|  |
| | Yeni Üye
Üyelik tarihi: 02.05.2008
Mesajlar: 7
Teşekkür etti: 2
Teşekkür aldı: 7 konuda 31 kere
| Ders Mevlana Hazretleri, bir gün medresesinde ders verirken talebelerine:
" ALLAH(c.c.) Kur'an-ı Mecid'inde, en çirkin ses eşeğin sesidir." buyuruyor. "O kadar hayvanın içerisinde eşeğin seçilmesindeki hikmeti nedir?" diye sordu.
Talebeleri, bu meselenin açıklamasını kendisine rica ettiler. Mevlana:
"Her hayvanın kendisine mahsus bir zikri, tesbihi, iniltisi vardır. Mesela devenin böğürtüsü, aslanın kükremesi, av hayvanlarının inlemesi, sineklerin vızıltısı, arıların uğultusu onların zikirleridir. İnsanların tesbihi ve zikri olduğu gibi gökteki meleklerin de vardır. Halbuki biçare eşek sadece iki vakitte anırır. Birisi, cinsi yakınlık istediğinde, diğeri acıktığında.
Demek ki eşek, şehvetinin ve boğazının esiridir. Gönlünde 'a ait bir dava, bir sevda bulunmayan, sadece midesini ve şehvetini düşünen birisinin sesi katında eşek sesi gibidir veya daha aşağıdır."
Hayvandan daha aşağı ayetinin tokadı da her halde böyle olan insanların suratına inmektedir. İnsan hayatı; midesi, arzuları, zevkleri, sadece beşeri dertleri için yaşarsa; hayatında hiçbir ulvî gaye olmazsa, onun çıkardığı bütün sesler böyle bir akibetin habercisidir.
Mevlana, makam münasebeti ile bu dersi verirken, bir başka yerde de insana bu kadar hizmeti olan eşeğe eziyet edilmemesini, her mahlukun yemek ve şehevi istek mezuunda müşterek olduğunu anlatır. "Eğer, bu hayvan bu sebeple hakir görülürse, bu hisleri taşıyan her makluk olarak hakir görülmelidir." der.
Mevlana Hazretleri, eşeğin o hallerinden, "İnsanlar böyle olmamalı." manasına bir ders çıkarmış, eşeği levm etmemiştir. Yoksa o fıtratının gereğini yerine getirmektedir. | 
16.05.2008, 11:10
| |
bosspluseyup isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
| | | Super Moderator
Üyelik tarihi: 25.11.2007 Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.510
11 Albümü var
Yarışma Puanı: 1770 Teşekkür etti: 6.058
Teşekkür aldı: 3.220 konuda 11.074 kere
| bosspluseyup´isimli üyeden Alıntı Mevlana:
"Her hayvanın kendisine mahsus bir zikri, tesbihi, iniltisi vardır. Mesela devenin böğürtüsü, aslanın kükremesi, av hayvanlarının inlemesi, sineklerin vızıltısı, arıların uğultusu onların zikirleridir. İnsanların tesbihi ve zikri olduğu gibi gökteki meleklerin de vardır. Halbuki biçare eşek sadece iki vakitte anırır. Birisi, cinsi yakınlık istediğinde, diğeri acıktığında.
Demek ki eşek, şehvetinin ve boğazının esiridir. Gönlünde 'a ait bir dava, bir sevda bulunmayan, sadece midesini ve şehvetini düşünen birisinin sesi katında eşek sesi gibidir veya daha aşağıdır."
Mevlana, makam münasebeti ile bu dersi verirken, bir başka yerde de insana bu kadar hizmeti olan eşeğe eziyet edilmemesini, her mahlukun yemek ve şehevi istek mezuunda müşterek olduğunu anlatır. "Eğer, bu hayvan bu sebeple hakir görülürse, bu hisleri taşıyan her makluk olarak hakir görülmelidir." der.
Mevlana Hazretleri, eşeğin o hallerinden, "İnsanlar böyle olmamalı." manasına bir ders çıkarmış, eşeği levm etmemiştir. Yoksa o fıtratının gereğini yerine getirmektedir. İnsan öyle bir yaradılışa sahip ki aklı sayesinde bazen melekut aleminin de ötesine geçebilirken bazen de eşeklere dahi imrenilerek bakılmasına vesile olacak kadar düşebiliyor... Rabbim bizleri bu durumdan muhafaza eylesin... | 
17.05.2008, 10:08
| |
mesutizm isimli üye'ye teşekkür edenler
| |  | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:24 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |