| | Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan | < | 1 | 2 | 3 | > | |  |
| | Tecrübeli Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 21.09.2007 Nerden: Almanya
Mesajlar: 182
Yarışma Puanı: 430 Teşekkür etti: 877
Teşekkür aldı: 161 konuda 561 kere
| "tasavvuf Bahceleri-üstad Necip Fazil Kisakürek" KERAMET "Veliden zuhur eden keramet,
tabi olunan peygamberin mucizesidir." "Ihtiyarsizca meydana gelenlerden keramet sahibi
öylesine ürperir, mahcub olur ki, bir kadinin,
halk arasinda hayizli camasirinin apacik gösterilmesinden
utandigi kadar, o da arkadaslari arasinda o derece utanir ve
nefsini gizlemeye cebreder."
Konu Ebu-zer tarafından (25.02.2008 Saat 11:24 ) değiştirilmiştir..
| 
25.02.2008, 11:21
| |
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Tecrübeli Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 21.09.2007 Nerden: Almanya
Mesajlar: 182
Yarışma Puanı: 430 Teşekkür etti: 877
Teşekkür aldı: 161 konuda 561 kere
| "cile`den Tasavvufi Siirler"-üstad Necip Fazil Kisakürek
SONSUZLUK KERVANI Sonsuzluk Kervani, "pesinizde ben",
Üc ayakla seken topal köpeyim!"
Bastiniginiz yeri tas tas öpeyim.
Bir kirinti yeter, kereminizden!
Sonsuzluk Kervani, pesinizde ben...
Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller...
Ufuk, önlerinde bayrak kulesi.
Bu gidenler, Altun Kol Silsilesi;
Ölcüden, ahenkten daha güzeller.
Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller...
Sonsuzluk Kervani, istemem azat!
Köleniz olmakmis, gercek hürriyet.
Ölmezi bulmaksa biricik niyet;
Bastiginiz yerde ebedi hasat.
Sonsuzluk Kervani, istemem azat.
ÜSTAD NECIP FAZIL KISAKÜREK (RAHIMEHULLAH)
(1952)
Konu Ebu-zer tarafından (25.02.2008 Saat 11:57 ) değiştirilmiştir..
| 
25.02.2008, 11:37
| |
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Tecrübeli Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 21.09.2007 Nerden: Almanya
Mesajlar: 182
Yarışma Puanı: 430 Teşekkür etti: 877
Teşekkür aldı: 161 konuda 561 kere
| "cile´den Tasavvufi Siirler"-üstad Necip Fazil Kisakürek- MANSUR Mercan mercan, ucuk dudaginda kan,
Inci inci, soluk sakaginda ter.
Ne bas yedi, ne kan icti bu meydan!
Bu meydan asiktan canini ister.
Tatliydi akrebin sana kiskaci,
Aciya acida buldun ilaci;
Diyordun, geldikce üstüste aci:
Bir azap isterim bundan da beter.
Sana tas attilar, sen gülümsedin,
Dervisin bir cicek atti, inledin,
Bagrimi delmeye tas yetmez dedin,
Halden anlayanin bir gülü yeter!...
ÜSTAD NECIP FAZIL KISAKÜREK (RAHIMEHULLAH)
(1930)
| 
25.02.2008, 11:47
| |
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | ADMİN
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 13.449
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490 Teşekkür etti: 22.351
Teşekkür aldı: 9.888 konuda 32.301 kere
| Çok severim şu dizeleri ya, sağolasın kardeşim Sana tas attilar, sen gülümsedin, Dervisin bir cicek atti, inledin, Bagrimi delmeye tas yetmez dedin, Halden anlayanin bir gülü yeter!... | 
25.02.2008, 11:52
| |
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 23.11.2007 Nerden: değil... NEREYE....
Mesajlar: 905
Yarışma Puanı: 170 Teşekkür etti: 1.691
Teşekkür aldı: 880 konuda 4.029 kere
| Ebu-zer kardeş..
Ellerine sağlık..
N.F.Kısakürek hocanın yazılarının üstüne diyecek yoktur zaten..
__________________ sevdasız olmaz...
çilesiz olmaz...
ümitsiz olmaz...
yarasız olmaz... | 
25.02.2008, 12:00
| |
hiranur isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| | | Tecrübeli Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 21.09.2007 Nerden: Almanya
Mesajlar: 182
Yarışma Puanı: 430 Teşekkür etti: 877
Teşekkür aldı: 161 konuda 561 kere
| "resahattan Inciler" SEYH SAFIYÜDDIN HAZRETLERININ: "Bicare Safi, sen tek ayagi yanmis bir köpeksin ki,
Üc ayaginla o sanli kervanin ardinda kosmaktasin"
diye anlattigi gercek hayat kahramaninin arkasinda,
ben de Seyh Safi`den sonra gelen köpegim...
"YAR HERDEM SANA NAZAR EYLER,
SENI GAFIL GÖRÜP GÜZAR EYLER."
IKTIBAS: Resahat-i Serifin önsözü | 
25.02.2008, 12:07
| |
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Tecrübeli Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 21.09.2007 Nerden: Almanya
Mesajlar: 182
Yarışma Puanı: 430 Teşekkür etti: 877
Teşekkür aldı: 161 konuda 561 kere
| "hesaplasma"-üstad Necip Fazil Kisakürek- Meshur Ibrahim Ethem`e, tacini, tahtini, servetini,
her seyini ALLAH ugrunda feda eden adama, Sakik-i Belhi su suali soruyor :
"Siz sükür mevzuunda ne yaparsiniz?"
Gayet dogru bir cevap aliyor:
"Bulunca sükrederiz, bulamayanci sabrederiz."
Sakik-i Belhi:
"Horasanin köpekleri de böyle yapar." diyor.
"Ya siz ne yaparsiniz?"
Dikkat edin;
bulunca sükrederiz, bulamayinca sabrederiz degil...
"Bulunca dagitiriz, bulamayinca sükrederiz!" Su ahlak ve anlayisin hakim oldugu
cemiyet manzarasini düsünün...
Hesaplasma-Üstad Necip Fazil Kisakürek (rahimehullah) | 
25.02.2008, 12:37
| |
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | Mukallid
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.329
Yarışma Puanı: 900 Teşekkür etti: 4.488
Teşekkür aldı: 1.277 konuda 5.637 kere
| Allahu Teala razı olsun Muhterem.
Faydalanıyoruz vesilenizle Elhamdulillah. | 
25.02.2008, 12:40
| |
Dagistan isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Şeref Üyesi
Üyelik tarihi: 10.12.2007
Mesajlar: 485
Yarışma Puanı: 140 Teşekkür etti: 8.911
Teşekkür aldı: 456 konuda 1.771 kere
| Allah razı olsun. devamının gelmesi dileğiyle.
__________________ Taş yeşermez, geçmiş olsada nevbahar
Toprak olda bak, nasıl güller açar
Taş gibi idin çok gönül kırdın! Yeter!
Toprak ol, üstünde hoş güller biter.
Hz. Mevlana | 
25.02.2008, 13:08
| |
nurgül isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Tecrübeli Üye (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 21.09.2007 Nerden: Almanya
Mesajlar: 182
Yarışma Puanı: 430 Teşekkür etti: 877
Teşekkür aldı: 161 konuda 561 kere
| "rutbetü`l Hayat/hayat Nedir- Hace Yusuf-i Hemedani- "Hace yusuf demistir ki, eger Mansuru-i hallac marifeti
hakkiyla bilseydi Ene`l Hak yerine Ene`l turab (ben topragim) derdi."
"Seyh Muhyiddin ibn-i Arabi eserlerinden birinde diyor ki:
602 senesinde Seyh Evhaduddin Kirmani
Konya`da benim evimdeydi. Söyle anlatti:
Bizim memlekette,
60 yildan fazla seyhlik ve irsad seccadesinde oturmus
Hace Yusuf Hemedani adinda bir Seyh vardi.
Birgün tekkesindeyken gönlüne disari cikma düsüncesi geldi.
Oysa Cuma günü haricinde disari cikmak adeti degildi.
Ama bu düsünce ve istek kendisine agir basti.
Nereye gidecegini bilmiyordu.
Bir merkebe bindi ve Hak Teala nereye dilerse oraya götürsün
diye merkebin basini saldi.
Merkep onu sehirden cikardi,
cöle girip harabe halindeki bir mescide götürdü ve durdu.
Seyh asagi inip mescide girdi.
Burada basini iceriye cekmis bir kisi vardi.
Bir müddet sonra basini yukari kaldirdi, heybetli bir gencti. -"Ey Yusuf! Bana bir mesele problem oldu", dedi ve anlatti.
Seyh o konuyu acikladi, sonra söyle dedi:
-"Ey ogul! Bir sorunun oldugu zaman sehre gel, bana sor,
beni bunca mesakkate sokma.
Genc ona bakip söyle sdedi:
-"Bir sorunum oldugu zaman, her tas bana senin gibi bir Yusuf`tur."
Seyh Muhyiddin Ibn-i Arabi söyle diyor:
"Buradan anladim ki sadik mürid, sidk ve samimiyetiyle seyhi kendine dogru hareket ettirebilir."
(mütercimin önsözü)
Konu Ebu-zer tarafından (25.02.2008 Saat 14:08 ) değiştirilmiştir..
| 
25.02.2008, 14:04
| |
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür edenler
| |  | | Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan | < | 1 | 2 | 3 | > | | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:36 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |