlar. Büyüdükçe; hem
Allah'a itaatkar bir kul, hem de anne babasına itaat eden hayırlı bir evlat olur.
En doğrusunu yüce Allah bilir. Yüce Allah, sevdiği kullarını uyarmak ve onları
temizlemek için, bu olaydaki gibi evladını vesile kılıyor. Peki imanlı yetişen ev
ladın annesi babası,Allah'ın emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak husu
sunda gevşek davranır? Ya da imanlı bir evladın, ailesi kafir, münafık veya
ehli kitap mensubu olur? Yüce Allah'ın hikmetinden sual sorulmaz. İmtihan ge
reği diyebiliriz. Hikmetini ancak Yüce Allah'ın bileceği sebeplerden dolayı...
İnşaallah öyle evlatlarda güzel sabreder; hem kendileri hem de aileleri için
Yüce Allah'tan af diler. Bu dünya ve ahiret hayatında hem kendilerini, hem
ailelerini, hem de diğer müslüman kardeşlerini Yüce Allah'a emanet eder. Ken
dileri için istikamet, aileleri için ya gevşeklikten kurtulup ibadetlerini yerine ge
tirmeleri için yahut hidayete kavuşmaları için, teheccüd vaktinde hacet nama
zı kılarlar. Selamette kalın.
Saygılarımla...