Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 62 (17 Kayıtlı ve 45 Misafir) bulunmaktadır.
Admin ::
S.Mod ::
Mod ::
Yazarlar ::
İmtiyazlı Üye
Benim o kapıya gidişim , buhranlarımın son dereceye vardığı bir gece 'İnsan ve vazifesi' adlı eserden , başlangıcındaki duaları elim açıp Mevlaya göz yaşlarıyla okuduğum 10 - 15 sayfa , ardından yine o gece aylardır hasret kaldığım mışıl mışıl bir uyku ile ayların yorgunluğunun bir anda gidişi , eseri aldığım arkadaştan yazarı kimdir diye sorduğumda Mürşid-i Kamil dir deyişiyle 'Ehli Sünnetin Nazarı İtikadın Ölçüsüdür' adlı eserden okuttukları Mürşidi Kamil'in vasıflarının olduğu 2-3 sayfa hepsi bu... Bir anda kafamda çakan şimşek ; böyle bir insan olurmu , mümkünmü zira bizler acizane cami imamlarını görmüşüz hoca diye , peki bu vasıflar bir insanda olacakda ben hala durucam mümkünmü ? Görmek istedim ve Elhamdulillah gitmek nasib oldu ... Yolda ise yalvardım Mevlaya ; Rabbim , benim gibisini o kapı kabul edermi ? diye diye... gittik . Vardık ki herkeste tertemiz bir yüz , huzur dolu bir yer , insan nerdeyse tamamı ayakta geçen bir tren yolculuğundan sonra 2-3 saatlik bir uykuyla çakı gibi oluyor ... Kimi sorsam bumu diye yok diyorlar , derken içeri Allahın bir Arslanı giriyorki sesi adamın kalbinde gürlüyor . Namazdan sonra oturmuşuz etrafında ay gibi ortada O gelenlere bakıyor sırayla ... Baştan 3. yüm sıra bende , göz gözeyiz dimdik O bana ben O na ... Su ateş üstünde nekadar dayanır ? Ben cahil halimle yüzünde nur arıyorum O ise Üstaz Necip Fazıl misali Kaplan gibi bakıyor ... Derken içimde tuhaf bir gülme isteği , herkes edebli oturuyor ben se basıcam kahkahayı ... Dayanamadım eğdim başımı , hal geçince bidaha .... Sonuç aynı tekrar eğdim , geçti , tekrar aynı derken bir hüzün çöktü ki hayatım film şeridi gibi geçti gözümün önünden , kalmışım öylece ... Sonra baktım ki sıra başkasında ... Sonra gönül bağlılığı ama bir farkla ; gelirken ki yalvarışımın cevabı sanki , cümlesinin sonunda 'PEKİ bende kabul ettim' var... O zamanlar özel görüşme daha rahattı ve yanına özel görüşme için gittiğimde anladımki ben yaşamışım herşeyi amaaaa Allah Celle Celalühü dilerse halini dilediği kuluna bildiriyor. Bir cümle herşeyi özetledi ......... Sonrada ilerleyen günlerde aylarda kafamdaki şüphelerin cevabını aldım tek tek ... Gerisi Mürşidle bu abdi aciz arasında ... Benim gibisine iman kurtarma kapısı , çalışana Velayet kapısı ... Öyle gittim intisab ettim kurtuldum yokkk . Öyle mertebeyle falan işimde olmaz zira giderken kabul eder mi diyordu şu anda adım hala listesinde varmı acaba diyorum ... İnsan bu dünyada yanlız ama ahirette daha büyük bir yanlızlık tehlikesi var ; gerçekten Onları Cenab-ı Hakkın İlim sıfatını taşıdıkları için sevip onların rehberliğiyle Hakka teslim olmayı öğrenebilirsek müstesna ... Son olarak onlara olan ihtiyacı aklımda kalan şu hadis i şerif özetliyor 'Benim ümmetimin velileri beni israilin peygamberleri gibidir' ( hatalı yazdıysam düzeltin... )
Not : monoroza ablam burayada eklememi söyledi , ondan koydum , yanlış anlaşılmasın ...
Konu ESNEK52 tarafından (15.03.2008 Saat 12:00 ) değiştirilmiştir..
95 senesinin son aylarıydı.ıspartaya yüksekokulda okumak için gelmiştim.çeşitli vesilelerle önce namaz ardından tesettür nasip oldu elhamdülillah.ev arkadaşım tevafuk otobüste tanışmış ablamla bir program hazırlığındalarmış.oraya gidiyormuş tanışmışlar evini tarif etmiş bizim öğrenci evide yürüyerek 5 dk.bigün nasip oldu gittik elhamdülillah.bize sohbet verdi.ben kapanalı 2-3 gün olmuştu.o gün ordan çıkana kadar sürekli ağladım.ablam üstazı aramış teklif edeyim mi demiş.hocam üstazım,burası bir dükkan gibidir ihtiyacı olan varsa gelip ihtiyacını alır demiş.o sene ara ara ziyaretlerimiz devam etti.ben yeni olduğum için namazı tesettürü yeni yeni öğreniyorum tarikatı hiç kabul edemiyodum.1.sene bitmiş evlerimize tatile gitmiştik.gitmeden ablam bana hocamın sohbet ve tesettürde adab adlı kitabını hediye etmişti.evde okumak bayağı bir süre nasip olmadı.sonra okudum,okudum ama okudukça yere göğe sığamadım böyle bir alim olabilir mi bu zamanda diyordum.ısparta ya gidip ablamdan ders almalıydım.okulların açılmasına 15 gün vardı aileme bir bahane uydurup gittim.ama nasip olmadı.bana o günler zehir oldu.geçmek bilmedi.okul açıldı bir ay daha geçti.sonunda gittim çok şükür.ablamın peşinde geziyorum çok kalabalıktı o günde ablama söyledim ablam bişey demedi ben üzüldüm ama kararlıydım kapıdan kovsa bacadan girecektim.sürekli gözünün önünde durmaya çalışıyordum.en sonunda bana eliyle gel işareti yaptı.hemen fırladım önüne dizçöktüm.muhteşemdi.o senem çok güzel geçti.her hafta sonu antalyadaydık.maalesef o sene okul bitti.tekrar gitme imkanım olmadı.ailem bilmiyordu halada bilmezler.99 da evlendim.ondan sonra da nasip olmadı.ama hep yandım çok özledim.2002 de ablamın ve annemin ankaraya geldiğini duydum hemen gittim çok şükür.ozamandan bu sene geçtiğimiz eylüle kadar nasip olmadı.bu eylülde yine nasip oldu Allah a hamd olsun ama ben bu uzun uzun aralar yüzünden bir çok şeyi kaybettiğimi düşünüyorum.inşAllah Rabbime layık kul Peygamberime layık ümmet Mürşidime layık mürid olurum.dualarınızı bekliyorum inşAllah
Dediler ki; Peygamberlerin büyük şefaati vardır , en büyük şefaat Rasulullah Sallallahü Aleyli Ve Sellem indir , Ashabın Radıyallahü Teala Ecmail Büyük şefaatleri vardır , Mürşidlerin Alimlerin şefaati vardır .... Size şefaat edebilmem için bana yardımcı olun ... Allah Azze ve Celle mürşidin kalbine nazar eder , ( avuç içinde bir daire çizerek ) mürşidin kalbinde şukadar yer almak 1 sene nafile ibadetten daha hayırlıdır ....
........ (Hizmetin önemine işaret ettiler )
Konu ESNEK52 tarafından (19.05.2008 Saat 12:11 ) değiştirilmiştir..
Çok Güzel bir yazı içinde alınması gereken çok şey var.Teşekkürler
Yazı içerisinde geçen bir paragraf hakkında bir soru soracağım müsadenizle Firaset: karşındakinin yalan söylemediğini bilmekte ki kasıt acaba kısaca zatın batın arasındaki ilişkiyi karıştırmadan mı bakmak gerekir manası çıkıyor.