Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)
GİrİŞ Yap
Online Üye
Şuan Forumda: 55 (14 Kayıtlı ve 41 Misafir) bulunmaktadır.
adam çok kötü biriydi, kimseye iyiliği dokunmamış; bilakis çevresine ondan hep fenalık bulaşmış ve ölmüştü.
onu kimse gömmek istemedi. karısı tek başına ve yaşlıydı.onu yalınız ve güçsüz haliyle defnetme imkanı yoktu.
köyün yaylasındaki çobana gitti ve rica etti, yalvardı: ne olur kocamı defnet!
çoban: ben defin bilmem, dua da bilmem! nasıl olacak bu? dedi ve kabul etmedi.
kadın ısrar etti. dua etmesen de olur; ama yeter ki onu göm. açıkta kalmasın böyle.
çoban adamı defnetti. o gece kadın rüyasında kocasını gördü. bir eli yağda bir eli balda hesabı. keyfi yerindeydi.
anlam veremedi bu rüyaya. ertesi gün yine aynı rüyayı gördü ve sonraki gün de!
köyün imamına söylemeye karar verdi rüyasını.
imama anlatınca, imam: sadece sen değil hanım kardeşim! bütün köy! herkes aynı rüyayı görüyor üç gündür! dedi.
araştırıldı, bu adamın bir faziletli işi var mıydı diye, bulunamadı.
imam kadına sordu: bunu kim gömdü?
çoban gömdü dedi kadın.
çobanı buldular ve sordular: sen ne dua ettin?
çoban: ben dua bilmem! dedi. ikna olmadı ahali ve çobanı sıkıştırdılar: bir şey söylemiş olman lazım. düğüm sende! söyle, haydi iyi düşün. ne dedin?
çoban: ben hakikaten dua bilmiyorum; ama onu mezara koyduğumda, içimden dedim ki:
Allah'ım! bana bunca zamandır misafir gönderiyorsun dağın başına. geliyorlar bana ve tanrı misafiriyim diyorlar. ben onlara elimde ne varsa ikram ediyorum. şimdi de ben sana bir misafir gönderiyorum. Sen de ona ikram ediver!
insanlar sadece ağladılar!
not: bugün bir arkadaşım anlattı, sizin de okumanızı istedim. aklımda kaldığınca, dilimce anlattım...
__________________ İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!
__________________ * “Tasavvuf, vakti, en değerli olan şeye sarfetmektir."
* "Tasavvuf, herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi yükünü çektirmemektir."
* "Tasavvuftan maksat, kendini zorlamadan her an Allahü teâlâyı hatırlamaktır."
* "İnsanın kıymeti; idrâkinin, bu yolun büyüklerinin hakikatlerini anladığı kadardır."
* "Belâlara sabretmek hatta şükretmek gerekir. Çünkü, Allahü teâlânın birbirinden acı belâları vardır."
Allah'ım! bana bunca zamandır misafir gönderiyorsun dağın başına. geliyorlar bana ve tanrı misafiriyim diyorlar. ben onlara elimde ne varsa ikram ediyorum. şimdi de ben sana bir misafir gönderiyorum. Sen de ona ikram ediver!
Dağın başı olmasa da, sizler de burada bizi misafir ediyorsunuz; Allah da sizlere iki dünyada ikramlar, hayrlar versin inşallah
__________________
"...Ve Ancak Rabbine Rağbet Et "
"aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üzerine kendim yazarım."
__________________ * “Tasavvuf, vakti, en değerli olan şeye sarfetmektir."
* "Tasavvuf, herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi yükünü çektirmemektir."
* "Tasavvuftan maksat, kendini zorlamadan her an Allahü teâlâyı hatırlamaktır."
* "İnsanın kıymeti; idrâkinin, bu yolun büyüklerinin hakikatlerini anladığı kadardır."
* "Belâlara sabretmek hatta şükretmek gerekir. Çünkü, Allahü teâlânın birbirinden acı belâları vardır."
__________________ "hata yapmak fırsatını Adem'e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda.."
(engin noyan konusunu okuyunca)
Bu akşam aklıma geldi ama tam hatırlayamadım ..Yazmak istedim olmadı..
Okumak istedim...!
Demek başka şeyi istesem olurmuş
Toplumdan uzak olduklarından mı yoksa sadece Allah ile muhabbet ettiğinden mi bilmem, saf tertemiz düşünceli oluyorlar. Allah bu insanları çok seviyor.
Veysel Karani de mektep görmemiş, medrese görmemiş çöl adamıydı, çobandı; ama Peygamber efendimize "Bana Yemen'den Rahman'ın kokusu geliyor." dedirtecek kadar İMANI vardı!..
Ayrıca pek alakalı değil ama aklıma ünlü islam felsefecesi İbni Tufeyl'in dünyada yazılmış ilk ıssız ada konulu "hay bin yakzan" romanı geldi.
"Hay, ıssız bir adada, bir ceylan tarafından emzirilip büyütülen ve hiç insanla karşılaşmadan büyüyen bir çocuğun hayat hikayesidir. Hay, büyüdükçe çevresindeki diğer canlılardan çok farklı olduğunu anlar. Onun düşünebilmek gibi emsalsız bir özelliği vardır.
Romanın sonunda doğru, insanlardan uzak bir yerde tefekkür etmek ve ilmi çalışmalarda bulunmak için bu ıssız adaya Absal isimli biri gelir.
Başlangıçta birbirlerini yadırgayan Hay ile Absal, daha sonra yakınlaşır. Absal Hayy’a konuştuğu dili öğretir, ve ona insanoğlunun sosyal hayatından, sahip olduğu beşeri, ekonomik, kültürel ve ahlaki özelliklerinden uzun uzun bahseder. Sonuç şaşırtıcıdır. Çünkü Absal’ın anlattığı herşeyi özü ve ilkeleriyle Hayy’ın bildiği ve daha önce kendi başına öğrendiği ortaya çıkar. "
Senaryosu bu romandan alınan çizgi filmi izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle çocukların.