Bayrak
6 Recep 1429
09 Temmuz 2008, Çarşamba
6 Recep 1429
09 Temmuz 2008, Çarşamba
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 45 (8 Kayıtlı ve 37 Misafir) bulunmaktadır.

Online  adımmaviş, DuaLar, hafsa, sen@, su misali mesutizm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Tasavvuf Nedir?


Cevapla
 
Seçenekler
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 161 konuda 569 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
"resahat-i Serif`den Inciler"

MEVLANA ALI BIN HÜSEYIN BIL MARUF SEYH SAFI
(KUDDISE SIRREHU)


1) — Nakşi taifesi, haddinden fazla meşgul bir taifedir.
Zira bu daire -dünya- içinde başları pergel gibi iş üstündedir.
(Daima hizmet üzerine eğilmektedir.)

2) — Hepsi tek bir dairenin merkezi etrafında toplanmışlardır.
Yine top-yekün bir pergelin deveranından
-kaderin tasarruflarından- haberdardır`lar.

3) — Onlar, (kalpler üzerinde) nakış yapanlardır.
Fakat her nakşa bağlı değildirler.
Çok ma´rifetli oldukları için her lahza başka bir nakış ele alırlar.

4) — Her an Bukalemunvari başka bir renktedirler.
-Sık sık manevi hal ve makamları değişir-
Yalnız garip olanı şudur ki, her iki cihanın renginden nefret ederler.
( Çalışmaları, ne dünyayı amaçlıyor. Ne de ahireti,
sadece Rıza-i ilahîyi kazanmak gayesiyledir.)

5) — Her ne kadar zahirde avam ve düşman gibidirlerse,
bâtında ve manâda havas ve dostturlar.

6) — Aslında Nil nehrinin suyu gibidirler.
Kıptî´nin ağzında ise, kana dönerler. Çan gibi hafiftirler.
Hz. İsa´nın merkebi
(merkep karakterli kimseler) üzerinde ise yüktürler, ağırdırlar.

7) — Her ne kadar cilalanmış ayna gibidirlerse de
fakat Habeşliler -kötü insanlar- için pastırlar.
Gerçi İbrahim Halil´in bahçesidirler.
Fakat odun gibi kimseleri de ateşvarî yakarlar.

8) — Entariyi giyerken ehl-i beytin gidiş ve tarzlarını hatırlatırlar.
Riyakârlar gibi mavi hırka giymezler.

9) — Bu zeki insanların prensipleri, kendilerini gizleyip belli etmemekdir.
Onlar settar -setr edici- olan Allah´ın sıfatlan ile muttasıftırlar.

10) — Bu mevhum çokluğu koyu vahdette gizlemek istedikleri içindir ki,
Allah´dan mağfiret taleb etmektedirler.

11) — Varlıkların çokluğu onlara bir te´sir yapamaz
-vahdetten saptırmaz-.
Çünkü onlar, kendilerini bu varlıkların menşeine -Allah´a- bağlamışlardır.
Rabtetmişlerdir.

12) — Soluklara değer verip boş yere harcamamak,
bu şahlar gibilerin huyudur.
Kendi nefeslerinin bekçiliğini yapmalarına rağmen iyi padişahlardırlar.

13) — Sustukları vakit, misk göbeği gibidirler
-Her tarafa güzel kokular yayarlar-
Konuştukları zaman da yüz eczacının canını beslerler.

14) — Suskundurlar,
fakat konuşunca papağan kuşu gibi
hep tatlı hareketli ve tatlı- sözlü olurlar.

15) — Yıldızlar gibi hepsinin halveti, topluluktadır.
-Topluluk içinde iken Hak´la beraberdirler-
Vehakeza her meclisin mumu ve her pazarın
-her hareketin- süsüdürler.

16) — Seyahatları vatan dahilindedir.
Tıpkı hâle içinde oturmakta olan ay gibi.
Bedenen durmakta olmalarına rağmen,
yürekleri i´tibarı ile sa´y ve harekettedirler.

17) — Bu hızlı yürüyenlerin durumu,
baş döndürücü bir hızla hareket etmesine rağmen
yerinde sabit sandığın dağların -yerin- durumuna benzer.
Demek yürekleri dönük kimseler bu zatları da kendileri gibi dönük sanırlar.

18) — Ehlüllâh, aşk kâbesine doğru yol alan bir kafiledir.
O kafileye kumandanlık edenler de.
Bu kahraman nakşîlerdir.

19) — Nakşiler dünya matemhânesinde konakladıkları halde
dokuz mavi perdeden -dokuz kat gökten-
daha yüksek çadırlar kuranlardır.

20) — Her birisi cihan alanında birer emniyet şeddi, teminatıdır.
Bir dağ kadar büyük bir tenkide bile,
bir saman çöpü kadar değer vermezler.

21) — Onlar safvet ve iyilik denizinde dosdoğru yüzen balıklardır.
Nehir kenarında eğri büğrü yürüyen yengeçler gibi değildirler.

22) — Bu zatlar,
aşka susamış kimselerin dudağında cana can katan aşk şarabıdırlar.
Vesveseli insanların elinde ise, avuçta sıkılan altınlardır.

23) — Tertemiz gözlere sahiptirler.
Hatta, saf ve temiz gözlerin nurlarıdırlar.
Dindarların önderi, dinin de tacıdırlar.

24) — Bu dünyada Çenab-ı Hakkın mahbublarıdırlar.
Fakat Mansur-u Hallaç gibi kavgayı da istemezler.

25) — Ma´rifet hurması onlara vücut ağacından yetişir.
Ey rabbim, bu taife ne kadar şanslı bir taifedir.

26 - 27) — Mevlana Çelâleddin-i Rumi´nin baha biçilmez gazellerinden
her bilginin hayranlık duyduğu yedi tane beyti,
bu kasideye dere ediyorum.
Zira o yüce insanların medhinde söylenen bu sözler,
Ülker kümesi kadar şereflidir.

28) — Kulağını sedef gibi aç ve tertemiz bulunan yüreğinde
bu gazele yer ver.
Çünkü yetkililer bu gazeli,
bir inci dizisinden farksız görmektedirler.

29) — Düşün!
Bu dünyada iki, üç tane yankesici (kalpleri "çalanlar) var ki.
Ma´rifetleri ile ay´ın külahını başından alırlar.
(Çok çetin işler başarırlar.)

30) — Zahirde sarhoş, gerçekte kalpleri uyanık iki,
üç tane kurnazdırlar ki, feleği dahi bir kavga ile döndürürler.

31) — Maddî cesettedirler, fakat maddeye düşmandırlar.
Dünyada yaşadıkları halde, her iki cihanla da alâkaları yoktur.

32) — Canların da talip olduğu o perdeli sevgilinin aşıkıdırlar.
Onun güzel gözleri gibi, mest ve gaddardırlar.

33) — işret meclisinin reisidirler fakat sen baş vermedikçe
onlar sana sır vermezler.
Şarap sunanlardır.
Yalnız üzüm sıkmazlar.

34) — (Madde o kadar onlara musahhar ve muti´dir ki)
avuçlarına toprak alsalar, sarı altına döner.
Geceleyin arpa da ekseler, gündüzün buğday biçecekler.

35) — Yiğitlik gösterip onların sohbetleri sayesinde insan ol.
Zira gerçek insan bunlardır.
Geriye kalanlar ise, insanları yiyenlerdir.

36) — Ey Safi! (Müellifti lakabıdır.) Sen insanlığı onlardan öğren.
Zira onlar basiret sahiplerinin göz bebeğidirler.

37) — Eğer şu göz bebeğinin nuru kimdir diye sorsan;
el-cevap: Ariflerin himmet bekledikleri zattır.

38) — Ülkelerin ma´nevî önderi ve dünyanın şahı
efendimiz Ubeydüllah-ı Ahrar´dır ki,
onun umumî lütfünden her canlı faydalanmaktadır.

39) — O, tevhîd âleminde öylesine bir güneştir ki,
bütün kâinat zerreleri onun penceresinden nur almaktadır.

40) — O, hür insanlar topluluğunun efendisidir.
Dünya hükümdarları, onun kapısında kul ve hizmetçidirler.

41) — Ey dinin hamisi!
Sen arzu ve istekler hususunda öyle bir kıblesin ki halk,
gayr-ı ihtiyarî olarak her taraftan ona yönelmektedir.

42) — Köle olsun, hür olsun bu yoldakilerin tümü, senin vefalı kullarındır.

43) — Başlarını senin emirlerinin ipinden çıkaran cahiller, ahmaklık merasında
bulunan yularsız merkeplerdir.


44) — (Seni dinlemeyen cahiller)
kimi zaman dalalet sahrasının dibine düşmüşlerdir.
Kimi zaman da, talihsizlik çölünde şaşırıp kalmışlardır.

45) — Senin ihsanından mahrum yaşayan bayağı kimseler,
deniz kıyısında ciğeri susamış «balıkçıl» kuşu´na benzerler.
(Arapçada adı «malikül hazinidir.
Cahiz´in anlattığına göre, bu kuş devamlı olarak sulara,
nehirlere ve kaynaklara yakın yerlere konar.
Suların kuruduğunu görünce son derece kederlenir, üzülür.
Bazen de azalmasın diye, su içmez olur.
Tabii ki bu süre uzayınca beyinsiz kuşta susuzluktan ölür.)

46) — Baygınların sana devamlı bir incizabı vardır.
Senin oltanın çengel iğnesine takılmış bulunan aşklar,
balık gibi ızdırap çekmektedirler.

47-48) — Ben senin denizinin balığıyım.
Aynı zamanda senin medh-ü senalarınla doluyum.
Tıpkı ağzına kadar değerli incilerle dolu bulunan sedefler gibi.

49) — Senin denizinde boğulan kimsenin şeref ve i´tibarı, artmaktadır.
Sahilde kalanlar ise inci kabuğunun kırıntıları gibi değersizdirler.

50) — Bu ferah denizinde «safi», ebediyen gark olsun.
Umarım onu, hiç bir vakit bu denizden çıkarmazlar.


Kaside ( Reşahat´den alınmıştır. İslâmı Araştırmalar - Sadreddin Yüksel . 1983 Bşk. Sh. 352 - 356.)
eski 28.02.2008, 02:00 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #21
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 161 konuda 569 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
"resahat-i Seriften Inciler"

...Buyurdular:

-Bir kimse öncelerin ve sonralarin bütün ilimlerini

nefsinde toplasa son aninda onlardan hic bir fayda bulamaz.

Ta ki, huzur hali ve ALLAH`i bilme duygusu

kendisinde yer etsin...


...Buyurdular:

-"HACEGAN" yolunda,

ruhunda en kücük bir korku ve cesni bulunan her fert,

sahabete ermistir.

Böyle olup ta tarikate kabul edilmemis pek az kimse gördüm.

Bu yolun basindakiler,

baska yollardakilerin nihayet noktasinda bulunanlara denktir.

Bu yola kabul edilenlerin,

nefs ve havasina ne kadar kapilirsa kapilsinlar,

terk edildikleri nadir görülmüstür.

Onu, daireden disariya kaydikca orta yere cekerler.


...Buyurdular:

-Icinde ask aciligi olmayanlara bu yol haramdir.


...Dediler:

-Yine Mevlana Hamus hazretlerinden isittim:

"Seriat, tarikat ve hakikati her isde takip etmek mümkündür.

Mesela yalan yasagi maglum...

Bir insan dilini ondan korumaya basaracak olursa,

bu, seriattir.

Ama mümkündür ki, kalbinde yalana bir meyl kalsin...

Onu da koruyabildi mi, tarikat meydana gelir.

Fakat ne dilinden, ne gönlünden,

ne arzusuyla, ne de arzusuz, yalan gelmeyecek,

yani insanda yalana mecal kalmayacak olursa,

bu da hakikat mertebesini ifade eder."

Mevlana hazretlerinin bu sözleri ne kadar övülse azdir.

Konu Ebu-zer tarafından (28.02.2008 Saat 18:07 ) değiştirilmiştir..
eski 28.02.2008, 18:05 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #22
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 161 konuda 569 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
"resahat-i Seriften Inciler"

"Sende SAH-I NAKSIBEND hazretlerinden bir nisbet ve keyfiyet meydana gelse

ve ondan sonra baska bir büyügün sohbetinden de ayni hal ve zevki alsan

HACE BAHAEDDIN hazretlerini birakir misin?

Bunun cevabi sudur ki,

o nisbetten nerede ve hangi vesileyle bir pay elde etsen onun

SAH-I NAKSIBEND
´ten geldigini bilmen icap eder.

Kutbeddin Haydar müridlerinden biri Sehabüddin Sühraverdi`ye gidiyor.

Karni acikmistir.

Yüzünü seyhinin köyü istikametine döndürüp icinden:

"Allah icin bir sey, Ya Kutbeddin Haydar!" diye medet istiyor.

Seyh Sühraverdi onun bu halini kesfediyor

ve derhal önüne yemek getirilmesi emrediyor.

Mürid karnini doyurduktan sonra,

ayni istikamete yöneliyor ve bu defa acikca,

"tesekkür ederim, Ya Kutbeddin Haydar,

sen bizi hicbir yerde yoksun birakmazsin!" diye hitap ediyor.

Yemek hizmetini gören sahis bunu seyhe anlatiyor:

"Sizin yemeginizi yiyor da kendi seyhine tesekkür ediyor!"

Seyh Sühraverdi buyuruyor ki:

"Müridligi bu adamdan ögrenin!

Bir insan nerde bir kiymet ve fayda gecirse onu seyhinden buldugu kanaatini

asla kaybetmemelidir!"
eski 02.03.2008, 10:08 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #23
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 161 konuda 569 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
"resahat-i Seriften Inciler"

[size="3"]TASAVVUFUN tarifi mevzuunda dediler ki:


-Bu tarifi Seyh Ebu Said Ebulhayr yapmistir:

"Simdiye kadar yediyüz veli TASAVVUFUN tarifinde türlü sözler

söylemislerdir.

Bütün bu sözlerin özü su noktada toplanabilir:


TASAVVUF, vakti, en degerli olan seye sarfetmektir."



ZIKIR


-Gönlünü ALLAH`a vermis olanin zikre ihtiyaci yoktur.

Zira zikirden murad

bu nisbetin meydana gelmesi ve gizli muhabbetin ortaya cikmasidir.

Dava, Harflerden, (ha) ve (hu)lardan kurtularak yari anmaktir.



HAS IDRAK:

-"Dava teveccüh ve murakabede degildir.

Dava, bütün isleri bir gayeye baglayip

her seyde has ve hususi bir anlayis sahibi olmaktadir."

Konu Ebu-zer tarafından (02.03.2008 Saat 10:27 ) değiştirilmiştir..
eski 02.03.2008, 10:24 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #24
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 161 konuda 569 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
TASAVVUF NEDIR? -Dr.Dilaver Selvi-


TASAVVUF yolunun büyüklerinden

Cüneyd-i Bagdadi Hazretlerinin

su sözü ne kadarda anlamlidir...!!!


"Biz TASAVVUFU ondan bundan nakil

ve kuru laf ile elde etmedik.

Ona ALLAH icin aclik cekerek,

dünyalik isteklere ragbeti terk ederek

ve sevip alistigimiz seylerden uzaklasarak

sahip olduk."


Mesleginiz nedir diye soranlara veliler,

mürsidler su cevabi verirler:

GEL, GIR, GÖR, TAT, ANLA!!!


Iktibas: Kaynaklariyla Tasavvuf 1-2: Dr. Dilaver Selvi

Konu Ebu-zer tarafından (25.03.2008 Saat 12:27 ) değiştirilmiştir..
eski 25.03.2008, 12:21 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #25
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
fey-i zeval
 
azadeyim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.06.2008
Mesajlar: 1.624


 
Yarışma Puanı: 160
Teşekkür etti: 276
Teşekkür aldı: 148 konuda 648 kere
sizlerin vesilesiyle detayları ile öğreniyoruz inş...
Allah razı olsun
__________________
Neylesin can âlemde yok ise canan...
eski 25.03.2008, 12:30 azadeyim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #26
azadeyim isimli üye'ye teşekkür edenler
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 161 konuda 569 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Allah razi olsun cümlemizden...

Ya ben Dr. Dilaver Selvinin Kuran Ve Tasavvud diye sule yayinlari tarafindan yayinlasmis eserini ariyorum. Bulan, gören haber ederse sevinirim.
Sule yayinlarina gittim ancak kimseyi bulamadim...
eski 25.03.2008, 12:35 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #27
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür edenler
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 161 konuda 569 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
"Bir Dervisin Seyir Defteri -Mustafa Özdamar-

... Bu konuda benim kendi gözlemlerime dayali pek cok enfes canli tablolar var.

Hep sasirmisimdir insanin kizdiklarina hakret olsun diye "hayvan!" demesine...

Hayvanlar o kadar sadakat sahibi ve bir yerde bizden coook daha hasas yaratik

var midir?

Bir insana "köpek" derken köpegi hakir görmenin dayanagi nedir?

Köpek kendisine sunulan bir tek lokmanin hatirini, ömrü boyunca unutmayan bir

yaratiktir.

Kedilerin nakör sanilmasi yanlistir.

Kedi kendisine ikram edilen yiyecegin asil sahibinin bilincine vardigi icin,

gerektiginde kendisine ikramda bulunana bile sertlesip tirmalayabilmektedir.

Belki garip ve cok gizemli ama, cok keskin bir bilinctir bu.



Not: Bu kitabi mutlaka okumanizi acizane tavsiye ediyorum, gercekten müthis tespitler, nükteler vs. var... Insaallah bir tutam gül icerisinden derleyip sunariz nasipse sizlere....
eski 25.03.2008, 12:57 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #28
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Üye
 
yolcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 47


 
Yarışma Puanı: 330
Teşekkür etti: 100
Teşekkür aldı: 44 konuda 167 kere
Heyetinde zit hakikatleri birlestiren insan, tasavvuf yoluna girip de, ruhun hakikatine uygun zikirle mesgul olunca,

"kim birseyi severse, onu cok anar"

ve "kim bir seyi cok anarsa, onu daha cok sever"

ölcüsüne göre, ALLAH lafzi ve TEVHID kelimesinin alti latifesi üzerinde, hayal yoluyla gidip gelisinden, ilahi ask ve muhabbet hissine yükselir.

Bu ask ve muhabbeti arttiran Ilahi zikir, ALLAH`in emrinden olup insana nefhedilmis bulunan ruha da kuvvet verir ki, böylece ruh, tesekkülüne aldigi beseri aliskanliklari terketmek suretiyle, unsurlarin, yani kesafetin geregi olan katilik ve siddet, zayif düser; böylece de ulvi hakikat galip ve süfli hakikat büsbütün maglup olur.



Rabbim razı olsun, çok güzel paylaşımdı.
__________________
"Leyla'nın güzelliğine Mecnun'un gözüyle bakmalısın ki ancak onu sevmenin sırrı sana ayan olsun. O ilahi sırra eresin."
eski 05.07.2008, 16:04 yolcu isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #29
yolcu isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Hakkperest
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.411 konuda 20.728 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
bir eren demişti ki:

tasavvufa dair söz ile anlatılan ne varsa hepsi bu yolu sevdirmek için kurgulanmış kelimelerden oluşur. tasavvuf ise yaşamak ile tahsil olunur.
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 05.07.2008, 16:14 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #30
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür edenler
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:22 .