Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 38 (0 Kayıtlı ve 38 Misafir) bulunmaktadır.

Online  


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Tabakat Kitaplari


Cevapla
 
Seçenekler
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Tabakat Kitaplari

Bilindiği gibi İslam tarihi boyunca tasavvufu ve tasavvuf tarihini konu alan bir çok eserler yazılmıştır. İlk asırlarda tasavvuf, zühd ve takva ismiyle bilinmekteydi

İslam tasavvuf edebiyatında zühde dair yazılan en eski eserin hicrî I. (M. VII.) asrın sonlarında vefat eden Zeynu’l-Abidin b. Ali b. Hüseyin’in (92/710) es-Sahîfe fi’z-Zühd adlı eseri olduğu tahmin edilmektedir. Bu eser, Bağdat’ta yaşayan İmamiyye’nin en büyük alimi sayılan el-Kûlî’nin (328/939) el-Kâfi fî ‘ilmi’d-dîn isimli eserinin içinde bize kadar gelmiş bulunmaktadır.

Zühd dönemi, tasavvufun sistemleşmesinden öncedir. Bunun için ilk devirlerde nâsik, kurrâ ve abid gibi isimlerle anılan zahidlerin hal tercümelerine dair yazılan eserler, sufileri anlatan tabakat kitaplarından öncedir. Bu devirden bize intikal eden en hacimli eser Abdullah b. Mubarek’in (181/797) Kitabu’z-Zühd ve’r-Rekâik adlı eseridir.

Hicrî üçüncü (M.IX.) asırda Esed b. Musa el-Ümavî’nin (212/827) Kitabu’z-Zühd adlı eseri ile büyük hukuk alimi Ahmed b. Hanbel’in (241/855) aynı adı taşıyan eseri, bu alanda yapılmış ilk ve önemli çalışmalardır. Asrın büyük edîbi el-Cahiz da (255/865) edebiyata dair kaleme aldığı el-Beyan ve’t-Tebyîn adlı eserinde zühd konusuna ait özel bir bölüm açmıştır.

Yine ilk dönemlerde Ebu Saîd b. Arabî (341/952), Tabakatu’n-Nussak ismiyle bir eser yazmıştır. Ebu Nu’aym, Hilyetu’l-Evliya isimli eserini yazarken bu eserden büyük ölçüde faydalanmıştır.

Ebu Bekr Muhammed b. Davud ez-Zahid’in (342/953) Ahbaru’s-Sufiyye ve’z-Zühd isimli eseri de bu alanda yazılmış önemli bir kitaptır.

İlk zahidler hakkında yazılan Hilye türü eserler yanında konu ile hiç alakası yokmuş gibi görünen “Kitabu’l-Ahbar” ve “Edebiyyûn” nevinden olan kitaplarda da, ilk zühd hareketi ve bunun temsilcisi olan zahidler hakkında elimizde kıymetli bilgiler bulunmaktadır.

Zühd devrinden sonra özellikle sufiye tabakatına ve tasavvufa ait bir çok eser yazılmıştır. Bunların en önemlilerini şöylece sıralayabiliriz.

1-Kelabâzî (380/990), et-Ta’arruf li mezhebi ehli’t-Tasavvuf (Doğuş Devrinde Tasavvuf. Trc: Süleyman Uludağ İst. 1979) 2, 3 ve 4. bölümlerde sufilerin sadece isimlerinden bahsetmiştir.

2-Sülemî (412/1021), Tabakatu’s-Sufiyye (Mısır, 1969, II. B. nşr. Nureddin Şâriba). Kitap, sufilerin hayat hikayelerini anlatan ve hâl tercümelerini veren ilk kitaptır.

Sülemî, bu eserde sufileri beş tabakaya ayırmış, 1., 2., 3., ve 4. tabakada yirmişer, 5. tabakada yirmi üç sufinin hayatını ve tasavvufî görüşlerini anlatmıştır. Sufileri tabakalara ayırırken zaman ve önem sırası gibi iki mühim hususu göz önünde bulundurmuştur. Eserinde 103 sufiyi tanıtmıştır.

3-Ebu Nuaym el-İsfehanî (430/1038). Hilyetu’l-Evliya ve Tabakatu’l-Asfiya (Kahire-1351/1932, 10 cild). Eserin Sülemî’den farklı tarafı, zahid ve abid sahabeden ve Tabiûndan başlayarak tanınmış sufilere genişce yer vermesidir.

Hucvîrî, Keşfu’l-Mahcub adlı eserde Ebu Nuaym’ın usulü üzere Hz. Ebu Bekr’i (r.a) anlatarak işe başlar. Hadis bakımından da önemli bir kaynak kitap olan Hilye, lüzumlu ve faydalı bir eserdir.

4-Kuşeyrî (465/1072), er-Risale fi İlmi’t-Tasavvuf (Kuşeyrî Risalesi, Trc: Süleyman Uludağ, İst. 1979). Risale esas itibariyle sufilerin hal tercemelerini anlatmak için yazılmş bir eser değildir. Kuşeyrî, sadece sufilerin hâl, hareket ve sözleri itibariyle şeriata ve zahirî hükümlere bağlılıklarını ifade eden yönlerini dile getirmiş, bu maksatla hocası Sülemî’’ye uyarak 83 sufinin hayatını kısaca anlatmıştır.

Risale üzerinde bazı şerh çalışmaları yapılmıştır. Bunların en önemlileri Zekeriyya el-Ensarî’ye ait (926/1520). İhkamu’d-Delâle alâ Tahrîri’r-Risale adlı şerhtir. Müellif, Risaledeki sufilere ilaveten faydalı ek bilgiler de vermiştir.

Risale üzerinde diğer önemli bir çalışma Mustafa el-Arusî’ye (1293/1876) ait Netaicü’l-Efkari’l-Kudsiyye fî Beyani Meanî Şerhi’r-Risaleti’l-Kuşeyriyye. Müellif eserde Kuşeyrî ve Ensarî’yi tamamlayan bilgiler verir. Ensarî ile Arusi’nin eserleri birlikte basılmıştır. (1-4 Bulak, 1290/1873)

5-Hucvîrî (465/1072), Keşfu’l-Muhcûb, adlı eserinde Sahabeden başlayarak sufilerin ve zahidlerin hayat hikayelerini kısa kısa anlatır. Ayrıca, bahsi geçen zatla ilgili akide, ahlak ve hususiyetleri vermeye çalışır.

6-Herevî (481/1088), Tabakatu’s-Sufiyye (Kâbil, 1343 1922, nşr. Abdu’l-Hayy Hatîbî). Eser, Farsça’ya tercüme edilmiş ilk sufi tabakat kitabıdır. Sülemî’nin aynı isimdeki eserinin tercümesi olmakla birlikte daha genişletilmiştir.

7-İbnu’l-Hamîs Ebu Abdullah Hüseyin b. Nasır’ın (522/1157), Menakibu’l-Ebrar ve Mehasinu’l-Ahyar isimli eseri önemli bir eserdir fakat henüz basılmamıştır.

8-Feridüddin Attar (627/1229), Tezkiratu’l-Evliya (Tahran, 1345 1926). Uygur Türkçesine ve kısmen de Anadolu Türkçesine tercüme edilmiş olan bu eser, 97 kadar sufini hal tercümesini ihtivâ etmektedir. Fransızca’ya tercüme edilmiş olup, sufiler hakkında geniş bilgi verir.

9-Abdullah b. Es’ad el-Yâfi’î (786/1366). Ravzu’r-Reyahîn fî Menakibi’s-Salihîn. Kaânî-i Ahmed (1054/1644) tarafından tercüme edilen bu eserde, tanınmış şeyhlerin menkıbeleri yer almaktadır.

10-Abdurrahman Câmî (892/1492), Nefehatu’l-Üns min Hazarati’l-Kuds. 582 erkek, 34 kadın olmak üzere 616 sufinin hayatları anlatılan bu eser, Sulemî’nin Tabakatu’s-Sufiyye isimli eserini, Herevî tarafından Farsçaya tercüme edilen şeklinden genişletilerek meydana gelmiştir.

11-Şaranî (973/14565), Levakihu’l-Envar fî Tabakati’l-Ahyar. (Bulak, 1276/1859, I-II). Abdulvehhab Şaranî’nin bu eseri, daha çok Tabakatu’l-Kubra diye bilinmektedir. Sufi ve zahidlerin anlatılmasına sahabeden başlayan bu eserde, 400 kadar sufinin hal tercümesi verilmiştir. Türkçe’ye tercüme edilmiştir.

12-Safiyyudîn Ali (909/1503), Reşahâtu Ani’l-Hayat. Trabzonlu Mehmet Marûf (1002/1593) bu eseri Türkçe’ye çevirmiştir. (Bulak 1256; İst. 1277, 1291).

13-el-Münavî (1031/1718), El-Kevakibu’d-Durriyye fî Teracîmi’s-Sâdâti’s-Sufiyye. (Mısır-1938, I-II). Abdu’r-Rauf el-Munavî bu eserde, zahid ve sufilerin anlatılmasına Rasulullah’dan (s.a) başlar. Kısmen alfabetik bir isim tasnifine sahib olan bu eser, sufiler hakkında güzel ve veciz bilgiler verir.

14-Dârâşikuh, Sefînetu’l-Evliya, (Luknav, 1295/1878).

15-Gulam Server Müftî, Hazînetü’l-Asfiya, (Lahor, 1911, I-II)

16- Osmanzade Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliya-i Ebrar ve Şerh-i Esmair-i Esrar. (Sülm. ktb., Yazma bağışlar bölümü, 2305-2309). Eser, tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar gelen meşayıhın tercüme-i hâllerini vermesi bakımından son devir tasavvuf tarihi için önemli bir eserdir.

17-Sadık Vicdanî’nin Tomar-i Turuk-i Aliyye’si ile Ahmed Hilmi’nin Hadîkatu’l-Evliya isimli eserleri de sufilere ait Türkçe eserlerdir. Her ikisi de basılmıştır.

18-Bursalı Mehmed Tahir (1861-1924), Osmanlı Müellifleri (I-III, İst. 1333-1342/1914-1923). Bu eserin Meşayıh bölümünde 300 kadar mutasavvıf ve eserlerinden bahsedilir. Bu esere Ahmed Remzi tarafından yapılan Miftahu’l-Kütüb ve Esmau’l-Muellifîn adlı fihristi (İst. 1346/1928) de bu saha ile ilgili önemli eserlerdendir.

19-Haririzade Muhammed Kemaluddîn (1299/ 1882) Tibyanu Vesâili’l-Hakaik fi Beyan-i Selasili’t-Tarâik. (Sül. ktp, İbrahim Efendi, no 430-432) Üç büyük ciltten meydana gelmektedir. Tarikatlar Ansiklopedisi niteliğinde olan bu eser, yaklaşık iki yüz kadar tarikatı tanıtmakta olup, konusunda tektir ve pek kıymetlidir.

Tercümesi yapılan Kûtu’l-Kulûb isimli elinizdeki eser gerçekten tasavvuf alanında önemli bir yere sahiptir. Onun önemli bir özelliği sahasında bu çapta ilk olması ve daha sonraki asırlarda yazılan İhyau Ulumi’d-din ve Avarifu’l-Mearif gibi meşhur tasavvufî eserlere kaynaklık etmesidir.

Hicrî ilk asırlarda yaşayan müslümanların dini hayatlarının ne kadar canlı, Allah’ın emir ve yasaklarına dikkat etmede ne kadar duyarlı oldukları bu eserde gözler önüne serilmektedir.

Eser iyi okunduğunda ibretle görülecektir ki, Selef-i Salihin diye anılan önceki büyükler, bütün hayatlarını, Kur’an okumak, onun emirlerini uygulamak, ayetler üzerinde tefekkür etmek, gece gündüz dua ve zikir içinde olmak, haramından mekruhuna kadar tüm yasaklardan kaçınmak, aynı zamanda farzından müstahabına kadar ilâhî emirleri bir bütün olarak yaşamakla geçiriyorlardı. Esere bu açıdan bakan okuyucularımız, Allah aşkının insana neler yaptırdığını hayretle görecek, bu konuda bir çok bilgi ve tecrübe elde edecek, ayrıca kendisi de iman ve İslam konusunda büyük bir hassasiyet kazanacaktır.
eski 16.02.2007, 22:51  
Alıntı ile Cevapla   #1
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:30 .