Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 73 (18 Kayıtlı ve 55 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, bir lahza, DeRCan, gul555, hafsa, HAKKAKUL, HamS, HAvF & ReCa, kebirulcady06, muhakematçı, Ninja Kedi, Sakallı, siyahsancaktar, sofizade, tayyibe, VuSLaT MafraK, monaroza


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Kahire'nin Zarif Çiçeği:SEYYİDET NEFİSE


Cevapla
 
Seçenekler
umut_gül
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Kahire'nin Zarif Çiçeği:SEYYİDET NEFİSE

Kahire yakınlarında dört kızı olan dul bir kadın yaşar. Çoluk çocuk bir hafta iplik eğirirler. Kadın bunları alır cuma pazarına getirir ve 20 dirheme satar. On dirhemiyle tekrar iplik yapacak kadar pamuk alır, on dirhemiyle de geçinir gider. İpliğin talibi daima vardır ve az da olsa para eder. Hani nasıl derler, kazandıkları ucu ucuna yeter. Ama bir aksilik olsa var ya... Bir kerecik sekteye uğrasa...

Kadın bunu düşünmek bile istemez, lâkin aklına gelen başına gelir. Yine bir cuma günü sepetini koluna takar bohçasını başına koyar. Pazara doğru ilerlerken bir kartal bohçayı kaptığı gibi kalkar ve uzaklara uçar. Kadın bir müddet çaresizlikle kuşun peşinden koşar. Sonra bir köşeye çöküp ağlamaya başlar. Kendini o kadar yalnız ve o kadar zavallı hisseder ki...

Garibim günlerce sızlanır durur, kâh ağıtlar yakar, kâh kendini paralar. Evin küçük kızı “Üzülme be anacım” der, “bir kucak ip dünyanın sonu değil ya, Allah büyüktür, bakarsın rızkımızı başka taraftan verir.” Sonra çilekeş kadının elinden tutar, Seyyidet Nefise’ye götürür. Dertli kadın bu nurlu büyüğün sohbetiyle çok ferahlar. Gerçi bir ara yine “kartaldan, ipten, paradan” söz açmaya niyetlenir ama Seyyidet Nefise biliyormuş gibi “hele sabret” der, “görelim bakalım neler olacak?”

Gemicinin nezri

Kartal uçmuş, ip gitmiştir, bu saatten sonra birşey olacağı yoktur ama elden ne gelir? Kadıncağız “haydi hayırlısı” der, boynunu büker. Aradan 10 dakika ya geçer ya geçmez. Genç bir hanım heyecanla içeri girer. “Seyyide anne” der, “sana öyle bir şey anlatacağım ki inanamayacaksın”.

-Haydi anlat bakalım.

-Biliyorsun beyim gemicidir. Bunlar İskenderiyye açıklarında seyrederlerken teknenin tahtaları oynuyor ambara su sızmaya başlıyor. Hani ellerinde azıcık pamuk ipliği olsa katrana bulayıp kalafat yapacaklar ama derya ortasında pamuk ipini nerede bulsunlar? Arkadaşları yıkılıyor ama kocam ümidini hiç kaybetmiyor. Birara ellerini açıyor ve “Ya Rabbi” diyor, “Seyyidet Nefise hürmetine bize yardım eyle.” Tam o sıra ne oluyor biliyor musunuz. Bir kartal geliyor ve güverteye bir bohça bırakıyor. Açınca ne görseler beğenirsiniz?

Bohçasını kaptıran kadının “Bir kucak pamuk ipi!” diye haykırası gelir ama heyecanını yener. Gemicinin karısı ağız dolusu dualar yağdırdıktan sonra Seyyidet Nefise’ye döner “Kocam bu 500 dirhemi size hediye etti” der, “N’olur kabul edin, bizi sevindirin!”

Seyyidet Nefise gemicinin karısını uğurlayınca para kesesini iplikçi kadının önüne koyar. “İşte paran” der, “söyle bakalım, yirmi dirhemlik ipi beşyüze satacağın aklına mı gelirdi?”


SEYYİDET NEFİSE HAZRETLERİ


Nefise binti Hasan, Hazret-i Ali Efendimizin torunlarındandır. İmam-ı Cafer Sadık’ın oğlu İshak-ı Mu’temen ile evlenir. Bir ilim ikliminde doğar ve ûlema arasında yetişir. Muazzam hafızası ve muhteşem bilgisi bir yana benzeri az bulunan bir zahidedir. Dünya onu terketmeden o dünyayı terkeder. Kalbinden fanilerin sevgisini çıkarır, daima baki olana koşar.

Mısırlılar onu çok sever bağırlarına basarlar. Minik evi ziyaretçilerle dolup taşar. Bazen diz bükecek kadar bile yer kalmaz. Veliler, abidler, arifler nurlu kapıyı aşındırır, hisse almaya bakarlar. Mübârek gün boyu misafir ağırlar. Herkesi dinler, dertleriyle dertlenir. Ancak birara Hicaz’a dönmeyi ve sakin bir hayat sürmeyi düşünür. Bunu duyan Mısır emiri ayağına kadar gelip yalvarır ve kendi evini ona bağışlar. “Halkımız haftada sadece iki gün ziyaretinize gelsinler” der, “bundan böyle ibadetinize mani olmasınlar”

Biliyor musunuz Allah-ü teâlâ bazı kullarını kırmaz. İşte Seyyidet Nefise bunlardan biridir. Kahireliler sıkıntılı anlarında nurlu türbeye gelir Alemlerin Rabbi’nden onun hatırına ister ve ferahlarlar. Yine aynı şekilde neşelerini de bu büyük zahide ile paylaşırlar. Nasıl mı? Meselâ bütün sünnet çocukları ve düğün alayları mutlaka bu eşiğe uğrar. Gelin ve damat kutlu kapıda birer fatiha okurlar.

Sadece Kahireliler mi? Seyyidet Nefise’yi bütün İslâm âlemi tanır, dualarını ziynetlendirmek için onu anarlar.

Bakın İslâm alimleri bizlere bir sır fısıldıyorlar. Hani bazen insanın kalbi kırık, gözü yaşlı olur ya... Yahut bir seher vakti ellerinizi açasınız gelir. Böyle anlarınızda bu büyük zahideye hatırlayıp fatiha okuyun. Feyzle kuşatıldığınızı, nurla donandığınızı...


ÖNCEKİ SİTEDEKİLER SİLİNDİ. YENİDEN EKLENSİN, DEDİM...
eski 29.08.2006, 18:17  
Alıntı ile Cevapla   #1
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.231


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.880
Teşekkür aldı: 4.486 konuda 21.333 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
umut_gül´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bakın İslâm alimleri bizlere bir sır fısıldıyorlar. Hani bazen insanın kalbi kırık, gözü yaşlı olur ya... Yahut bir seher vakti ellerinizi açasınız gelir. Böyle anlarınızda bu büyük zahideye hatırlayıp fatiha okuyun. Feyzle kuşatıldığınızı, nurla donandığınızı...

ÖNCEKİ SİTEDEKİLER SİLİNDİ. YENİDEN EKLENSİN, DEDİM...
bizi haberdar ettiğiniz için Allah da sizi mükafatlandırsın. amin
eski 30.08.2006, 08:00 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Tâlibetu'l-ilm..
 
semire - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.10.2007
Mesajlar: 296


 
 
Teşekkür etti: 1.634
Teşekkür aldı: 297 konuda 2.048 kere
SEYYİDETÜ'N-NEFÎSE

Kabri Mısır’da…

Allah indinde dua ve niyazı o kadar makbul bir insan ki, bazı büyükler, edilecek nezirlerin sevabını kendilerine hediye etmeyi tavsiye etmişlerdir. Yani her hangi bir murad mevzuunda nezir, Seyyidetü'n-Nefise Hazretlerini hedef tutacak…

İsmi de belli ediyor ki, Nur neslinden, Allah Rasûlünün soyundan…

Kapısı çalınıyor. Komşusu, İslam dışı bir karı-koca. Rica ediyorlar:

--Biliyorsunuz! Bizim felçli kızımız var.
Yıllardır uzandığı yerden kalkamıyor!
Şifası yok!
Gayet mühim bir iş için bir yere gitmek zorundayız. Biz gidip gelinceye kadar, Allah rızası için hasta kızın başında beklemeyi kabul edermisiniz!

İşi gücü, dört duvar arasında sadece ibadet ve gözyaşı olan büyük ulvî kadın:

--Hemen, diye cevap veriyor; siz işinize gidin ve kızınızdan yana kaygı çekmeyin!..

Karı-koca işlerine, Seyyidetü'n-Nefise de hasta kızın yanına…

Saatler geçiyor…

Ermiş kadının gözleri, hasta kızın üzerinde…

Ne güzel bir kız!...

Hareket gözlerinde…

Mahzun bakıyor ve ermiş kadına karşı gözlerinin içiyle gülümsüyor.

Seyyidetü'n-Nefise Hazretleri ellerini dua âlemine kaldırıyorlar:

--Allah’ım, şu güzel kızı ayağa kaldır ve ona hak dini nasip et!...

İslam dışı karı-koca, bir müddet sonra döndükleri zaman, yıllardır hasta ve yatalak kızlarının ayakta, büyük ulvî kadının dizleri dibinde olduğunu görüyorlar…
Büyük ve ulvî kadın onun saçlarını okşamakta…

Kız annesiyle babasını görünce fırlıyor ve kucaklarına atlıyor.

İslâm dışı karı ve koca, İslâm içindeler…

Halkadan Parıltılar N.F.Kısakürek..
__________________
Yâ zabiyyâti'l-kâi kulne lenâ
Leylâye min-kunne em Leylâ mine'l-beşer...

(Ey yaylanın ceylanları söyleyin bana
Leyla'm sizden biri mi yoksa beşer mi Leyla!)
eski 04.03.2008, 22:31 semire isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
semire isimli üye'ye teşekkür eden 10 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:02 .