Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 45 (6 Kayıtlı ve 39 Misafir) bulunmaktadır.

Online  ayşe, aşkınsonhecesi, ebu mus'ab, hafsa, yolcu


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Düşünenlere Mesajlar


Cevapla
 
Seçenekler
Tecrübeli Üye
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
Düşünenlere Mesajlar

Bismillahirrahmanirrahim,

İnsanlar sevip saydıkları, değer verdikleri kişi her an yanlarındaymış gibi yaşamadıkları sürece, o kişiye karşı olan sevgi ve değer verme sözlerinde samimi olmazlar; ve bu konuda nifaktan arınamazlar!.

Gerçek sevgi, sevdiğin her an yanındaymışçasına, seni seyrediyormuşçasına konuşman, davranman ve yaşamandır.

Gerçek değer verişin, o kişi her an yanındaymış gibi fiilller ortaya koyman ölçüsündedir.

İki yüzlülük kolay affedilir bir suç değildir!.

İki yüzlülükten kurtulmak çok güçtür!.

Yaptıklarınızın ne kadarını çok sevdiğinizi söylediğiniz Allah Rasulü sizi seyrediyormuşçasına ortaya koyuyorsunuz?

Her an Allah Rasulü yanınızda sizi seyrediyormuşçasına hissederek yaşayamıyorsanız, imanınız henüz kemâle ermemiştir!.



Konu Bakara-216 tarafından (18.10.2006 Saat 08:54 ) değiştirilmiştir..
eski 18.10.2006, 08:47 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
Babası oğluna bir torba çivi verir ve ona kontrolunu, sabrını her kaybettiğinde ceviz sandığının üzerine bir çivi çakmasını söyler. Birinci gün çocuk tam 37 çivi çakar.

Haftalar ilerledikçe çocuk kendini kontrol etmeyi öğrenir ve daha az çivi çakmaya başlar. Nitekim haftalar ilerledikçe, kendini kontrol etmesinin sandığa çivi çakmasından daha kolay oldugunun farkına varır. Her çivi çakılmadığı günün sonunda durumu babasına bildirir.

Bu defa baba oğluna, kendini kontrol ettiği her günün sonunda sandıktan bir çivi sökmesini ister.

Haftalar geçer, çocuk, hem sabır hem de kendini kontrol etmenin idrakiyle, tüm çivileri sökmüş olur ve babasını çağırır.

Babası çocuğun elinden tutar ve sandığın yanına götürüp ona şöyle der:

-Bak oğlum, çok çalıştın ve artık kendini kontrol ederek sandığın üzerinde delik açmamayı öğrendin!…

Ancak, sandığın üzerindeki deliklere bir bak!. Hiç bir zaman o delikler kapanmayacak ve eskisi gibi olmayacaklar.

Her sabırsızlığın, duygusal tepkimen karşındaki kişinin yufka yüreğinde böyle onulmaz yaralar oluşturur. Ne kadar özür dilersen dile, o yara daima orada duracaktır. Sözlü bir saldırı da en az fiziksel bir saldırı kadar yara verir!.

Oysa arkadaşlarımız bizim için mutluluktur, bizi güldürürler, başarı için cesaretlendirirler, bize dikkatli bir kulak sunarlar ve kalplerini bize açmaya her zaman hazırdırlar.

SOKRATES
eski 18.10.2006, 08:55 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
Şüphecilik ve vehim yaşamınızı cehennem ederken; araştırmacılık, sorgulama, ilim ile cennetinizi genişletir.
Allaha Yâkin elde etmenin yolu gaflet ehliyle dostluktan geçmez!

Bir gün "TEK"lik kokularıyla sarhoş olup, ertesi gün beşeriyet batağında çırpınmaktan, kurtulup; gönlü "TEK"lik seyrinde dâim kılmak gerek!.
eski 18.10.2006, 08:56 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
HIRS, kendisine verileni değerlendiremeyenin, “DAHA”sını istemesidir!.

ŞÜKÜR, nimeti veren olarak görmektir! Verenin ardında bir veren düşünmek ise ŞİRK!

NANKÖR, ilmin gereğini yaşamayandır!.

En kötü AVUNTU, ilmin dedikodusuyla avunup, onu yaşamına geçirmemektir!.

Duygularının ördüğü KOZAdan çıkamayana gâfil derler.

KOZANLA gitmeyi göze alacak kadar mı...... ?
eski 18.10.2006, 08:57 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
İlme göre doğru olan, çok zaman sana göre yanlış olabilir.
Hayâlinde, kendi çevresinin oluşturduğu şartlanmalarına göre yarattığı evliya tasavvurundan arınamayan, pek çok zaman, karşısındaki gerçek "velî"yi inkâr eder!.

Sorun, kendi hayâlinde, veri tabanına göre yarattığın, tanrı, peygamber, velî tanımlarından arınamamanda; “Allah”, “Rasulullah” ve “veli” isimlerinin işaret ettiği anlamları kavramamış olmandadır!.
eski 18.10.2006, 08:59 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
Dün gitti, asla geri getiremeyeceksin!.

Yarının neler getireceğini ise, hiç bilemezsin!

Yaşadığın an ise, sonraki süreçte ya cennetini, ya da cehennemini oluşturuyor!.

Kavgayı bırak, sevmeyi öğren!… Kayıtlamadan kayıtlanmadan!

Kayıt cehennemdir, anla bunu!

Farz varken, sünnetle kendini aldatma!… Depremzedeler varken, paranı UMRE’ye harcaman vebâldir!.

Karşındakine hizmetin Allah’a kulluk; ona nefretin, Allah’a isyan olduğunu fark etmeye çalış!.

Biz bugün varız, yarın yokuz!… Yarına ne eser bırakıyorsun arkanda, insanların seni anacağı; ve hayır dua edeceği?
eski 18.10.2006, 09:06 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
Bahane, gerekçe, vesile ne olursa olsun, 40 bin civarında insan uyudular ve bir daha uyanamadılar!.. Gözlerini açıp tekrar göremediler eşlerini, kardeşlerini, çocuklarını…

Tüm hayâllerini umutlarını yitirmiş bir halde; yepyeni bir dünyada buldular kendilerini bir anda!

Yüzbin insan evsiz malsız mülksüz çırılçıplak ortada kaldı!…

Hayat böylesine acı gerçek ve ibretlerle bize birşeyler anlatmaya kalkarken; hâlâ yarın elimizde olmayacak, hatta belki de geride kalanlara bile yaramayacak şeyleri biriktirmek için tüm zamanlarımızı harcar da; KESİN GİDECEĞİMİZ ortama zaman ayırmak suretiyle hazırlanmazsak; yemin ederim ki orada hiç acıyanımız olmayacaktır!.

Hâlâ yarınların getireceklerini fark edemeyenler, algılayamayanlar, söylenenleri felaket tellallığı olarak niteleyenler; neye meydan okumakta olduklarının idrakında olmadıkları için, ummadıkları bir anda, çok üzüleceklerdir.


eski 18.10.2006, 09:07 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
Allah “ismi” ile işaret edileni anlamamış olanların, içinde yaşadıkları düzen ve sistemi yani “DİN”i kavramış olmaları kesinlikle mümkün değildir!… Bu durumda, içinde yaşadıkları günleri, olayları değerlendirmeleri de asla mümkün olmaz!.

İnsanlar, içinde yaşadıkları sistem ve düzeni anlamadıkları için de ne eşlerinin hakkını verirler; ne işlerinin hakkını verirler; ne de aşlarının haklarını verirler!.

Hayâlî dünyalarının, evrensel gerçeklerle bütünleşmediğini fark ettikleri zaman da iş işten geçmiş olur!.

Bunlar bir gerçektir ki, ancak huzur ve saadete ermesi dilenilmiş olanlar tarafından idrâk edilebilir.
eski 18.10.2006, 09:09 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #8
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
Şaşkın ördek misâli, doğa mı, kader mi, Allah mı, deyip; labirentte yolculuğa devam ediyoruz…

Genetik ilminin getirdiği sonuçlardan haberi olmayan, gök tanrı kulları, hâlâ yukarıda oturan ve tükenmez kalemiyle anbean olayların akışına göre kader yazan tanrı baba hayâl ediyorlar!.

Ezelde takdir edilmiş olanın aşikâre çıkmakta olduğu; beşeri değer yargılarının, Allah indinde yalnızca bir “hiç” ifade ettiği ne zaman fark edilir acaba?

Her birey ve toplum, kendi elleriyle yaptıklarının sonuçlarını yaşar!… Kurunun yanında yaş da yanar!.
eski 18.10.2006, 09:10 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #9
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Üyelik tarihi: 10.10.2006
Mesajlar: 410


 
 
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 64 konuda 120 kere
Zeki insanlar, geçici dünya menfaatleri peşinde koşarlar!..

Hırslıdırlar!. Doyumsuzdurlar! Kriterleri, insanların beğenisi ve alkışlarıdır!. Beyinlerinde ördükleri kozanın sonuçta bilinçlerine ne getireceğini idrak edecek akıldan da yoksundurlar!

Akıllı insanlar, ebedî yaşamı esas alarak, içinde bulundukları günleri bu esasa göre değerlendirirler… Siyâset, para vs. gibi geçici dünyalık çıkarlar umurlarında değildir!.

Amaçları günbegün kozalarını kalınlaştırmak değil, Allah’a ermelerine engel olan kozalarından kurtulmaktır!.

Herkes ne için yaratılmışsa, kendisine takdir edilenin, yolu da kolaylaştırılmıştır.
eski 18.10.2006, 09:12 Bakara-216 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #10
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:36 .