Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 45 (7 Kayıtlı ve 38 Misafir) bulunmaktadır.

Online  ayşe, aşkınsonhecesi, ebu mus'ab, hafsa, yolcu mesutizm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Nedir İnşirah?


Cevapla
 
Seçenekler
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Nedir İnşirah?

Önce Kur’an’ı Kerime dönelim ve oradan okumaya çalışalım.
Biz senin göğsünü inşirah etmedik mi?.. İndirmedik mi üzerinden ağır yükünü?.. (İnşirah-1/2)
Birbirini tamamlayan DUHA-İNŞİRAH SURELERİ insan psikolojisi ve özde düşünme nokta-i nazarından elbette uzun uzun incelemeye, tetkik edilmeye değer sırlı boyutlar içeriyor.
Arapça da Şe-Ra-Ha kökünden gelen İnşirah; Yarılma, Kesilip Açılma, Deşilme, Cerrahi Müdahale anlamlarına geliyor. Terim olarak herhangi bir ilmî eseri açıklamaya da ŞERH ETMEK tabirini kullanıyoruz. İlim veya gönül ehli bir Hak Sevdalısı, bir kitabı alıyor, cümleleri yararak içlerinden derin-sırlı manalar çıkarıyor.

Rasül,ömrünün farklı dönemlerinde 3 ayrı inşirah yaşamış:
1-Süt Anne Halime’nin yaylasında 2-4 yaşlarında iken; çocuklarla oynadığı esnada Cebrail’in gelerek sinesini yarması, kalbini alıp yıkaması ve sonra yerine koyması şeklinde tasvir edilen olay.
2-İlk Vahyin gelişi sırasında Hira mağarasında Cebrail’in “OKU” diyerek sıkması şeklinde uygulanan inşirah.
3-Mi’rac arifesinde İsra(gece yürüyüşüne) çıkmazdan önce Kabe’de dua ederken uygulanan İnşirah.
Bu 3 inşirahın zamanlamaları ve uygulanma biçimleri nasıl bir mana fısıldar, bu da inceden inceye düşünülmeli!...

Altını çizmek istediğimiz nokta; inşirahın sanıldığı gibi birden bire işlerin düzelmesi, hayat konumunun yükselmesi, maddi sıkıntıların bitivermesi,acının birden bire sevince dönüşmesi olmadığıdır!..
İnsanımız iç huzuru yada feraha çıkmak deyince, maddi-sosyal konum itibarı ile yokuştan düze çıkmak, âmiyâne tabirle köşe dönmek, hayatının en büyük şansını kucağında bulmak gibi bedensel rahata dönük manalar anlıyor. Oysa inşirah bu değil!... İnşirah; tamamen gönle, evrensele, ukbâya, ebediyete dönük bir kavram.
Bu çerçevede kelime kökündeki manadan da istifade ederek inşirahı anlamaya çalışalım.
Lügat anlamından girersek inşirah; bir ameliyat!... Ameliyat ise; bıçak, acı, kan, iğne, uyuşma, kendinden geçme, var olana müdahale, dokuyu bozma, organı değiştirme, iç bünyede mevcut cerahati, irini, uru söküp alma demek!..
Kolay mı ameliyat? Güle oynaya ameliyat masasına yatan gördünüz mü hiç?..
O halde İnşirahın manası bizim bildiğimiz türden bir rahata kavuşma değil. Ya ne öyleyse?..
Cebrail; CEBBAR isminin mazharı.. Cebbar ne demek Esma-i Hüsna’dan okuyalım:

EL-CEBBÂR Kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan; Dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan... Bu ism-i şerif cebir maddesindendir. Cebir, "Kırık kemiği sarıp bitiştirmek,eksiği bütünlemek" mânasına geldiği gibi, "icbar etmek", yani, "zorla iş gördürmek" mânasına da gelir. Bu mânaya göre ALLAH Teâlâ Cebbâr'dır. Yani, kırılanları onarır, eksikleri tamamlar, her türlü perişanlıkları düzeltir, yoluna kor. Cebbâr'ın ikinci mânasına göre de; ALLAH Teâlâ kâinatın her noktasında ve her şey üzerinde dilediğini yaptırmağa muktedirdir. Hüküm ve iradesine karşı gelinmek ihtimali yoktur.

Evet okuduk değil mi?. Şimdi çıkaracağımız sonuçlar mı? Maddeleyerek çözüme gidelim:
1-İnşirah; bir ameliyattır.
2-Her ameliyatta bıçak, acı, sızı, yara olur.
3-Ameliyatı yapan doktor hastaya sormaz, bildiğini okur. Acıta acıta yapar dilediğini!..
4-Dertten arınmak isteyen; gönüllü yatar doktor önüne.
5-Ameliyatsız dert, cerahat, ur atılmaz bünyeden.
Şimdi iç huzuru ve hakikati kuşanarak selamete erme manasına olan inşirahın nasıl geliştiğini tespite çalışalım.

1-Size cebir uygulanacak, Cebrail’iniz gelecek: Cebrail vahyi getirirken ve gönlüne inşirah verirken sıktı Rasülü. Öylesine sıkılır bunalırdı ki simasından terler akar, bedeni binlerce volt cereyan verilmişçesine titrer dururdu.

Hakiki huzura ermek için birileri veya bazı olaylar sıkacak sizi. İş kaybı, yakının ölümü,uzun süreli bir hastalık, iflas, dışlanma, aşağılanma olarak sıkacak sizi Cebrail.
Böyle bakarsanız olaylara, her sıkıntı; yeni manalar için bir ameliyat size. Her sıkıntı; gönül huzurunuza kapı açacak bir eşik aslında.

2-Belanız gelecek ve mutlaka acıtacak: Evet,acısız ameliyat yok. Belalarla sınanacak, acı duyacaksınız. Duyacaksınız ki; gece yarısı seccadeler ıslansın!...
Acıyacak ki; şimdiye kadar acı verdiklerinizin halini bilebilesiniz. Yoksa nasıl anlayacaksınız hayatı?..
Deneneceksiniz!... Tutunduğunuz değerlere bıçak sokacaklar. İtibar, makam, şöhret, unvan ne varsa yara alacak. Çünkü bunlar sizin urlarınız. Onlarla yaşamak güzel görünse de sizi tüketen şeyler onlar! Haktan perdeleyen örtüler. O örtüleriniz yırtılacak, paramparça edilecek!..

3-Doktorunuz bulacak sizi: Kendi kendine evde yatarken olmayacak bunlar. Doktorunuz bir günmutlaka karşınıza çıkacak. Mevlana’ya Şems, Yunus’a Taptuk, Mecnuna Leyla kisvesi ile gelen İnşirah Uzmanı, bir şekilde size de gelecek. Seveceksiniz, bel bağlayacaksınız Ona. Ama benliğinize neşter saplayan da O olacak. Sizi sevdiği için yapacak bunu. Önce anlayamayacak; acımasız, hatta gaddar bulacaksınız Onu. Acı geçip yara kapandıktan sonra size verdiği hazineyi fark edeceksiniz. Teşekkür edeceksiniz, minnetle önünde eğileceksiniz belki ama işi bitince çekilecek O. Yada “Benden bu kadar haydi gündelik hayatına dön” diyerek kibarca kovacak sizi. Tıpkı Taptuk’un Yunus’a yol verişi gibi!..

4-Gönül Verirseniz İnşirah Olur: Doktoru sevmeden, güvenmeden bıçak altına yatılır mı? Seveceksiniz Onu… Aşık olacaksınız hatta. Tıpkı geçmiş erenlerin mürşidlerine, maşuklarına kapıldıkları gibi. Gönül vereceksiniz, teslim olacaksınız.

Böyle olunca O, hakikat neşteri ile girecek nefsinize. Benliğinizde ne varsa bir bir deşerek çıkaracak. Aşk narkozu ile uyuşan gönlünüz katlanacak bu acıya.Uyanınca acıyacak, kıvranacaksınız. Bazen “Ne acımasız doktormuş,cerrah mı kasap mı, ben bunu nasıl sevdim, nasıl da güvendim?..” diyeceksiniz.

O günlerde fark etmeyeceksiniz belki ama sonraki günlerde sizi ameliyat eden cerrahın kendi odasında
acınıza ağladığını, sızınızı aynıyla duyduğunu öğreneceksiniz. “İyi ki güvendim,iyi ki sevdim” diye bir kere daha sevineceksiniz.
Yunus’u “Sen dünya kokuyorsun!” diye kovalayan Taptuk, günlerce ağlamış, Yunus hasretinden âmâ olmuştu. Mevlana’yı bırakıp giden Şems, Şam sokaklarında nice günler acı ve elemle deli divane misali dolanmıştı.

5-İnşirah; Hakikat Yolunda Mecburi İstikamettir: İnsan kolayı sever. Şurup içmek varken iğne vurulmak istemeyiz. Kolay yoldan sağlığına kavuşmak elbette iyidir. Fakat hakikat yolunun zorunlu bir dönemecidir İnşirah..
Kolay yolu olsa Rasüle uygulardı ALLAH!... 3 kere inşiraha uğradı Rasül. 3 yaşında iken yarıldı kalbi. 40 yaşında Cebrail kaburgalarını çatırdatırcasına sıktı inşirah için. Gecenin bir yarısı Mirac öncesi yine Mescid-i Haram’da yaşadı.
Rasülün bu yaşadıklarını kendi hayatınızda düşünün. Cebrail hangi suretlerde sizi sıkarak inşirah vermek istedi, yada hala istiyor, iyice bir düşünün!..
O halde geçilecek bu geçit. Hiç kaçarı yok dostlar! Yol devam etsin, menzile erilsin diye geçilecek!...

***
İnşirah istiyor musunuz? Cebbar isminin sizde tecellisini istediğinizin farkındasınız değil mi? Kırıkların onarılmasını, eksiklerinizin zorla tamamlatılmasını istiyorsunuz.
Bir gönül ameliyatı istediğiniz!... Acısız, ağrısız, sancısız ameliyat yok. Fakat siz yine de isteyin. Korkmayın. Bu ameliyatın cerrahı; Rahim’dir. Merhametinden ameliyat eder sizi. Önce AŞK narkozu ile uyuşturur, sonra benlik adına ne illet varsa söküp alır içeriden.
İnşiraha erenlerden olmanızı diliyorum… (AMİN)

Mehmet Doğramacı

Konu FIRAT tarafından (09.03.2007 Saat 22:28 ) değiştirilmiştir..
eski 07.03.2007, 18:12  
Alıntı ile Cevapla   #1
isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.637 konuda 35.960 kere
Bin teşekkür kardeşim çok çok güzel bir yazı.

Mutlaka okunmalı..

Allah razı olsun..
__________________
“Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 08.03.2007, 09:06 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
yazıyı okuduğumda adeta vuruldum...manasını evvelden bilsem de böylesine bir yaklaşım şuurumu ve ufkumu açtı diyebilirim.

Rabbim sizden razı olsun
eski 08.03.2007, 11:07  
Alıntı ile Cevapla   #3
.
 
izdüşüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 1.654


 
 
Teşekkür etti: 591
Teşekkür aldı: 587 konuda 1.238 kere
Allah razı olsun.

İnşirah

Sana yapılan ihsanları hatırla. Hani Rabb'in seni sıkıntılarınla cebelleşirken görmüştü de acımıştı. Hani dış baskılar karşısında ruhunun mağarasına kapanmıştın da ruhun sana yüz cevirmişti. Öylece çöküp kalmıştın yerinde. Toza dumana karışmıştın. Dağınık ve bölük pörçük olmuştun. Sığındığın ve olanak olarak gördüğün her sığınak zarar ve zifos sızdırıyordu. Elini kalbinin üstüne koyarak, "Ey kalbim sabret. Katlan ve sancı. Kaderin keder olmuştur." dediğin o günleri hatırla...
Yalnızdın. Mahsun ve mutsuzdun. Göğsün taşıdıklarını kime anlattıysan dinlemiyorlardı. Sesin duyulmuyordu. Dilsiz kalmıştın. Dildaş arıyordun. Dilhundun...
Göğsündekileri O biliyordu. Ve O'ndan başkasına açık değildi göğsün sakladıkları. Yalnız ve yetimdin. Daralan göğüs dünyanda bir buhran içindeydin. Buhar kaplamıştı her yanı. Etrafında olup biten hiçbir şeyi görmüyordun. Gözün menzili sıfıra dayanmıştı. Öyle ki kendini bile göremeyecek kadar pusa gömülmüştün. Kurtlar kokuna doğru gelirlerken sen onlardan bihaberdin...
Ama senden haberdar olan birileri vardı. Ve senin adımların takip ediyordu. Yalnızken, nefes alıp verirken, düş ve düşüncelerdeyken seninle birlikte ikinci kişi olan biri vardı. İşte onu hatırla. Hatırla, hani seni bu halden azat etmişti. Daralan ruhuna ve dünyana ferahlık vermişti. Göğsündeki mikropları bir anda rahmetiyle dumura uğratmıştı. O'nun rahmetiyle içindeki kurtçukları dışarı atmıştın. Etrafındaki kurtlar sana yaklaşmadan pus içinden berraklığa taşınmıştın. Hatırla ve hamd et. Hamdını hatırlatıcı ile yap. Kendine yapılanları anımsayarak inşirahı avuçlarına al ve dara düşenlere taşı...

iktibas



Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır. (İnşirah Suresi, 5-6)
eski 08.03.2007, 12:29 izdüşüm isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
hafi
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Amin.Allah c.c. razı olsun .
eski 09.03.2007, 08:46  
Alıntı ile Cevapla   #5
Üye
 
ateş dide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.02.2007
Mesajlar: 82


 
 
Teşekkür etti: 50
Teşekkür aldı: 16 konuda 31 kere
"O günlerde fark etmeyeceksiniz belki ama sonraki günlerde sizi ameliyat eden cerrahın kendi odasında
acınıza ağladığını, sızınızı aynıyla duyduğunu öğreneceksiniz. “İyi ki güvendim,iyi ki sevdim” diye bir kere daha sevineceksiniz.
Yunus’u “Sen dünya kokuyorsun!” diye kovalayan Taptuk, günlerce ağlamış, Yunus hasretinden âmâ olmuştu. Mevlana’yı bırakıp giden Şems, Şam sokaklarında nice günler acı ve elemle deli divane misali dolanmıştı."

Ahh bir de mızmızlanmasak.Hani ağladıkça yaralarımız acır ya.Belki susmak...Ne bileyim kardeşler.Benim canım tatlı.Ben ağrısız ameliyat isterim
Dua edin bana da cebren de olsa şu çılgın atı dindirecek terbiyeye muhatap olayım.Ya Cebbar..
__________________

Dilim Sana içtenlikle yakarırken,sözlerimden fazlasıyla anla beni.
Bensiz bırak,Sensiz bırakma beni..
eski 09.03.2007, 10:01 ateş dide isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.637 konuda 35.960 kere
Fırat, yazarı Mehmet DOĞRAMACI imiş, ekleyiver ablam altına
__________________
“Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 09.03.2007, 22:22 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
monaroza´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Fırat, yazarı Mehmet DOĞRAMACI imiş, ekleyiver ablam altına
iyi oldu bu sağolun.. güzelim yazı ALINTI diye gezinip duruyordu nette..
eski 09.03.2007, 22:32  
Alıntı ile Cevapla   #8
.........
 
iklimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.176


 
Yarışma Puanı: 800
Teşekkür etti: 3.562
Teşekkür aldı: 1.580 konuda 5.093 kere
Çok güzel bir paylaşım Allah razı olsun...


Hangisi daha zordur bilinmez(!)Sabır ile iyileşmek mi?Hamd ile iyileşmek mi?(diğer bir deyişle ağrısız tedavi mi?ağrılı tedavi mi?)
__________________
Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır
Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır
Takdir sahibi halimizi biliyor
Bizim tedbirimizin üstünde
Allah'ın(cc)tedbiri vardır...
eski 09.03.2007, 22:45 iklimya isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #9
iklimya isimli üye'ye teşekkür edenler
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.637 konuda 35.960 kere


Merak ettiğim yazıların başlığını ya da o şekilde bulamazsam, yazı içinden bazı yerleri Google'ye kopyalayıp aratıyor, buluyorum..

Bu konuya çok önem veririm ben Çünkü benim pek çok yazım da nette, ya başka isimlerle ya da alıntı diye dolaşıyor, yüreğime sahip çıkamıyorum diye kızıyorum
__________________
“Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 09.03.2007, 22:47 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #10
monaroza isimli üye'ye teşekkür edenler
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:35 .