Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 63 (4 Kayıtlı ve 59 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Üye Albümlerinden
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
bir lahza isimli üyenin,
gül bahçesine girenler... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
gül bahçesine girenler... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
gül bahçesine girenler... Albümünden
bir lahza isimli üyenin,
gül bahçesine girenler... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
mesutizm isimli üyenin,
Hayatın İçinden... Albümünden
Peygamberimiz (s.a.v.) bir keresinde, namaz kılmaya geldiğinde katıla katıla gülen ve gülerken bütün dişleri görünen bir topluluk gördü ve şöyle buyurdu:
'Eğer ölümü çokça hatırınıza getirseydiniz, şu gördüğüm hâlde olmazdınız! Öyleyse devamlı olarak ölümü hatırlayın! Kabrin şöyle seslenmediği bir gün yoktur:
- 'Gelişin mübarek olsun. Ne iyi ettin de geldin. Yeryüzündeki insanlar arasında en çok sevdiğim sendin. Nihayet bugün sen de geldin. Şimdi benim sana ne kadar iyi davranacağımı göreceksin.' diyecek; ardından o kabir ölen Mü'minin görüşünün ulaşabileceği kadar genişleyecek ve oradan Cennete bir kapı açılacak. O kapıdan Cennetin havası ve güzel kokuları o kişiye ulaşacak.
Günahkâr biri kabre konulunca ise kabir ona:
- 'Gelişin senin için tam bir felâket. Yeryüzündeki insanlar içinde, en çok senden nefret ederdim. Nihayet bugün sen de geldin. Şimdi benim sana ne kadar kötü davranacağımı göreceksin.' diyecek; ardından onu öyle bir sıkacak ki kaburgaları birbirine girecek.'
Peygamberimiz (s.a.v.) daha sonra şöyle devam etti:
'Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçe veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.'
Allah korkusu kâmil bir Mü'min olmanın en gerekli şartıdır. Bu yüzdendir ki, Hz. Peygamber (s.a.v.) çok kere derin bir tefekkür hâli yaşar ve ölümü düşünürdü. Öyleyse ölümü hatırlamak bizim için de faydalıdır. Allah'ın elçisinin (s.a.v.) bazı manevî hastalıklarımız için gösterdiği tedavi şekillerinden biri de budur.
Fezâil-i A'mâl - Zekeriyya Kandehlevî
__________________
Hakkı bilmek nişanı halktan kaçmaktır. Her kim Hakkı bildi iki saraya dahi baş indirmez.
- 'Gelişin mübarek olsun. Ne iyi ettin de geldin. Yeryüzündeki insanlar arasında en çok sevdiğim sendin. Nihayet bugün sen de geldin. Şimdi benim sana ne kadar iyi davranacağımı göreceksin.' diyecek; ardından o kabir ölen Mü'minin görüşünün ulaşabileceği kadar genişleyecek ve oradan Cennete bir kapı açılacak. O kapıdan Cennetin havası ve güzel kokuları o kişiye ulaşacak.
inşaAllah böyle mü'minlerden olalım
Rabbim kabrin azabından korusun... şükran
__________________ Bugünü düşünürüm,dün geçti yarın var mı?
Gençliğe de güvenmem ölen hep ihtiyar mı?