7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 71 (20 Kayıtlı ve 51 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Almula, barayev, barla_21, DeRCan, dilerim, Endülüs, eylül, kasif_gnc, KoRSaN, mir, nur talebesi, okyanus, Rifade, siyahsancaktar, ta-ha, Vefa571, VuSLaT, _eslem_ Dagistan



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Düşünenlere Mesajlar


 
Seçenekler
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
Herkes, birbirine ve her şeye bakar; fakat, kimse, bir diğeriyle aynı şeyi görmez!.

Herkes, aynı şeye bakar; fakat, aynı şeyi, mutlaka farklı görüp değerlendirir…

Herkes, her şeyi, dışarıda değil, hayâlinde görür; ve değerlendirmesini de, kendi veri tabanına göre yapar!.

Herkes, farklı şeyleri olduğu gibi, aynı şeyi dahi, ayrı zamanlarda, aynı şekilde değil, farklı şekilde algılayıp değerlendirir…

Hiç kimse, aynı şeyi, iki defa görmez ve iki defa aynı şekilde algılayamaz.

Herkes, her şeyi, kendi veri tabanına göre değerlendirdiği için de, her şey, değerini değerlendireninden alır!.

Herkes, kendi cehenneminde, ya da kendi cennetinde yaşar!.

Tanrısından kurtulanın yaşamı ise, “ALLAH” adıyla işaret edilenin “HİÇ”lik mertebesidir!…

«ALLAH» adıyla işaret edilen, “Bâkî”dir; gerçeğindeki uyarıyı değerlendirenler, fâni kavramını kabullenemeyecekleri gibi; “Allah” ahlâkıyla ahlâklanmış olanlar da, âlemlerin, “hayâl” çekirdeğinden oluşmuş bir dev ağaç olduğunun seyri içindedir.

Her an, her zerrede, yeni bir “şe`n”de olandır, “HU”; ve dahi, bundan münezzehtir; ise, bunun sonuçları ne olabilir; getirisi dahi neler olabilir?

Ya birilerinin dedikodusuyla ömür tüketenlerin yeri?
eski 18.10.2006, 10:04 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #41
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
Kimileri eleştirir; kimileri eleştirilir!.

İş yapanlar eleştirilir… Eser ortaya koyamayanlar da, eser bırakanları eleştirir!.

Kimileri eser verir… Kimileri de, onları eleştirerek pâye almaya çalışır!.

Basit insanlar, birbirlerinin dedikodusuyla ömür tüketirken; gelişmiş beyinler, düşünen insanlara yararlı olduğunu umdukları fikirler buluşlar bırakmaya çalışır!.

Herkes ummadığı günde boyut değiştirecektir. Yalnız başına kalacaktır kabrinde!…

Aklı olan putlarını terk edip o güne hazırlanır. Aklı olmayan ise, günlerini dedikoduyla, başkalarını eleştirmeyle tüketen putlarla geçirip ömrünü hebâ eder.

Nîce kendini müslüman sanan insansı imansız gitti öteye!

Ne mutlu eser bırakabilene…

Yazık, hem kendisini hem de çevresindeki safları aldatanlara!
eski 18.10.2006, 10:05 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #42
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
Bir anlayışı sınırlı veya kıt yoldaşın olmuşsa, ve ayrılamıyorsan…

Kaderini yaşayacaksın; çünkü onları yaşaman takdir edilmiş; demektir!.

Cehennem içinden ateşlenir!.

Cehennem dışından sarar…

Cehenneme imanla girene, cehennem:

-Ey imanlı, nurun ateşimi söndürüyor; çabuk geç git!… dermiş…

Cehennem ateşini söndürecek tek nur, Kadere ve Takdir edene imandır.
eski 18.10.2006, 10:06 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #43
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
“Kader”e iman niçin çok ehemmiyet arzetmektedir ve “Takdire iman”dan amaç nedir?

Bu konu iki yönden çok önemlidir insan için!.

1. Olup biten her olay, tüm evrende hükmünü icra eden TEK tarafından düzenlenmektedir. Boş yere hayalinizde “tanrı”lar yaratıp, onlara tapınmayın!.

2. Değiştiremeyeceğiniz şeyler olduğunu idrâk edip; onlarla karşılaştığınızda, bu idrâk ile cehenneminizi söndürün!.

Bu gerçeği kavrayamayanların cehennemi, gelecekteki boyutsal yolculuklarında da kolay kolay sönmeyecektir.
eski 18.10.2006, 10:06 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #44
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
İnsan, kendisine öğretilenleri ezberleyip, tekrar etmesi için yaratılmamıştır!.

İnsan, söylenen kelime ve misâller üzerinde düşünüp; o idrâkın kendisinde yapacağı açılımların gereğini yaşamak için var olmuştur.

“İman” amaç değil “araç”tır!…

“İman”dan gaye, iman ettiklerinin ne olduğunu kavrayıp, bunun sonuçlarını yaşamak suretiyle, yaşamında yeni bir düşünsel boyuta geçmektir.

“İman ettim” deyip, orada kalıyorsanız; “iman” ettiklerinizin ne olduğunu, neden ve hangi amaçla bildirildiğini anlamıyor; sonuçlarını günlük yaşamınıza indiremiyorsanız; biliniz ki “iman” etmiş değilsiniz!.

“İman” ve “İslâm”ın getirisini yaşayıp, bunun semerelerini elde edemiyorsanız, kendini bu kelimelerle etiketlemiş herhangi bir yaratıktan farkınız yoktur!.

Kendi muhasebesini ilmine göre yapamayacak ölçüde dünya zevkiyle uyuşmuş vicdanlar, ancak “ölüm” ile ayılacaklardır ki; o zamanda iş işten geçmiş olacaktır
eski 18.10.2006, 10:07 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #45
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
“Allah Rasülüne” iman etmedikleri için ölümötesi yaşam korkusu bulunmayanlar, insanları koyun gibi güder ve sülük gibi emer!… Yöneticileri böyle olan toplumlar, geri kalmaya ve güdülmeye mahkûmdur!.

Böyle bir düzen içine düşmüş olanların, ölümden başka kurtuluş yolları yoktur! Çünkü bu kangrenin ilaçla tedavisi yoktur artık!.

Bu durumda aklı olanlar, ölüm ötesi yaşamı kazanmaya önem verip bu yolda çaba sarfederler ve dünyayı isteyenine terk ederler.

“Müslümanım” etiketi yapışık ancak yaşam biçimi ve davranışları “İslâm”ın gereklerine uymayan “iman”sızların sayısı bugün yeryüzünde her zamankinden çok olduğu içindir ki; müslümanlar, 3. Dünya ülkeleridir ve silâhlı kuvvetler cumhuriyetleri içinde yaşamaya mahkûm olmuşlardır.
eski 18.10.2006, 10:08 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #46
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
İster “uzaylı” deyin, ister “cin” deyin, ister başka bir adla anın, sonuçta, normal gözle bakanların göremediği, ancak bir kısım insanların gördüklerini iddia ettikleri, bazı varlıklar vardır, farklı bir boyutta yaşamakta olan!. Bunlar, gözden beyine giden mesajlarla değil, beynin direkt olarak algıladığı bir kısım dalgalar ile o kişiye “görülür”(?) olmaktadırlar.

Bir kısım beyinlerin algıladığı bu dalgalar, aynı zamanda bizim “ruh” adıyla bildiğimiz, ölüm sonrası bedenimizi de meydana getiren dalga türüdür.

İnsan beyninin ürettiği bu dalgalardan oluşan bazı “velî” “ruh”ları yani ölüm ötesi yaşam bedenleri de, diğer boyut canlıları gibi, ölüm ötesi yaşam boyutundan, bu dünyadaki bazı kişilere benzer türden dalgalar yollayarak, görünebilir…

Nitekim, ölümünden üç gün sonra inananlarına görünen Hz. İsa aleyhisselâm ile, Hızır aleyhisselâm dahi, bu yoldan görülmüşlerdir.

Ne var ki, normal gözün göremediği bu tür dalgaları algılayarak, “gören(?)” insanlar, çoğu zaman yeterli veri altyapısı olmadığı için, “gördüğü” “cin” olmasına rağmen, oyuna gelerek “veli” gördüğünü sanır.
eski 18.10.2006, 10:09 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #47
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
“Vicdan” özündeki Hak’kın seslenişidir!..

Eğer, vicdanın seni bir konuda uyarıyorsa; buna rağmen, şartlanmaların, tabiatın ya da benliğinin iteklemesiyle o davranışa devam ediyorsan, yanman mukadderdir!.

Eğer, vicdanın seni hiç uyarmıyorsa, o zaman, zaten sana söylenecek bir şey kalmamış, demektir!.

İnsanlarla ilişkinde arzularınla, korkularınla, ya da tanrı görüyor anlayışıyla hareket edip; vicdanına kulak vermiyorsan, bil ki yalnız kalacağın o yolun sonu sana iyi şeyler getirmeyecek…

Kâbus ta mı görmedin hiç?
eski 18.10.2006, 10:09 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #48
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
“Allah” adıyla işaret edilen evrenlerin yaratıcısı indinde, “din” İslâm’dır!.

İslâm’ı akıllı insan değerlendirebilir!.

Ahmaklar ise, anlayışsız oldukları için, “İslâm”a karşı çıkarlar ve düşmanlık ederler!.

“İslâm”, evrensel (gerçek anlamıyla) bir sistemdir ki; “doğa kanunları” denilen tüm kanunlar dahi bu sistemin bir parçasıdır!.

Gökte, ötede bir tanrıya tapınma kavramının yanlış ve geçersiz olduğunu vurgulayan ve insanlığı bu yolda uyaran Allah Rasulü; ne bildirmişse doğrudur, kesindir ve içinde yaşanılan sistemin mekânizması gereğidir!

Kim, Allah Rasûlünün dediklerini değerlendirirse, kendisi kazançlı çıkar ebeden!

Kim, Allah Rasûlünün dediklerini değerlendirmezse, kendisi kaybetmiş olur ebeden!.

Zirâ, Allah Rasûlü, insanlara, bir tanrının gözüne hoş görünmeleri için değil; özlerindeki, hakikatleri olan “Allah” adıyla işaret edilene ermeleri; içinde yaşadıkları sistemi değerlendirerek ebedi huzur ve saadete ermeleri için bildirimde bulunmuştur.

İslâm’ı değerlendirmek ya da değerlendirmemek sistemdeki bir mekânizmayı değerlendirip kullanmamaktır!

Ahmaklar ise, deve iğne deliğinden geçmedikçe bunu anlayamayacaklardır!.

Not: “İslâm”, 1400 yıllık yorumlar bütünü değil; Allah Rasûlünün bildirdikleridir!.
eski 18.10.2006, 10:10 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #49
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410




Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 88 konuda 166 kere
kucult  büyük
Yumurtası içindeki civciv kasılıyordu; “benden büyük yok bu dünyada”!

Kozası içindeki insana göre de, ondan daha iyi bilen yok!..

Bir yanda, şeyhim, efendim, “Mehdi”m her şeyi en iyi bilir; ben, o ne derse onu yaparım; diyen mahalleli!…

Dünyası, mahallesinden ibaret!… En büyük, “efendi”si!… O, kutup; o, gavs; o, Mehdi!!!…

Evrensellik kavramı uğramamış mahalleye hiç!.

Evrenselliğin ne olduğundan habersiz mahalleliler; ağalarını, şartlarını bilmedikleri Dünya’nın, kurtarıcısı olarak görmeye devam ediyorlar!.

Diğer yanda, kendini “kurtarıcı” görüp, doğa güçlerini emirlerinde sananlar!.

Dünya, bugünkü kadar traji-komik yaşamadı!
eski 18.10.2006, 10:11 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #50


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:21 .