Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 35 (0 Kayıtlı ve 35 Misafir) bulunmaktadır.

Online  


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Namazin Sirlari (şehabüddin Sühreverdi Hazretleri’nden


Cevapla
 
Seçenekler
Üye
 
#cahid# - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.01.2008
Mesajlar: 81


 
Yarışma Puanı: 710
Teşekkür etti: 255
Teşekkür aldı: 75 konuda 301 kere
Namazin Sirlari (şehabüddin Sühreverdi Hazretleri’nden

NAMAZIN SIRLARI (ŞEHABÜDDİN SÜHREVERDİ HAZRETLERİ’NDEN

Varid (kalbe d)olduğuna göre, mü'min namaz için abdest aldığında, şeytan korkusundan ondan uzaklaşır. Çünkü o, Melik'in huzuruna girmeye hazırlanmaktadır. Tekbir alınca İblis ondan saklanır, yani onunla arasına duvar çeker ki, kendisine bakıp onu da Cebbar olan Allah'a yöneltmeye kalkmasın.

Kul "Allah-u Ekber" diyerek tekbir alınca, Allah-u Teâla kulunun kalbine bakar, gerçekten orada kendisinden daha çok değer verilen bir varlık yoksa: "Söylediğin gibi kalbin de, Allah'ın azametini tasdik ediyor" buyurur.

O'nun kalbinden çıkan nur, Arş'ın melekutunu tutar. Bu nur sayesinde, yer ve göklerin melekutu ona açılır. Ve bunların hepsi kendisine hasenat olarak yazılır.

Cahil ve gafil biri de namaza kalktığında, sineklerin bir damla bala üşüştüğü gibi, şeytanlar onu sarıp ağına düşürür. Böyle bir tekbir aldığı zaman, Allah-u Teâla onun kalbine bakar. Eğer kalbinde Allah'dan değerli bir şey varsa: "Sen yalan söylüyorsun. Senin kalbinde en büyük olan, söylediğin gibi ben değilim" buyurur.

O anda namaz kılanın kalbinden bir duman çıkar ve semaya varır. Bu bulut onun kalbine melekut için bir perde olur. Her geçen gün, bu perdenin karanlık ve katılığı artar. Nihayet, şeytan onun kalbini tutar ve ona üfürmeye, vesvese vermeye ve yaptıklarını güzel göstermeye çalışır. O kimse namazı bitirinceye kadar bu hal üzere bulunur ve ne yaptığının farkında bile olmaz.

Nitekim haberde varid olmuştur ki: "İnsanın kalbinin etrafında şeytanlar dönüp dolaşmazsa, insan semanın melekutunu görebilirdi.

Zahire ait, adabı tam olduğu gibi, batıni edepte kemale eren temiz kalpler, semavi kalplerden olurlar. Ve namaza girerken ‘tekbir’ ile semaya dahil olurlar. Allah-u Teâla, semayı şeytanların tasarruf ve tasallutundan korur. Bu yüzden şeytan, semavi kalplere de girecek yol bulamaz.



Böyle kalpler için tehlike olarak, bir tek nefsin havatırı kalır. Nefsin havatırının kalp semasına hücumları, şeytanın tasarrufunun kesilmesi gibi kolay olmaz. Ancak Hakk'a yakınlıkları murad olunan kalpler, yavaş yavaş bu yakınlığı elde edebilir ve sema katlarına yükselebilirler. Sema tabakalarının her birinde nefsin zulmeti diğerinden farklıdır. Semâvatı geçmek için, havatır daima nefsin zulmeti ölçüsünce azalır ve nihayet Arş'ın önünde durur. Orada Arş'ın nurunun tesiri ile nefis havatırı tamamen kaybolur. Nefsin karanlığı kalbin nurunda, gecenin karanlığının gündüzün ışığında kaybolması gibi yavaş yavaş kaybolur. Bu şekilde adabın hakkı gerçek anlamıyla verilmiş olur.

Bizim namazın adabına dair bu saydıklarımız pek azdır. Namazın durumu bizim tanıttığımızdan çok büyük, anlattığımızdan çok mükemmeldir. Bazı tasavvuf zümreleri, hata ile namazdan maksadın “Zikr-i İlahi”den ibaret olduğunu sanırlar. Zikir hasıl olunca da namaza gerek olmadığını söyleyerek sapık yollara girerler ve batıl düşüncelere dalarlar. İlahi ahkamı yok sayıp, helal ve haramı redde kalkışırlar.

Bir başkaları da, bu konuda belki sapıklıktan uzak, fakat kendilerini hal açısından noksan bırakan bir yola girerek, sadece farzları kabul ile nafilelerin faziletlerini inkara kalkışırlar ve çok basit ruhi bir hale aldanıverirler. Amellerin faziletini ihmal ederler. Her heyet ve harekette de Allah'a ait bir takım sırlar ve hikmetler bulunduğunu bilmezler.

Haller ve ameller, ruh ve cisim gibidir. Kulun dünyada amellerden yüz çevirmeye devam etmesi şaşkınlık ve taşkınlıktır. Ameller ve hal ile tezkiye görür, iyileşir ve güzelleşir; hallerde ameller sayesinde gelişir.

Şehabüddin Sühreverdi; Avarifü’l Mearif, sayfa: 404-405
__________________

İnsan günahların içinde manen hasta olur. Bu hastalığı tedavi etmek için tevbeye kaçan ve kendisine verilen görevleri yerine getiren kimse, gün gün nasıl ilerlediğini kendisi de görebilir.''
eski 27.03.2008, 22:39 #cahid# isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
#cahid# isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Kayıp Şehrin Yolcusu !
 
alem-i ervah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.11.2006
Mesajlar: 1.703


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 820
Teşekkür etti: 1.930
Teşekkür aldı: 1.321 konuda 4.211 kere
Blog-Yazıları: 8
Cezakellahu hayran muhterem..Allah razı olsun eklediğiniz bilgiler için...
Tabi Şehabettin sühreverdi hz.lerinden de..

Vaktiyle bir kitabını okumuştuk yada okumaya gayret etmiştik diyelim
daha doğru olur çünkü..
Anlaşılması zor bir kitaptı..
Sayfa sayısı azdı ama bu fakiri aşıyordu anlatılan...
Yinede okuyalım istedik işte..

Mantıkuttayr da oldugu gibi Nefis mertebelerini anlatıyordu ..
Ama o'na nazaran içerik daha zor ve gizli idi...

Namaz dinin direği...
Rabbim 5 vaktin 5'inide vaktinde eda ettirmeyi son nefese kadar nasip etsin inşALLAH...


V'esSelam
__________________
Aşığım dersen belayı-aşktan ah eyleme !
Âh! edip âhından ağyarı agah eyleme



http://ervah.blogcu.com/
eski 27.03.2008, 23:09 alem-i ervah isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
alem-i ervah isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:15 .