Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 84 (18 Kayıtlı ve 66 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, beyza, bir lahza, DeRCan, gul555, hafsa, HAKKAKUL, HamS, HAvF & ReCa, kebirulcady06, rüya, Sakallı, siyahsancaktar, sofizade, tayyibe MafraK, monaroza


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Tasavvuf


Cevapla
 
Seçenekler
.........
 
iklimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.176


 
Yarışma Puanı: 800
Teşekkür etti: 3.562
Teşekkür aldı: 1.580 konuda 5.096 kere
Tasavvuf

Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri anlatıyor:


Akıllı bir zat ata binmiş gidiyordu. Yol üzerinde uyumakta olan bir adam gördü. Bu adamın ağzına doğru bir yılanın girmek üzere olduğunu gördü. Yılanı ürkütüp kaçırayım diye atını sürdü. Ama yetişemedi ve yılan adamın ağzından içeriye girdi. Atlı yapılacak tek işin adama hiçbir şey söylemeden yılanı çıkarmak olduğunu düşündü. Hemen atını ileriye sürdü. Uyumakta olan adama kamçısıyla öyle bir vurdu ki, adamcağız uyanır uyanmaz ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başladı.
Elma ağacının altına doğru koşmaya başladı. Atlı ha bire vuruyordu. Ağacın altında dökülmüş taze ve çürük elmalar vardı. Atlı adama:
—Çürük elmalardan ye dedi.
Adam korkuya kapılmış dehşete düşmüştü. O kadar çok çürük elma yedi ki çıkacak gibi oldu. Bu arada söylenmeye başladı.
—Emirim! Ben sana ne yaptım ki bana kahredersin? Şurada ne güzel uyuyordum, şiddetli kırbaçları ve çürük elmaları yemem bana reva mı? Benim sana bir düşmanlığım varsa öldür kurtulayım, bu kadar zulüm olmaz ki…
Daha sözlerini bitirmemişti ki, kamçı şiddetle inmeye başladı. Derken adam yeniden koşmaya v e elmaları yemeye başladı. Atlı adamın peşini bırakmadı, gece vaktine kadar onu koşturdu. Sonunda adamcağız yorgun düştü. Midesi çalkalana çalkalana yediği elmalar adeta çürük haline geldi ve kustu. Kapkara yılanda hortum gibi midesinden çıkıverdi.
Adam hayretle bir yılana birde atlıya bakakaldı. Yılanın kendinden çıktığını görünce atlının ayaklarına kapandı. O anda yediği kırbaçların acısını unutmuştu. Koşturmacanın yorgunluğu da gitmişti. Önceden,”seni gördüğüm saat ne kadar uğursuz vakitmiş. Senin yüzünü görmeyen kimseye ne mutlu! Diye düşünürken, şimdi şöyle diyordu:
—sen Allahu tealanın velisi misinki, Hızır(as) gibi imdadıma yetiştin. Ben uyurken ağzıma yılanın girdiğini nereden anladın? Onu çıkarmanın usulünü nereden öğrendin? Seni gördüğüm şuan, hayatımın en güzel vakti, ne mutlu bana!...böylece adam , bu atlı kişi ile ilk karşılaştığında pişman olmuştu ama sonuçtan memnun kaldı.(TAHİRUL MEVLEVİ)


MEVLANANIN ANLATTIĞI OLAYDA:


Uyuyan adam; kulluğundan gafil olan insana benzer. O,hak ve hakikati bilemiyor, bir gölgelik yer bulmuş habire uyuyor.
Yılan; nefsi emmareyi anlatır.
Atlı kişi; mürşid-i kâmili tarif eder. Mürşid, ilmiyle amel eden, Allahu Tealaya kulluk eden samimi bir mümindir. Yılanı nasıl çıkaracağını, nefsi emmareyi nasıl ıslah edeceğini mürşid bilir.
Çürümüş elmalar; dünya hayatında seyri süluk sırasındaki sıkıntıları, riyazet ve mücadeleyi temsil eder.
Kişinin nefsine boyun eğdirerek, isteklerine karşı koyması, nefsi istemeye istemeye Allahu Tealaya itaat ve ibadet etmesi, çürük elma yemek ile anlatılmaktadır. O ata binmiş emir, tatlı tatlı elmaları yemek varken neden çürük elmaları yedirdi. O adamın koşması bu uğurda yorulması ise seyru süluktur. İşte, mükâfatı cennet olan bu eğitimin adı TASAVVUFTUR.
__________________
Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır
Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır
Takdir sahibi halimizi biliyor
Bizim tedbirimizin üstünde
Allah'ın(cc)tedbiri vardır...
eski 27.06.2007, 14:33 iklimya isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
iklimya isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
.........
(Konuyu Başlatan)
 
iklimya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.09.2006
Mesajlar: 2.176


 
Yarışma Puanı: 800
Teşekkür etti: 3.562
Teşekkür aldı: 1.580 konuda 5.096 kere
Mevlana Celaleddin Rumi hazretleri şöyle diyor:

Ey insan!
Anne karnında yaşayan çocuğun bulunduğu hale bakarak, yaşadığı ortamı çok sevdiği gibi, sende dünyayı çok seviyorsun. Zannediyorsun ki bu dünya senin bildiğin kadarıyla senin nazarında mekânların en büyüğüdür. Onun için bu dünyayı terk etmek istemiyorsun.
Bilmiyorsun ki eğer sen dünyayı ve dünyalık her şeyi Allah’ın rızası doğrultusunda samimiyetinin bir göstergesi olarak baş tacı etmeyi kendi iraden ile bıraksan âlemlerin genişliğini görecek ve kulluğun zirvesine ereceksin. Bunun sonucu olarak dünyanın anne karnı kadar küçük olduğunu anlayacak ,dünyanın sana hakikatte zindan olduğunu bileceksin..
__________________
Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır
Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır
Takdir sahibi halimizi biliyor
Bizim tedbirimizin üstünde
Allah'ın(cc)tedbiri vardır...
eski 28.06.2007, 13:47 iklimya isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
iklimya isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Yeni Üye
 
KıRıK_DüŞLeR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 6


 
 
Teşekkür etti: 21
Teşekkür aldı: 5 konuda 11 kere
Ve Mevlana Celaleddin Rumi hazretleri diyor ki :
''Ey gönül ,bu fani dünyaya, bu toprak yurda neden bağlanıp kalmışsın?Bu ağıldan dışarıya çık.Çünkü ,sen can aleminin kuşusun.Sen naz aleminin sevgilisisin.Sen sır perdesi altında oturanlardansın.Bu fani yerde neden oturuyosun?Kendi alemine bir bak,suret alemine hapis olmaktan kurtul.Manalar çimenliğine sefer et.Sen kutsal alemin kuşusun.Ünsiyyet,dostluk meclisinin nedimisin.Sen bu değersiz yerde kalırsan,yazıklar olur.Bu cihanda hakiki mutluluk,devlet arama,bulamazsın.İki cihanın selametini ona kul olmaklığından iste.Aşk sözünü bırak.Zira o,bir geçit yoludur,bir köprüdür.Sen elinden geldiği kadar Allah'a kulluk et,iyi bir insan ol.Tebriz'in iftihar ettiği Şems'den ukba saadetini iste.Çünkü o,manaların ön safında,marifetler güneşidir.
eski 29.06.2007, 15:13 KıRıK_DüŞLeR isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
KıRıK_DüŞLeR isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:10 .