Bayrak
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 66 (12 Kayıtlı ve 54 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, DeRCan, koylu, lale, muhakematçı, okyanus, tere, tÜrkÜ, turab, ŞüHeDa root


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » AŞk AŞk NE DiYE SORUP DURANLARA!


Cevapla
 
Seçenekler
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.163


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.836
Teşekkür aldı: 4.397 konuda 20.588 kere
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
AŞk AŞk NE DiYE SORUP DURANLARA!

Züleyha öyle bir hale gelmişti ki, çörek otundan öd ağacına dek, her şeyin adı Yusuf idi ona göre. Yusuf'un adını başka adlarda gizlemişti. Mahremlerine de bu sırrı söylemişti.

'Mum ateşten yumuşadı' dese,
'sevgili bize alıştı, yüz verdi' demiş olurdu.

'Bakın ay doğdu' dese,
'O söğüt ağacı yeşerdi' dese...
'Yapraklar ne güzel oynamada' dese,
'çörek otu ne hoş yanmada' dese...
'Gül, bülbüle sır söyledi' dese,
'padişah, sevgilisine sır söyledi' dese...
'Bahtımız ne de kutlu' dese,
'kilimi, halıya çırpın' dese...
'sucu su getirdi' dese,
'güneş doğdu' dese...
'Dün gece bir tencere yemek pişirdiler, yemek pek de güzel pişti' dese...
'Ekmekler tatsız, tutsuz' dese,
'felek tersine dönüyor' dese...
'Başım ağrıyor' dese,
'başımın ağrısı geçti' dese... hep ayrı anlamları vardı bu sözlerin.

Birini övse onu/Yusuf'u överdi. Birinden şikayet etse, onun ayrılığını söylemiş olurdu.

Yüzbinlerce şeyin adını ansa, maksadı da Yusuf'tu onun, dileği de Yusuf...

Aç olsa, onun adını andı mı, o anda doyardı, o kadehte sarhoş olurdu.

Susuzluğu bile onun adını andı mı geçerdi. Yusuf'un adı gizli bir şerbet olmuştu ona.

Bir derdi olsa, o yüce adı andı mı, derdi hemencecik geçerdi.

Kışın o ad kürk olurdu ona...

Aşkta sevgilinin adı bunu yapar, bunu!...

mesnevi'den Doç. Dr. Dilaver GÜRER tercümesiyle...
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 05.10.2007, 12:48 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
ADMİN
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.415


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 22.276
Teşekkür aldı: 9.855 konuda 32.177 kere
Galib Dede ve "Efendim" dediği Mevlânâ’ya göre, neydeki yanık nağmeler aslında birer hava değil ateştir ve o ateşi tadmayanlar aşktan behremend olamazlar.

Aşk ateşi, kalpte hararetin artmasıyla tutuşan ve insanın bütün benliğini yangınlara veren değerli bir varlıktır ve gönlünde bu ateşi taşımayanlar hiç yaşamamış sayılsalar yeridir.

Nitekim tasavvufa göre insan ateşin sınavından geçerek arılık kazanır ve aslı nur olan melekler derecesine ancak ateşten sonra yükselir.

Ateş, şeytanın yaratıldığı madde olmak bakımından da insan nefsinin imrendiği bir varlıktır. O yüzdendir ki ham insan şeytanî konulara daha fazla meyleder, ama aşk ateşi ile yandıkça varlığındaki ateş ihtiyacını giderir ve Rahmanî’liğe yönelir, insan-ı kâmil olur.

Bu bakımdan ateş mahremdir, kalbimizde yaşar. Gizlidir, çünkü maddenin içinde ya potansiyel olarak veya cevher olarak mevcuttur. Alevleriyle oynamak isteyenlerden mutlak itaat ister, yaktıkça acı verir ama sonuçta mürebbiyeliğini de icra eder. Allah’ın Celal ve Cemal sıfatları gibi.

Cehennemin ateş fikriyle izahı belki de ateşin temizleyiciliği üzerine bina edilmiş bir düşüncenin sonucudur. Mademki kirli olanlar cennete giremez, o halde Allah da kullarını kirlerinden arıtmak için cehennemi yaratmıştır.

İbrahim’e karşı serin ve selamet olan (yani içinde yakmama vasfı da gizli olan) ateş, elbette O’nun emrine itaat için yakar ve bu yanış aşkın gereği bir yanış ise kişi dünyada cenneti yaşar.

Çünkü ateşin yandığı yer gönüldür ve şamanın ateşe tutkusu da, zerdüştün ateşi kavramak isteyişi de aslında gönlü ele geçirme gayretinden öte değildir.

Gönül ki içinde ateş yanar, sakın onu avuç içi kadar yürek ile ölçüp bir kandil sanmayınız... Gönül ki bir ülkedir ve yangın bir uçtan bir uca bütün kentleri yalayıp yutmaktadır.

İsterseniz bu yazıyı bir de ateş denizlerini gözünüzün önünden ayırmayarak okuyunuz; ta ki kendi yangınınızı ve ateşinizin cesametini görebilesiniz.


İskender Pala'dan
__________________

“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.."


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 06.10.2007, 20:09 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:30 .