Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 49 (9 Kayıtlı ve 40 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DuaLar, ecemsimge, hafsa, haqperest, sara, siyahsancaktar, sudenaz monaroza, root


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » DİNİ KONULAR » Tasavvuf » On Bir Temel Usul


Cevapla
 
Seçenekler
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
On Bir Temel Usul

Abdulhalık Gücdevanî (k.s) ve ondan sonra gelen büyükler, manevi terbiye ve kalbi zikirde tutma usullerini on bir temel prensipte ortaya koymuşlardır. Bu prensipler her Müslüman için hedef ahlaklardır. Bütün hak yolcuları için lazım olan usullerdir. Onlar zikrin meyveleridir, güzel terbiyenin sonuçlarıdır. Zikir ayetlerinin tefsiridir. Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimizin devamlı zikir hâlinin açıklamasıdır. Halk içinde Hak ile olma sünnetinin her devirde yaşanmasıdır. Her an Yüce Allah ile olmanın ispatıdır.


HALVET DER ENCÜMEN

Arifler, halkın içinde Hak ile olmak gerekir sözüyle, Allah için halka hizmeti de kast etmişlerdir. Allah dostları ilim, tebliğ, güzel ahlakı yayma ve hizmet için halkın içine girmeyi tercih etmişlerdir. Bu konuda şu hadis-i şerifi prensip edinmişlerdir:.
“Hayır ve hizmet için insanların içine karışıp onların eziyetlerine sabreden bir mümin, onlara karışmayan ve eziyetlerine sabretmeyen kimseden daha hayırlıdır.“ (Tirmizi, Kıyame, 55; ibnu Mace, Fiten, 23; AhmecC Müsned, 111,43.)

Nakşi yolunun piri Şâh-ı Nakşibend (k.s): “Bizim yolumuzun esası ’Halvet der encümen’dir, der ve ekler:
“Terbiye yolumuzun temeli sohbettir. Halktan uzaklaşmakta şöhret, şöhrette afet vardır. Hayır, cemiyete girip insanlara hizmet etmektedir. Hizmet ancak sohbetle güzel olur. Hizmetle sohbet birbirini takviye etmeli ve tamamlamalıdır. Bir de bu yolun yolcuları birbirini çok sevmelidir. Öyle ki bu sevgi içinde fani olmalıdırlar.“

Konu FIRAT tarafından (03.10.2006 Saat 21:33 ) değiştirilmiştir.. Sebep: AŞİYAN kardeşin isteği üzerine...
eski 29.09.2006, 22:30  
Alıntı ile Cevapla   #1
isimli üye'ye teşekkür edenler
belki bir gün...
 
έγŁüŁ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 146


 
 
Teşekkür etti: 9
Teşekkür aldı: 24 konuda 54 kere
ayni zamanda sadik yalsizucanlarin bir hikaye kitabinin adi.
__________________
Ey Adem'e ve İbrahim'e öğreten, onlara öğrettiğin gibi bana da öğret...

Ya Rabbi, kanını imanına şahid tutanlardan kıl beni, şehidlerle yaz beni...


http://img218.imageshack.us/img218/9329/245ioza2.gif
eski 01.10.2006, 19:12 έγŁüŁ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
mumeha
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
NAZAR BER KADEM de harika aşiyan,onu da eklesen...

Konu mumeha tarafından (02.10.2006 Saat 08:19 ) değiştirilmiştir..
eski 01.10.2006, 23:44  
Alıntı ile Cevapla   #3
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Nazar Ber Kadem

Manası, gözün ayağın üzerinde olmasıdır. Hak yolcusu, yürürken devamlı önüne bakmalıdır. Hep kendi işi ile meşgul olmalıdır. Gözünü haramdan ve kalbini karıştıracak şeylerden korumalıdır. Kendisini ilgilendirmeyen şeylere takılmamalıdır. Gözünü korumayanın gönlü karışık olur, ciddi olmayan kimseden ciddi işler çıkmaz, denmiştir.

Hak yolcusunun gözünde tek hedefi olmalı, kalbini o hedefte toplamalı ve girdiği yolda bütün gayretini kullanmalıdır. Allah’tan gayri şeylere iltifat etmemelidir. Hedefine koşarak giden bir kimsenin devamlı önüne bakması gerekir. Yoksa ayağı sürçer, yere düşer.

Hak yolcusunun sözü ile işi bir olmalıdır. İçinde bulunduğu hâle uygun konuşmalı ve davranmalıdır. Ehli olmadığı, bilmediği, tatmadığı hallerden ve ilimlerden bahsetmemeli, onu kendisine mal etmemelidir. Hâlini ve haddini bilmelidir

İmam Rabbani (k.s) der ki: “Nazar ber kadem, hak yolcusunun gözü ayağını ileri geçmez şeklinde anlaşılmamalıdır. Bu anlayış vâkıaya aykırıdır. Bundan anlaşılması gereken şudur: Göz devamlı ileri bakmalı, ayak da onu takip etmelidir. Çünkü yüksek makamlara önce göz dikilir, sonra adım atılır. İnsan gözünü yükseklere dikmeli ki, gayetini ona göre kullansın. Aza kanaat eden az kazanır. Uçamayan yaya yürümek zorunda kalır.”

Hak yolcusu kendinden ileri gidenleri örnek almalıdır. Zayıf ve geride kalanlara bakıp hâline şükretmeli, ayrıca onlara şefkat gösterip yardım etmelidir.

Bir de mümin mütevazi olmalı, kibir ve çalım içinde yürümemelidir. Sünnete uymalı, önüne bakmalı, gereksiz bakışları ile kimseyi rahatsız etmemelidir.
eski 02.10.2006, 03:10  
Alıntı ile Cevapla   #4
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Hûş Der Dem

Manası, her nefes alış verişte uyanık bulunmak, gaflette olmamaktır. Hak yolcusu her nefesini Allah ile huzur ve uyanıklık içinde alıp vermelidir. Bütün vakitlerini bir çeşit ibadet ve taat içinde geçirmelidir. Çünkü Allah’ın zikri ve itaati içinde geçen her nefesle kul Yüce Allah’a bağlanmış olur ve böyle nefesler diridir, canlıdır, tatlıdır, feyizlidir. Gafletle çıkan ve isyanda harcanan bütün nefesler ölüdür, feyizsizdir, nursuzdur, tatsızdır. Gaflet anında insan Rabbiyle kalbinin bağını kesmiş olur.

Şah-ı Nakşibend (k.s) der ki: “Bizim terbiye yolumuz, nefeslere varana kadar her anını uyanık geçirme üzerine kurulmuştur. Uyanık sufi, iki nefes arasını bile zikirle geçirir.”

Arifler der ki: Bu çok zor bir iştir. Ancak peşine düşenler ve zâtî zikre geçenler, onun mümkün olduğunu anlarlar. Çünkü bu hâli bizzat yaşarlar.

Hak yolcusu, elindeki ânı iyi değerlendirmelidir. Geçmiş zamanın derdi ve geleceğin endişesi ile eldeki ânını zayi etmemelidir. İşin en doğrusu, sık sık istiğfar etmelidir.
eski 02.10.2006, 03:11  
Alıntı ile Cevapla   #5
mumeha
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Allah razı olsun,uygulamayı nasip etsin....
eski 02.10.2006, 08:20  
Alıntı ile Cevapla   #6
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Vukûf-i Zamanî

Manası, yaşanan her anın farkında olmaktır. Hak yolcusu, her anını kontrol etmelidir. O vakit içinde kendisine gereken en hayırlı amelin ne olduğunu bilmeli ve o ameli yapmalıdır. Vakitlerini bir çeşit zikir ile geçirmeye çalışmalıdır. Nefsinin davranışlarını kontrol etmelidir. Eğer yaptıkları hayırlı ve güzel amelse, buna şükretmelidir. Şükür bir zikirdir. Kötü, çirkin ve haram işlere bulaşmışsa hemen tövbe ve istiğfara sarılmalıdır. İstiğfar da bir zikirdir. Geçmişteki noksanlıklarını gidermek için çalışmalıdır. Ayrıca nefes alıp verirken kalbinin durumuna da bakmalıdır. Nefeslerin zikir ve huzur içinde mi yoksa gaflet içinde mi çıktığına dikkat etmelidir. Arifler buna sahv yani manevi uyanıklık hali derler

Hak yolcusu kendisinin devamlı Yüce Allah’ın nazarı ve kontrolü altında bulunduğunu düşünmelidir. Her an Yüce Allah’a gittiğini, ölüme yaklaştığını bilmelidir. Gafletten uyanmaya çalışmalıdır. Şayet uyanamıyorsa, bir gün muhaka uyanacağını bilmelidir.
eski 03.10.2006, 21:35  
Alıntı ile Cevapla   #7
FIRAT
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Sefer Der Vatan

Manası, halktan kaçıp Hakk’a gitmektir. Hak yolcusu, devamlı seyir ve sefer halindedir.

O, “Ben Rabbime gidiciyim”52 ayetiyle anlatılan durumda olmalıdır. Gidilecek yer cennettir, aranacak şey ilahi rızadır. Bunun için hak yolcusu kötü huyları terk edip iyi huylarla süslenmelidir. Haramı bırakıp helale koşmalıdır. İsyandan takvaya kaçmalıdır. Bu sefer kalp ile yapılır. Bu yol gönül ile katedilir. Kalp uyanmadan önünü göremez, terbiye görmeden Rabbini tanıyamaz, manevi kirlerden temizlenmeden hakkı müşahede edemez.

Bunun için hakka gitmek isteyen kimse, önce güvenilir bir rehber bulmalıdır. İlk sefer mürşide olmalıdır. Sonra onun terbiye ve nezaretinde kalbin manevi seyri gerçekleştirilmelidir. Mürşid elindeki seyr u sülük ile kalp aynası temizlenir. İlahi sevgi ve feyiz ile kalp kuvvetlenir. Nefsin sıfatları değişir. Böylece insan gösterişten ihlasa, gafletten zikre, zulümden adalete, isyandan itaate adım atar. Buna gerçek hicret denir. Kısaca Yüce Allah’a gitmektir. Tasavvufun hedefi, bu hicreti gerçekleştirmektir.

Bir de Hak yolcusu bir hâlde çakılıp kalmamalıdır. Devamlı hayırlarda yol almalı, güzel ahlakta ilerlemeli, manen terakki etmelidir. Hak yolunda seyir devamlıdır, durmak, usanmak ve oturmak yoktur.


Vukûf-i Adedî

Manası, çektiği zikrin farkında olmak, adedi korumaktır. Hak yolcusu zikrin sayısına dikkat etmelidir. Zikri, öğretilen edebe uygun yapmalıdır. Sayıyı korumakla birlikte, asıl olarak kalbin huzuruna dikkat etmelidir. Kalbi zikirde toplamalıdır. Özelikle “La ilahe illallah” zikrini çekerken nefsini ve Yüce Allah’tan başka bütün varlıkları unutmalı, aradan çıkarmalı, zikrin tadına ulaşmaya çalışmalıdır. Zikir esnasında kendini aşarak ilâhî cezbeye ulaşmalıdır. Bu aşk ve cezbe, manevi ilimlerin ilk basamağıdır.



Vukûf-i Kalbî

Manası, kalbi zikirde toplamak ve bütünüyle zikrettiği varlığa bağlanmaktır.

Hak yolcusu, zikir esnasında Yüce Allah ile tam bir huzur hâlini elde etmeye çalışmalıdır. Öyle ki, kalbinde O’ndan başka hiçbir varlığa bir meyil ve muhabbeti kalmamalıdır. Kalbin içinde dolaşan dünyevî fikirlere mâni olmalıdır. Zikrin sırrına ve şuuruna ulaşmalıdır. Devamlı kalbe ve içindeki sevgiliye yönelmelidir. Şah-ı Nakşibend (k.s), kalbi zikirde toplamayı ve zikrini yaptığı Yüce Zat’a bağlamayı, sayıya dikkat etmekten daha önemli ve gerekli görmüştür.
eski 07.10.2006, 14:34  
Alıntı ile Cevapla   #8
mumeha
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
Bu babta bu animasyon güzel gider inşaallah...

http://www.menzil.net/modules.php?na...=wf&flashid=10
eski 07.10.2006, 16:32  
Alıntı ile Cevapla   #9
isimli üye'ye teşekkür edenler
melih.s
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
allah razı olsun devam inş..
eski 07.10.2006, 17:05  
Alıntı ile Cevapla   #10
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:25 .