Üye Albümlerinden |
Üye albümlerinden en son eklenen resimler:
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
kabiliyet isimli üyenin,
güzel güne güzel resimlerle Albümünden
|
|
|
 |
|
|
.
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 1.625
Teşekkür etti: 543
Teşekkür aldı: 481 konuda 909 kere
|
Abdülhamit Han’ı rahmetle anıyoruz
Osmanlı padişahlarının otuz dördüncüsü ve İslâm halifelerinin doksan dokuzuncusu olan Sultan 2. Abdülhamit Han, Şeyhi Mahmud Efendiye Filistin için tahttan indirildiğini bildiren bir mektup yazar.
Selami Çalışkan
Şeyhi Mahmud Efendiye yazdığı mektupta Filistin için tahttan indirildiğini belirten Sultan 2. Abdülhamit Han’ı vefatının 89. yılında rahmetle anıyoruz. Osmanlı padişahlarının otuz dördüncüsü ve İslam halifelerinin doksan dokuzuncusu olan Sultan 2. Abdülhamit Han, 21 Eylül 1842 yılında dünyaya gelir, 33 yıl devleti yönetir ve 10 Şubat 1918’de ruhunu Allah’a teslim eder.
Çok iyi bir tahsil görerek din ilimlerini ve Fransızcayı mükemmel bir şekilde öğrenen Sultan Abdülhamit Han, amcası Abdülaziz Han’ı tahttan indirip şehit eden, böylece Osmanlı Devleti’nde idareyi ele geçiren Batı kuklası bazı paşalar, V. Murat’ın şuurunun bozulması üzerine, “Devlet işlerine karışmaması ve yalnız millet meclisinin çıkaracağı kanunlara göre hareket etmesi” şartıyla, Abdülhamid Han’ı sultan ilan ederler.
Krizler ve 93 Harbi
Tahta çıktığında Osmanlı Devleti tam bir bunalımın eşiğindedir. Karadağ ve Sırbistan’da savaş aleyhimize dönmüş, Bosna-Hersek ve Girit’te ayaklanmalar çıkmış, mali kriz son haddine varmıştır. Bu arada sadrazam Mithat Paşa ve arkadaşlarının isteği üzerine 23 Aralık 1876’da Birinci Meşrutiyet ilan edilir. Ancak gayrimüslimlerin dahi yer aldığı Meclis-i Mebusan’ın ilk işi Rusya’ya harp ilan etmektir. 93 Harbi diye tarihe geçen bu savaş, Osmanlı Devleti için tam bir felaket getirir. Ruslar İstanbul önlerine kadar gelir. Bir milyondan fazla Türk, Bulgaristan’dan İstanbul’a hicret eder.
Padişah yönetime el koyar
Mütareke isteyen Sultan Abdülhamid, ilk iş olarak devleti parçalanma ve yok olma yoluna doğru götüren Meclis-i Mebusan’ı kapatır (13 Şubat 1878) ve devlet yönetimine el koyar. Ayastefanos antlaşması ile Osmanlı Devleti Makedonya, Batı Trakya, Kırklareli, Kars, Ardahan ve Batum’u kaybetmek üzereyken, İngiltere ile anlaşan Abdülhamid Han, Kıbrıs’ın idaresini onlara bırakmak şartıyla, yeniden topladığı Berlin Konferansı’nda kaybedilen toprakların bir kısmına sahip olur. Abdülhamid Han büyük meseleler karşısında bunalan Osmanlı Devleti’ni bundan sonra dahiyane bir siyaset, adalet ve fevkalade bir kudretle yönetir.
Borç böyle ödenir
Düyun-u Umumiye idaresini kurarak iki yüz elli iki milyon altın tutan devlet borçlarını yüz altı milyon altına indirir. Memlekette büyük bir imar faaliyeti ile eğitim ve öğretim seferberliği başlatır. Çoğu şahsî parasından olmak üzere cami, mescit, mektep, medrese, hastane, çeşme, köprü vs. gibi toplam 1552 eser yaptırır. Ülkenin dört bir yanını demiryolu ile döşer.
Filistin ve Hamidiye alayları
Yahudilerin Filistin’de bir cumhuriyet kurma teşebbüslerinin karşısına çıkar. Onların “Osmanlı borçlarını bütünüyle silelim” tekliflerini reddeder. Bu toprakların kanla alındığını, asla terk edilemeyeceğini sert bir dille bildirir. Filistin topraklarının yahudilere satılmaması için gerekli tedbirleri alır. Doğu Anadolu’da Ermeni hareketlerine karşılık Hamidiye alaylarını kurar ve bölgede asayişi temin ile Osmanlı hakimiyetini pekiştirir.
Karalama kampanyaları ve suikastler
Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirmeden Osmanlı Devleti’ni parçalamanın ve İslam’ı yok etmenin mümkün olmadığını gören bütün iç ve dış düşmanlar bu Türk hakanına karşı cephe alırlar. Bir taraftan Sultan’ı gözden düşürmek üzere her türlü iftira ve kötüleme kampanyası yürütürken, diğer taraftan suikast tertip ederler. Ermeni asıllı Fransız yazar Albert Vandal’ın “Le Sultan Rouge=Kızıl Sultan” şeklinde ortaya attığı iftiraları aynen alan bazı gafiller, ansiklopedilere bunları yazarak genç nesilleri aldatırlar.
Milli Gazete
|

10.02.2007, 21:23
|
|
izdüşüm isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
|
|
|
.
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.322
Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.567
Teşekkür aldı: 8.592 konuda 26.839 kere
|
Allah rahmet eylesin
Biz hep böyle  değerlerimizin kıymetini bilememişiz 
|

10.02.2007, 21:38
|
|
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler
|
|
|
Gast
Mesajlar: n/a
|
Konu Efe tarafından (11.02.2007 Saat 12:50 ) değiştirilmiştir..
|

11.02.2007, 12:47
|
|
|
gölge
Üyelik tarihi: 08.03.2008
Mesajlar: 914
Yarışma Puanı: 700
Teşekkür etti: 2.757
Teşekkür aldı: 841 konuda 2.775 kere
|
II. ABDÜLHAMİD HAN
27 Nisan 1909,Osmanlı İmparatorluğunun yok olması ile noktalanacak büyük bir maceraya sürükleniş günüdür. Yani, Sultan II. Abdülhamid Hânın haledilip, bir avuç maceraperestin iş başına geçtiği gündür.
(2007 Şubat ayında) Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası Üstadı ve locanın resmî yayın organı Tesviye Dergisi'nin editörü Celil Layiktez, dünya masonlarına 'İslâm Ülkelerinde Masonluk' başlıklı İngilizce bir makale yayınladı.
Makalesinde, Osmanlı Devleti'nde masonluğun nasıl kökleştiğini anlatan Layiktez, II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesine giden süreçte masonların oynadığı rolü değerlendirdi. Mason üstadı Layiktez, 1908'de II. Meşrutiyet'in ilânından sonra 'İslâmcıların' İstanbul'da ayaklanma çıkardığını ve bu ayaklanmanın Harekât Ordusu tarafından bastırılarak Sultan Abdülhamid'in tahttan indirildiğini söyledi. "Harekât Ordusu, masonlar tarafından örgütlendi ve yönetildi." diyen Layiktez, "Sultan Abdulhamid'e tahttan indirildiğini tebliğ eden 5 milletvekilinden oluşan heyettekilerin tamamı masondu. Elimizde yeterli belgeler var. Bu 5 kişinin mason olduğuna eminiz.” dedi.
“Selânik'teki Harekât Ordusu'nu organize eden İttihat ve Terakki, Emmanuel Karasu'nun başkanı olduğu Mason locasında organize oluyorlardı. Hatta o kadar çok subay var ki, bir kısım subay er üniformasıyla Harekât Ordusuna katıldı.” dedi.
(Bunun üzerine) Tarihçi Mustafa Armağan, Harekât Ordusu içinde masonların bulunduğu iddiasını doğruladı. 31 Mart Vakası'nın geniş değerlendirilmesi gereken bir olay olduğuna işaret eden Armağan, “Siyonizm çok komplike bir olay. Masonların sahiplenmesi doğal. 'Modern Türkiye'yi biz kurduk. Osmanlıyı biz bitirdik. Dolayısıyla bize şükran duyulması lâzım.' diyorlar. Böyle bir noktaya getirmek istiyorlar.” dedi.
benosmanliyim.com
__________________
ıssız koylarda kum tanesi olsam
|

22.03.2008, 19:34
|
|
Almula isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
|
|
 |
Yetkileriniz
|
Es ist Ihnen nicht erlaubt, neue Themen zu verfassen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, auf Beiträge zu antworten.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Anhänge hochzuladen.
Es ist Ihnen nicht erlaubt, Ihre Beiträge zu bearbeiten.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
|