|  |
| | Bitik..
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Mesajlar: 233
Yarışma Puanı: 1640 Teşekkür etti: 208
Teşekkür aldı: 223 konuda 1.144 kere
| (Şeytan!) Sen kimsin ki senden Allah'a sığınayım! Yakîn makamları ve onları bir araya getiren yakîn nuru, bir şehri kuşatan surlara ve kalelere benzer. Surlar nurlardır, kaleler ise kalp şehrini kuşatan yakîn makamlardır. Kimin kalbini yakîninin suru kuştamışsa ve kalelere benzeyen nur surları olan makamları düzgün ve sağlamsa ne şeytan ona yol bulabilir ne de onun evinde mola verebilir.
Yüce Allah'ın şu kavlini duymadın mı? ''Şurası muhakkak ki, Benim kullarım üzerinde, senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.'' (İsrâ, 65)
Çünkü onlar Bana olan kulluklarını düzeltmiş ve sağlamlaştırmışlar, verdiğim hükümlere itiraz etmemişler ve onlar hakkında aldığım tedbire karşı çıkıp müdahale etmemişlerdir. Tam aksine Bana tevekkül edip dayanmışlar ve Bana teslim olmuşlardır. İşte bu sebeple Hak Teâlâ onları kendi koruması, yardımı ve himâyesi altına almıştır. Onlar da bütün himmet ve gayretlerini O'na yöneltmişler, Allah da başkalarına karşı onlara yetmiştir.
Bir ârife; ''Şeytanla nasıl mücâhede ediyorsun?'' diye sorulunca şöyle cevap vermiş: ''Şeytanın nesi var ki? Biz bütün himmet ve gayretimizi yüce Allah'ın yolunda sarfettik. O da başkalarına karşı bize yetti!'' Devam edecek inşaAllahû Teâlâ... | 
10.03.2008, 09:48
| |
TevekkuL isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Bitik.. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Mesajlar: 233
Yarışma Puanı: 1640 Teşekkür etti: 208
Teşekkür aldı: 223 konuda 1.144 kere
| Şeyh Ebu'l-Abbâs Hazretlerinin şöyle dediğini duydum: ''Yüce Allah 'Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır. Siz de onu düşman edinin.' buyurduğunda, bazıları bu hitaptan Allah'ın kendilerinden şeytana düşman olmalarını istediğini sanarak bütün gayretlerini ona düşman olmaya sarfettiler. Bu da onları sevgilinin muhabbetinden alıkoydu. Bazıları da bu âyetten şeytanın kendilerinin düşmanı ve Allah'ın da sevgilileri olduğunu anlayarak O'nun muhabbetiyle meşgul oldular. Allah'da başkalarına karşı onlara yetti.''
Sonra da yukarıda geçen hikâyeyi nakletti. Eğer şeytandan korunmak isterlerse bunu Allah onlara emrettiği için yaparlar. Yoksa Allah'tan başkasının O'nun yanında bir hükmü olduğunu gördüklerinden dolayı bunu yapmazlar. Onlar nasıl olur da Allah'ın şöyle buyurduğunu işittikleri halde, Allah'tan başkasının O'nun yanında bir hükmü olduğuna inanabilirler: ''Hüküm Allah'tan başkasının değildir. O da kendisinden başkasına ibâdet etmemenizi emretmiştir.'' (Yusuf, 40) ''Hiç kuşkusuz şeytanın hilesi zayıftır.'' (Nisâ, 76) ''Şurası muhakkak ki, Benim kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır.'' (İsrâ, 65) ''Gerçek şu ki onun iman edenler ve yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde hiçbir hâkimiyeti yoktur.'' (Nahl, 99) ''Kim Allah'a güvenip dayanırsa O kendisine yeter.'' (Talâk, 3) ''Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.'' (Bakara, 257) ''Müminlere yardım etemk de Bize hak olmuştur.'' (Rûm, 47)
Bu ve benzeri âyetler mümin kalplerin azığıdır. Onların zaferi apaçık zaferdir. Eğer şeytandan korunmak isterlerse bunu Allah'ın emrinden dolayı yaparlar. Eğer iman nuruyla şeytana üstün gelirlerse Allah onlara yardım ettiği içindir. Şeytanın hilesinden esenlikte olmuşlarsa Allah'ın desteği ve lütfundandır. Devam edecek inşaAllah... | 
10.03.2008, 09:51
| |
TevekkuL isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Bitik.. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Mesajlar: 233
Yarışma Puanı: 1640 Teşekkür etti: 208
Teşekkür aldı: 223 konuda 1.144 kere
| Şeyh Ebu'l-Hasen Hazretleri şöyle buyurdu:
''Yolculuğum sırasında bir adamla karşılaştım. Bana bazı tavsiyelerde bulundu ve şöyle dedi: İşlerinde kişiye 'Allah'tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur' sözünden daha büyük bir yardımcı ve Allah'a firar etmek ve O'na sığınmaktan daha güzel bir destekçi yoktur. 'Kim Allah'a sarılırsa, şüphesiz ki o doğru yola iletilmiş olur.' (Âl-i İmrân, 101)
Sonra adam şöyle devam etti: Allah'ın adıyla. Allah'a firar ettim, Allah'a sığındım, Allah'tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur, Allah'tan başka günahları bağışlayan kimdir?
'Bismillah'; dille söylenir ve kalpten doğar.
'Allah'a firar edin'; rûhun ve sırrın vasfıdır.
'Allah'a sığındım'; aklın ve nefsin vasfıdır.
'Allah'tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur'; mülk ve emrin vasfıdır.
Allah'tan başka günahları bağışlayan kimdir? Rabb'im! Şeytanın işlerinden (hilelerinden) Sana sığınırım. O, apaçık bir düşman ve saptırandır.
Sonra şeytana şöyle der: Bu, Allah'ın rab olarak senin hakkındaki ilmidir. Allah'a iman ettim, O'na dayandım. Senden Allah'a sığınırım. Eğer bana emretmiş olmasaydı senden korunmayı dilemezdim. Sen kimsin ki senden Allah'a sığınayım!
Allah sana merhamet eylesin, bu sözlerden, şeytanın onların kalplerinde ona bir kuvvet veya irâde nispet edilmeyecek kadar hakir ve önemsiz bir şey olduğunu anladım. Şeytanın var edilmesindeki hikmetin sırrı; isyanın sebeplerinin, nankörlüğün, gafletin ve unutkanlığın kendisine nispet edildiği bir mazhar olmasıdır. Yüce Allah'ın şu kavlini duymadın mı?; ''...bana şeytandan başkası unutturmadı.'' (Kehf, 63); ''...bu şeytanın işidir.'' (Kasas, 15) Böylece şeytanın var edilmesinin sırrı, nispet kirlerinin onunla silinip temizlenmesi oldu. İşte bu yüzden bazı ârifler şöyle dediler: ''Şeytan bu yurdun mendilidir. Günah kirleri, çirkin ve pis olan her şey onunla silinip temizlenir. Eğer Yüce Allah kendisine isyan edilmemesini dilemiş olsaydı, şeytanı yaratmazdı.'' | 
10.03.2008, 09:53
| |
TevekkuL isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Bitik.. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Mesajlar: 233
Yarışma Puanı: 1640 Teşekkür etti: 208
Teşekkür aldı: 223 konuda 1.144 kere
| Şeyh Ebu'l-Hasen Hazretleri şöyle buyurdu: ''Şeytan erkeğe, nefis dişiye benzer. Günahın bu ikisinden meydana gelmesi, çocuğun anne ve babadan meydana gelmesi gibidir. Bu, onların çocuğu var ettikleri anlamında değildir. Ancak çocuk onlardan meydana gelmiştir.''
Şeyhin bu sözünün anlamı şudur:
Nasıl ki akıllı bir insan; çocuğu anne ve babanın yaratmadığı ve var etmediği konusunda şüphe duymaz ve onlardan meydana geldiği için çocuğu anne babasına nispet etmezse, mümin de; günahı, şeytanın ve nefsin yaratmadığı, aksine günahın onlardan meydana geldiği ancak onların malı olmadığı konusunda kuşku duymaz. Günah, şeytan ve nefisten meydana çıktığı için onlara nispet edilmiştir. Günahın, şeytana ve nefse nispeti, ilgi kurmak ve isnat etmek içindir. Günahın, Allah'a nispeti ise yaratma ve var etme nispetidir. Allah nasıl ki fazlı ve keremiyle itâati yaratmışsa, adaletiyle de günahı yaratmıştır. ''De ki: 'Hepsi Allah'tandır.' Bu topluma ne oluyor ki bir türlü laf anlamaya yanaşmıyorlar.'' (Nisâ, 78) ''Allah her şeyi yaratandır.'' (Ra'd, 16) ''Allah'tan başka bir yaratıcı var mı?'' (Fâtır, 3) ''Yaratan, yaratmayan gibi midir? Hiç düşünmüyor musunuz?'' (Nahl, 17)
Allah'ın itâati yarattığını, günahı ise yaratmadığını iddia eden bidatçilere ölümcül darbeyi vuran şu âyettir:
''Sizi de, yapmakta olduğunuz şeyleri de Allah yaratmıştır.'' (Sâffât, 96) | 
10.03.2008, 09:55
| |
TevekkuL isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Bitik.. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Mesajlar: 233
Yarışma Puanı: 1640 Teşekkür etti: 208
Teşekkür aldı: 223 konuda 1.144 kere
| Eğer Yüce Allah: ''Allah kötülüğü emretmez!'' buyurmuştur diye itiraz ederlerse, emrin başka, takdir edip hükme bağlamanın başka bir şey olduğunu onlara söyleriz. Eğer Yüce Allah: ''Sana gelen her iyilik Allah'tandır. Sana gelen kötülük de kendindendir.'' (Nisâ, 79) buyurmuştur diye itiraz ederlerse, bu ayrıntıya göre o kullar Allah'a karşı terbiyeli olmayı öğretmek içindir. Yüce Allah, varlığına lâyık olduğu için güzellikleri ve iyilikleri kendisine, varlığımıza lâyık olan çirkinlikleri ve kötülükleri kendimize izâfe etmeyi bizlere emretmiştir ki güzel edep ve terbiye sahibi olalım.
Hızır'ın (a.s.) buyurduğu gibi: ''Onu kusurlu yapmak istedim.'' (Kehf, 79); ''Rabb'in diledi ki onlar büyüyüo akılları ersin...'' (Kehf, 82) Yine Hz. İbrahim (a.s.) de şöyle buyurmuştur: ''Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur.'' (Şuarâ, 80) Hızır (a.s.) ''Rabb'in diledi ki onlar büyüyüp akılları ersin...'' dediği gibi ''Rabb'in onu kusurlu yapmak istedi'' demedi. Kusur ve ayıbı kendisine, güzellikleri efendisine izâfe etti. Aynı şekilde Hz. İbrahim (a.s.) de ''Beni hastalandırdığı zaman bana şifa veren O'dur'' demeyip, ''Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur'' buyurarak bu fiillerin gerçek fâili ve yaratıcı Allah olduğu halde, hasta olmayı kendine ve şifa vermeyi Rabb'ine izâfe etti. | 
10.03.2008, 09:57
| |
TevekkuL isimli üye'ye teşekkür edenler
| | | Bitik.. (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Mesajlar: 233
Yarışma Puanı: 1640 Teşekkür etti: 208
Teşekkür aldı: 223 konuda 1.144 kere
| Yüce Allah'ın ''Sana gelen her iyilik Allah'tandır.'' sözü; yaratma ve var etme yönünden bunlar Allah'tandır; ''Sana gelen kötülük de kendindendir.'' sözü ise, kaynak olma ve isnat etme yönünden bunlar sendendir, anlamına gelir. Tıpkı Hz. Muhammed (a.s)'ın buyurduğu gibi: ''Hayır Senin elinle meydana gelir. Şer ise Sana isnat edilmez.'' (Muslim, Müsâfirîn, 201; İftitâh, 17.)
Hz. Peygamber (a.s.) hayır ve şerri, fayda ve zararı Allah'ın yarattığını bildiği halde, ifade biçimindeki edebe riâyet ederek ''Hayır Senin elinle meydana gelir. Şer ise Sana isnat edilmez.'' buyurdu. Anla!
Eğer o bidatçiler; 'Hak Teâlâ, güzel olmadıkları için günahı ve çirkinlikleri yaratmaktan münezzehtir' diye itiraz ederlerse şöyle deriz: Günah kuldan kaynaklanan çirkin bir fiildir; çünkü Allah'ın emrine aykırıdır. Çirkinlik yasaklanmış olan fiilin kendisinde değildir. Ancak yasağın ona yönelmesi sebebiyle çirkin hâle gelmiştir. Tıpkı güzelliğin emredilmiş olan şeyin kendisinde olmadığı gibi ki söz konunsu emre mahal olduğu için güzel hâle gelmiştir. Anla!
Sonra Hak Teâlâ'nın bu tenzihten de tenzih edilmesi gerekir. Çünkü onlar; ''Allah, günahı yaratmaktan münezzzehtir.'' dediklerinde, biz deriz ki ''Allah, mülkünde dilemediği bir şeyin bulunmasından münezzehtir!'' Anla! Allah bizi ve sizi dosdoğru yola iletsin ve ihsanıyla bizleri hak dinde sâbit kılsın! Kaynak: Tevekkül'ün İncelikleri (İbn Ataullah İskenderî) | 
10.03.2008, 09:58
| |
TevekkuL isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| |  | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:13 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |