Bayrak
16 Recep 1429
19 Temmuz 2008, Cumartesi
16 Recep 1429
19 Temmuz 2008, Cumartesi
Ayet
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.
Hucurat-10
hadis
Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse, cennete giremez.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 27 (5 Kayıtlı ve 22 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DuaLar, Sakallı, yesill_


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » Türkiye'nin beka sorunu vardır...


Cevapla
 
Seçenekler
Hüzün-Bâz
 
ŞüHeDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.01.2008
Nerden: İzmir
Mesajlar: 3.662


6 Albümü var
Yarışma Puanı: 1380
Teşekkür etti: 11.834
Teşekkür aldı: 2.811 konuda 7.187 kere
Blog-Yazıları: 5
Türkiye'nin beka sorunu vardır...

Türkiye'nin beka sorunu vardır Türkiye, laikliği yeniden düşünmek, mevcut laiklik anlayışını gözden geçirmek zorunda. Devlet dini haline getirilen Kemalizm'i sorgulamak, Kemalizm'in ya da her hangi bir ideoloji veya ideoloji taslağının hayatın dışına itilen dinin yerini doldurup dolduramayacağı üzerinde düşünmek zorunda.

Ülkede ahlaki bir çözülme yaşanıyor. Sadece yöneten sınıflarda değil, yönetilen sınıflarda da öyle. Yöneten sınıfların kokuşması yeni değildir. Balığın başı kokuşalı çok olmuştu, fakat kokuşma kuyruğa kadar gelip dayandı. Hırsızlık, neredeyse devlet yönetmenin felsefesi haline geldi. Yöneten sınıfların ahlakı ahlaksızlığı), salgın bir hastalık gibi, yönetilen sınıflara bulaştı.


İnsanımız, devlete öteden beri hep bir kutsallık atfetmiştir. Kutsallık atfedilen yarı-tanrıların ahlaksızlığı, "ibret" olarak değil, "örnek" olarak gösterilir. Tefecilik yapan vatandaş, yaptığı işin meşruiyetine devleti referans gösterdi. İnsanlar kravatı hırsızlığın nişanesi gibi görmeye başladı ve hırsızlar kravatlandı. Bir bakanının intihara kadar varan serüveni; sistemin soygunundan, soygunun sistemine geçildiğinin işaretiydi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Bumin'le görüşürken, bu toplumda hukukun neden revaç bulmadığı gündeme geldi. O, bunun ailede başlayan bir süreç olduğunu söyledi. Katılıyorum, fakat ben ilave ettim; devlet kendi hukukunu kendisi çiğnerse, vatandaşların birbirlerinin hukukunu çiğnememeleri için hiçbir neden yok.


İşte sonuç: Bir baba silahıyla tüm ailesini yok ediyor, sonunda kendisi de intihar ediyor. İşte Batman intiharları... Toplu kıyım gibi. Soygunlarla intiharlar, her açıdan birbiriyle ilintilidir: biri ahlaki çözülmeyi, diğeri umudun yitirilmesini ifade eder.
Peki ama neden? İşte bu sorunun cevabı, tabulaştırılan jakoben laiklik anlayışını ya da devlet dini haline getirilen Kemalizmi tartışma dışı tutarak sağlıklı verilemez. Soracaksınız: bu ikisi hırsızlık yapın mı diyor?
Kemalizm'i bilinen nedenlerden dolayı geçiyorum. Laisizme gelince; evet, "Çalacaksın!" demiyor, fakat "Çalmayacaksın" da demiyor. Laik ya da Kemalist olan ahlaksızlık yapmaz diye bir kural mı var?

Yok böyle bir kural. Zaten bu tür bir ahlaki kuralı koyamaz da. Hatta, ikisi de rasyonalist ve pozitivist bir felsefeye dayandığı için, "kitabına uydurarak çalmayı" akılcı bulmak durumundadır. Laisizm ve Kemalizm, mensubuna, davranışının ahlaki olup olmadığını değil, rasyonel olup olmadığını sorgulatır; çünkü bu ikisinin de bir eskatolojisi (ahiret) yoktur. Ölüm sonrasına ait bir tasarımı olmayan hiçbir öğreti, insana kitabına uydurunca çalmamanın "enayilik olmadığını" açıklayamaz.


Adı geçen ideolojiler için "Ahlak kuralı koyamaz" dedik. Nedeni açık: ahlaki kuralları ideolojiler değil, inanç sistemleri, yani dinler koyar. Çünkü, insanda bir "vicdan" oluşturan kurum, yalnızca inanç sistemleridir. Şimdiye dek hiçbir ideolojinin, insanda bir vicdan oluşturduğu görülmemiştir. O halde bu toplumdaki yöneten ve yönetilen sınıflarıyla birlikte top yekun ahlaki çözülmenin temelinde din-devlet ilişkileri yatmaktadır, diyebiliriz.
Türkiye, devlet ve toplum alanından dini uzaklaştırmakla, "vicdanı" uzaklaştırdığının farkında mı? Türkiye, "irtica" naralarıyla dine savaş açanların, aslında ahlaki davranışa ve onun temeli olan vicdana karşı savaş açtıklarının farkında mı? Şunu kimse inkar edemez: ahlakın gerektiği yerde vicdan şarttır, vicdanın gerektiği yerde din kaçınılmaz bir biçimde vardır.


Söyler misiniz: Ahlak en çok nerede gerekli? Elbette ahlaksızlığın en çok yapılabilme imkanının olduğu yerlerde. Gücün ve paranın olduğu yerler, en büyük ahlaksızlığın, haksızlığın, hırsızlığın yapıldığı yerlerdir. Devlet, güç ve para demektir. En büyük ahlaksızlıklar, en büyük gücü ve en çok parayı elinde bulunduran devlet yönetiminde yapılır. O halde ahlaka en çok ihtiyaç duyulan yer devlet yönetimidir. Vicdansız ahlak, dinsiz vicdan oluşturulamayacağına göre; dine en çok muhtaç olan güç ve paranın temerküz ettiği devlet yönetimidir.


Siz laisizmi, hiçbir şey söylemeyen sloğanik cümlelerle "din-devlet ayrımı" (!?) biçiminde algılar, bu mantığı da dine ve dini değerlere karşı savaşın gerekçesi kılarsanız, bunun yöneten sınıfları ve yönetim mantığını dinsiz bırakma anlamına geldiğini göremezsiniz. Bir unsuru dinden arındırma sadece "dinsizleştirme" değil, aynı zamanda onu ahlaksızlaştırma ve vicdansızlaştırmadır.


Eğer amaç bu ise, diyeceğim hiçbir şey yok; ayağınız göl başınız pınar. Kafanız acı gerçeğin aşılmaz duvarına toslayıncaya dek devam edin. Bu, sonucu başından belli olan bir süreçtir. İnanmayan, tarihe baksın. Yok eğer amacınız, devlet yönetimini tüm unsurlarıyla ahlaksızlaştırmak ve vicdansızlaştırmak değilse, tez elden bu işin uzmanlarını bir araya toplayınız, konuyu felsefi düzeyde ve paradigma düzleminde tartışmaya açınız.

Konuşulsun, tartışılsın! Bundan kimseye bir zarar gelmez, aksine toplum olarak hep birlikte kazançlı çıkarız. Çünkü olay, ideolojik olmaktan çoktan çıktı, Türkiye'nin beka sorunu haline dönüştü. Hâlâ görmüyor musunuz: Dinin bir beka sorunu yoktur ama, Türkiye'nin beka sorunu vardır! alıntıdır...
__________________
ηαѕıℓкι вυ мιℓℓєтιη...тα¢ı∂ıя уıℓ∂ızℓα αу;
уüкѕєℓ тαα αяş'α кα∂αя...şαηℓı gαℓαтαѕαяαу!...



ÖNEMLİ DUYURU
FORUMA EKLEDİĞİNİZ YAZILARIN ALTINA LÜTFEN SİZE AİT DEĞİL İSE;
YAZARINI
EĞER YAZARINI BİLMİYORSANIZ
ALINTI
YAZINIZ...


FORUM KURALLARIMIZ
LÜTFEN HAFTADA BİR KEZ OKUYALIM KARDEŞLER,
FORUMUN SELÂMETİ AÇISINDAN...
eski 08.04.2008, 17:35 ŞüHeDa isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
ŞüHeDa isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Mü'min
 
ebu mus'ab - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2008
Mesajlar: 490


2 Albümü var
 
Teşekkür etti: 430
Teşekkür aldı: 489 konuda 2.386 kere
Ahlak gibi değerlerin menşei Dindir
kendisi bizatihi hastalık olan kula kulluğu emreden
sistemlerin herhangi bir yaraya melhem olması akla muhaldir
bu sebeble ne bekliyorduk ki
olacağı buydu
__________________
“Yarısı Allah’ın, yarısı da dünyanın olacak şekilde
yarım kalple yaşayamam ben.”
eski 09.04.2008, 23:20 ebu mus'ab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
ebu mus'ab isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
sustu kapının zili...
 
Üyelik tarihi: 27.11.2007
Mesajlar: 444


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 1630
Teşekkür etti: 644
Teşekkür aldı: 432 konuda 1.593 kere
"bekâr" sorunu diye algılıyorum başlığı
böyle olunca, çok mu fazla bekâr varmış Türkiye'de diye, merak ediyorum.. e nerdeler bunlar madem bu kadar çoklar

tabi bir algı yanılgısıymış benimkisi, ama böyle bile olsa, yanılgımı hemencik konuyla ilişkilendirebilme yeteneğine sahibim(yerseniz)

samimi ve ciddi ölçekte beka derdi olmayanların, devlet ya da benzeri mekanizmaları organize etme, toplumsal hayatı şekillendirme ve sürdürülebilir bir yaşam alanı tesis etme konusundaki tüm formül ve iddiaları bekâra karı boşamak mesabesinde içi boş, ayakları yere değmeyen bedava lakırdılardır!..

__________________
"anlatma, anlayamazlar, dil uzatırlar sana..."
eski 10.04.2008, 16:09 turab isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
turab isimli üye'ye teşekkür edenler
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:16 .