|  |
| | Hakkperest
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.163
1 Albümü var
Teşekkür etti: 10.836
Teşekkür aldı: 4.397 konuda 20.588 kere
| Mevlana Der Ki: MEVLANA DER Kİ
Vakit dar, su akıp gidiyor. Ayrılıktan evvel canını doyur
Âb-ı hayatla dolu olan ırmaktan iç. O suyla senden bitkiler bitsin
Suyu görmüyorsan da bari körler gibi testini ırmağa daldır
Mâdem ırmakta suyun mevcut olduğunu işittin, köre, taklitle iş yapmak câizdir.
Testini ırmağa daldır, o zaman onun ağırlaştığını görürsün.
Ağırlaştığını görünce inanırsın. Gönül de kuru taklitten kurtulur.
Kör, ırmağın suyunu açıkça görmezse de testinin ağırlaşmasından onun su olduğunu anlar.
Çünkü testi, ırmaktan suyla dolup hafifken ağırlaştı..
Önceleri her rüzgar, beni alıp götürürdü, artık gönül cömert suya ulaştı, götüremez.
Sefih kimseler, heveslerine mağlup olurlar. Çünkü onların kuvvetlerinin temkîni yoktur.
Şerli kimseler lengersiz gemi gibidirler. Zararlı rüzgarlardan tehlikeye düşerler.
İnsan, akıl lengeri ile emniyet bulur. Hemen bir akıl lengeri dilen!
Akıllılar, kerem denizinin inci hazinesinden aklın yardımını alırlar.
Bu yardımlarla gönül, hünerler kazanır. Gönülden de gözler aydınlanır.
Zîra nûr, göze gönülden gelir. Nûrsuz gönül, şer yuvasıdır.
Akıl, gönlü nûrlandırırsa, gözler de gönülden nûrlanır.
Gönle gelen vahyi, doğru sözlülüğü, gökten inen mubarek su bil !
Tay gibi biz de ırmaktan su içip kınayıcı vesveseciden yana bakmayız.
Enbiyanın izinde yol al. Halkın kınaması heva ve hevestir, aldırma !
Hak yolunun erleri, köpek havlamalarıyla yollarından geri kalmazlar.
Vakt nâziktir gider âb-ı revân
Ola gör hicrândan evvel sîr-i cân
Oldu bir cû anda pür-Âb-ı hayat
Âb ile bulsun nemâ senden nebât
Âb-ı hayvân oldu nutk-ı evliyâ
Es-salâ ey teşne-i gâfil biyâ
Abı görmezsin ale'l-amyâ hemân
Kıl sebûyu vâsıl-ı cû'yı revân
Çün işitdin cûda mevcûd oldu âb
Kûr içün taklîd-i kâr oldu sevab
Cûy-ı âba meşk-endâz ol hemân
Tâ sana meşhûd ola meşk-i girân
Çün girân gördün olursun müstedil
Huşkdan âzad-ı taklîd oldu dil
Âb-ı cûyu kûr görmezse ayân
Fehm ider gördü sebûyu cün girân
Cûydan çünkim pür-âb oldu sebû
Pes sebük iken girân-bâr oldu bu
Her nesîm ile olurdum münfail
Lîk vâsıl oldu cûy-ı cûda dil
Gör sefîhân oldu maglub-ı hevâ
Çünke yok anlarda temkîn-i kuvâ
Keşti-i bî-lenger oldu ehl-i şer
Kim bulur bâd-ı muhaliften hatar
Lenger-i akl iledir merde emân
İdegör deryûze-i lenger hemân
Aklın imdadını kapdı âkilân
Bahr-i cûdun kenz-i dürründen hemân
Oldu imdâdât ile dil pür-fünûn
Rûşenâya buldu hem dilden uyûn
Dîdeye dilden gelir zirâ ki nûr
Kalb-i şûrîde olur cây-ı şurûr
Kalbi kim pür-nûr ide akl u hired
Dîdeler andan ider kesb-i meded
Pes semâdan ol mubârek âbı bil
Kim olur sıdk-ı beyân u vahy-i dil
Kürre-veş cûdan olup nûşân-ı mâ
Bakmazız vesvâs-ı tâinden yana
Enbiyâ isrinde eyle tayy-ı râh
Ta'n-ı halk oldu hevâ itme nigâh
Meslek-i Hak'da o merdân-ı güzîn
Av'av-ı kelb ile olmazlar pesîn
Mesnevî-i Şerîf
Manzum Nahif"i tercümesi
Hazırlayan : Âmil ÇELEBİOĞLU Sönmez Yayınları 1969 | 
24.11.2006, 13:46
| | | GüzellikGöreninGözündedir
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 2.977
2 Albümü var
Yarışma Puanı: 1330 Teşekkür etti: 6.112
Teşekkür aldı: 1.868 konuda 5.275 kere
| Mesnevî-i Şerîf
Abdullah Fârûkî el-Müceddidî’nin Mesnevî’ye tasavvuf kitapları içinde özel bir önem verdiğini görmekteyiz. Zâhirî ve Bâtınî Edebler adlı eserine de alınan ve Özlenen Fark dergisinde yayınlanan bir yazısında zikir meclislerinde, zikre başlamadan önce bir miktar sohbet yapmak gerektiğini, içi içe birkaç bölümden oluşan bu sohbetlerde çeşitli hadis, fıkıh ve tasavvuf kitaplarından bölümler okumak gerektiğini söylemektedir ki, tavsiye ettiği kitaplardan biri de Mevlânâ’nın Mesnevî’sidir.[v] Ayrıca kendisini tanıyanlardan Abdülhay Sâdık’ın Fârûkî’de kitap sevgisini konu aldığı bir yazısında bizzat kendisinin Mesnevî’yi sohbetlerinde şerh ederek okuduğunu kaydetmektedir.[vi]
Mesnevî’ye bu derece önem veren Fârûkî, başta işâret ettiğimiz röportajında bu kitap hakkındaki düşüncelerini oldukça ayrıntılı bir biçimde serdetmiştir. Buna göre Mesnevî öncelikle ‘mübârek’ bir kitaptır ve dünyâda ‘şerîf’ unvânıyla anılan üç kitaptan biridir (Diğerleri: Buhârî ve Kâdı İyaz”ın Şifâ’sı).
Birçok sûfî gibi Fârûkî’ye göre de Mesnevî ilhamla yazılmıştır. Bir okuyucu onu her okuyuşunda içinde bulunduğu hâlin gereğince farklı farklı anlar. Mesnevî on kez okunsa, on türlü anlaşılabilir. Bu da ilhamla yazılmış olmasının bir işâretidir ve “Mesnevî üzerindeki ilham hâlâ devam etmektedir.”
Peygamberimizin “Akıllara göre konuşun.” hadîsindeki sır Mesnevî’de de tecellî etmektedir. Çünkü Mesnevî, her okuyucuya bilgi ve birikimi ölçüsünde hitap etmektedir. Çocuk okuduğunda çocuğa, âlim okuduğunda onun ilmine göre, aşk sâhibi okuduğunda ona aşk vererek hâline göre konuşan bir kitaptır Mesnevî. Yani her kim ne amaçla okusa, cevaplarını bulur bu kitapta. Farûkî bunları söyledikten sonra “Elhamdülillâh, bu fakîre onun yolu nasîb olmuştur.” diyerek Allah’a şükretmektedir.
__________________ Eğer Çekemezsen Gülün Nazını Ne Dikene Dokun Ne Gülü İncit,Sahrada Mecnun Değilsen,Ne Leyla`yı Çağır,Ne Çölü İncit.. جزاك الله خيرا | 
24.11.2006, 15:17
| | | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 13.12.2006
Mesajlar: 13
Teşekkür etti: 6
Teşekkür aldı: 7 konuda 10 kere
| Allah razı olsun. "madem ki kendinde bir dert veya pişmanlık hissediyorsun;bu,Allah'ın sana olan yardımının ve sevgisinin bir delilidir."
"sen değerinle ve düşüncenle,iki aleme de bedelsin,ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun."
"gönül ışık yakmayı,aydınlanmayı öğrenen kişiyi,güneş bile yakamaz.gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan,geceye benzeyen benliğini yakıver." | 
14.12.2006, 18:36
| | | ''yolcu''
Üyelik tarihi: 18.01.2007
Mesajlar: 550
Teşekkür etti: 119
Teşekkür aldı: 194 konuda 360 kere
| H.z Mevlananin Vasiyeti Ya Rabbi! Bana ne senin zikrini unutturacak, sana sevkimi söndürecek, seni tesbih ederken duydugum lezzeti kesecek bir hastalik; ne de beni azdiracak, ser ve kötülügümü artiracak bir sihhat ver."
Ey Merhamet edenlerin merhametlisi!
Merhametinle bu duami kabul et.
Hz. Mevlana'nin Dostlarina Tavsiye Ettigi Dua
Ya Rabbi!
Bana, ne senin zikrini unutturacak, san sevkimi söndürecek , seni tesbih ederken duydugum lezzeti kesecek bir hastalik; ne de beni azdiracak, ser ve kötülügümü artiracak bir sihhat ver.
Ey merhamet edenlerin merhametlisi merhametinle duami kabul et.
Hz. Mevlana'nin Sabah Namazindan Sonra Okuduklari Dua
Allah'im kalbimi nurlandir, kulagimi nurlandir, gözümü nurlandir, saçimi nurlandir, derimi nurlandir, etimi nurlandir, kanimi nurlandir, önümü nurlandir, ardimi nurlandir, altimi nurlandir, üstümü nurlandir, sagimi nurlandir, solumu nurlandir, Allahim! nurumu artir, bana nur ver. Ey nurun nuru ey merhametlilerin merhametlisi Allahim merhametinle beni nur et.
Bu dua, ismi güzel, cismi güzel, teni güzel, cani güzel, ruhu güzel, huyu güzel Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)'in dilindendir.
Hz. Mevlana'nin Vasiyeti
"Ben size, gizli ve aleni, Allah'dan korkmanizi,
az yemenizi,
az uyumanizi,
az söylemenizi,
günahlardan çekinmenizi,
oruç tutmaya ve namaz kilmaya devam etmenizi,
daima sehvetten kaçinmanizi,
halkin eziyet ve cefasina dayanmanizi,
avam ve sefihlerle düsük kalkmaktan uzak bulunmanizi,
kerem sahibi olan salih kimselerle beraber olmanizi vasiyet ederim.
insanlarin hayirlisi, insanlara faydasi dokunandir.
Sözün hayirlisi da az ve öz olanidir.
Hamd, yalniz tek olan Allah'a mahsustur. | 
01.02.2007, 09:44
| |  | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:10 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |