7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 67 (18 Kayıtlı ve 49 Misafir) bulunmaktadır.

Online   adımmaviş, aicha, Almula, bir lahza, canane, DeRCan, Endülüs, eylül, hayalii, karduası, ogrenci, siyahsancaktar, tÜrkÜ, turab, uşaklı, _eslem_ Dagistan



Hak-dilaram » EDEBİYAT » Türk Dili » Özenthi olmayalim! Türkche degil düzgün Türkçe konusalim!


 
Seçenekler
Super Moderator
 
mesutizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2007
Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.559




Teşekkür etti: 6.124
Teşekkür aldı: 3.280 konuda 11.665 kere
kucult  büyük
Bu konuyu görünce Oktay Sinanoğlu'nun Bye Bye Türkçe adlı eseri aklıma geldi yine.
Kitap, bizzat ismiyle Türkçe'de ki yozlaşmaya dikkat çekiyor.
Ve maalesef özellikle hızlı gelişen büyükşehirlerimizdeki gençlerimizin çoğu teknolojinin hızla gelişmesine de paralel olarak (SMS kullanımı - internet sohbetlerindeki kullanımlar vs.) şaşırtıcı derecede Türkçe'den uzaklaşma eğilimindeler. Daha da önemlisi bunu bir modernite göstergesi gibi algılayanların bulunması.
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
----------------------------------------
http://mesutizm.blogcu.com
eski 16.05.2008, 14:29 mesutizm isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #11
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Super Moderator
 
mesutizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2007
Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.559




Teşekkür etti: 6.124
Teşekkür aldı: 3.280 konuda 11.665 kere
kucult  büyük
Bye Bye Türkçe (Özet)

Bye Bye Türkçe

Yazarı: Oktay Sinanoğlu
Yayınevi: Otopsi Yayınevi
Basım Yılı: 2000
429 sayfa
Türk Dili


Oktay Sinanoğlu’nun Türkçe ile ilgili makale, söyleşi ve konferanslarından derlenmiş “Bye Bye Türkçe”, özellikle eğitim alanında Türkçe’nin önemi üzerinde durmaktadır.
Sinanoğlu, bir ülkenin varlığını sürdürebilmesi için dilini korumasının şart olduğunu belirtmektedir.
Kitap, aşağıdaki ana başlıklardan oluşmaktadır.

Bir New York Rüyası

Bir Milleti Yok Etmenin Yolu

Atatürk ve Türk Bilim Dili

Yüksek Öğretim ve Yabancı Dil

Uluslararası Bilim ve Ulusal Eğitim Dili

21 nci Yüzyılda Türkiye’nin Hedefleri Açısından Eğitim

İngilizce Öğrenmenin Yolu

Türkçe’si Dururken İngilizce’si

Yeniden Kurtuluş Savaşı: Nereden Başlayalım?


Bir New York Rüyası:


Yazar ilk bölümde gördüğü bir rüyayı anlatmaktadır.
Daha önce bir dönem yaşadığı New York’tadır.
Yıl 2050’dir.
New York caddelerinde yürüyen yazar, cadde üzerindeki işyerlerinde gördüğü levhalar karşısında şaşırır.
Çünkü dev levhaların üzerinde Türkçe isimler yer almaktadır.
İşyeri isimleri yarı Türkçe’dir: Rahat Shoes, Car Merkezi gibi.
Bu sırada yol üzerindeki bir gazete bayisinde gördüğü gazete ve dergilerin üzerinde de Türkçe isimler vardır.
Dinlenmek için oturduğu bir yerde İrlanda asıllı bir Amerikalıya gördüklerini sorar. İrlanda asıllı adam, 21 nci yüzyılın başından itibaren Türklerin ekonomik olarak güçlendiklerini, Avrupa ve Amerika’nın ise giderek gerilediğini söyler.
Türk dilinin, Türk müziğinin, Türk filmlerinin yaygınlaştığını, Türkiye’nin batılı öğrencileri kendi üniversitelerinde okuttuğunu söyler.
Okuttuğu öğrencilere de Türkçe öğrenme zorunluluğu getirmiştir.
Ayrıca Türkiye’nin, Amerika’da yaşayan vatandaşları için azınlık okulları açtığını, zamanla Amerikalıların da çocuklarını bu okullara gönderdiğini söyler.
Bu arada krize giren bir Amerikan okulunda eğitim dili Türkçe olmuş, giderek bu tür okulların sayısı artmıştır.
Artık Türkçe eğitim veren okullar ülkenin en önemli eğitim kurumları olmuştu. İrlandalıya göre bütün bu gelişmeler bir kültürel soykırımdı ve hiç kimse buna ses çıkarmıyordu.
Duydukları karşısında şaşkına dönen yazar eve gitmek için caddeye çıkar. Cadde çok kalabalıktır, metro ile gitmeye karar verir.
Fakat daha önce metro durağı olan yer şimdi bir araba parkıdır.
Herkes arabalar ile seyahat etmektedir.
Gördükleri karşında üzülen yazar birden ter içinde uyanır ve gördüklerinin rüya olduğuna sevinir.
Tabi bu rüyada Amerika olarak bahsedilen ülke Türkiye’dir, ülkemizin bugünkü durumu eleştirilmektedir.

Bir Milleti Yok Etmenin Yolu:

Yazar bu bölümde, dilini kaybeden bir milletin nasıl yok olduğunu örneklerle anlatmaktadır.
İngilizler İrlanda’nın ana dili olan Gealik dilini eğitim dili olmaktan çıkarmışlar, yerine İngilizce’yi getirmişlerdir.
Bir nesil sonra Gealik bilen İrlandalıların sayısı % 30’a kadar düşmüştür. Durumun farkına varan İrlandalılar mücadeleye başlamışlardır.
Ana dillerini yeni nesillere yeniden öğretmek için dershaneler açmışlardır. İşinden çıkan İrlandalılar kurslara gidip dilini öğrenmeye başlamıştır.
Bu bilinçlenmenin ardından uzun çatışmalar neticesinde bağımsız İrlanda Cumhuriyeti kurulmuş ve devletin resmi dili Gealik olmuştur.

Atatürk ve Türk Bilim Dili:

Yazar bu bölümde, Atatürk’ün Türkçe’ye verdiği önemi, dil devriminin sonuçlarını çeşitli örneklerle anlatmaktadır.
Atatürk’e göre bir milletin varlığını sürdürebilmesi için en önemli şartlardan birisi dilini koruyabilmesidir.
Kurtuluş Savaşının ardından Atatürk’ün üzerinde durduğu konuların başında Türk dili geliyordu.
Türk dilinin yok olması durumunda Türklük diye bir şeyin kalmayacağına inanıyordu.
Özellikle 1928-1934 yılları arasında Türk dili üzerinde bizzat kendisi çok önemli çalışmalar yapmıştır.
Atatürk bilim alanında da Türkçe’nin gelişmesi için çaba sarf etmiştir.
Hatta geometri öğretmenleri tarafından kılavuz olarak kullanılmak üzere Türkçe geometri kitabı yazmıştır.
Atatürk yabancı dil öğrenimini de desteklemiştir.
Atatürk ölümüne kadar dilin önemi üzerinde durmuştur.
Hatta, ölüm döşeğinde yatarken bile dil çalışmalarının sıkı bir şekilde devam etmesi talimatını vermiştir.

Yüksek Öğretim ve Yabancı Dil:

Yazar bu bölümde eğitimde yabancı dil konusuna değinmekte, ülkemizde uygulanan yabancı dil eğitiminin yanlışları üzerinde durmaktadır.
Eğitim dili her seviyede Türkçe olmalıdır.
Yabancı dille eğitim verilen okullarda hazırlık sınıfı gereksizdir.
Bir yıl süren hazırlık sınıfları devlete çok büyük mali yük getirmektedir.
Halbuki iki aylık yaz kurslarında da bu eğitimin verilebileceği belirtilmektedir. Eğitimde amaç ezberci, kalıpçı yerine araştırıcı gençler yetiştirmek olmalıdır. Bilimin her alanında söz sahibi olabilecek insanlar yetiştirilmelidir.
Ayrıca yazar, fen bilimlerinin İngilizce eğitim ile öğrencilere verilemeyeceğini düşünmektedir.
Çünkü yeteri kadar İngilizce öğrenemeyecek öğrenciler fen, fizik, matematik gibi dersleri de iyi öğrenemeyeceklerdir.
Öğrenciler Türkçe eğitim ile bu dersleri daha iyi öğrenebilirler.
Türkçe olarak bu eğitimi alanlar mesleğinde ilerlemek istiyorsa İngilizce’yi kendileri ayrıca öğrenebilirler.
1953 yılından itibaren Türk okullarında yabancı dille, özellikle İngilizce eğitim yapılmaya başlanmıştır.
Bu durum Türk biliminin gelişememesinin en önemli nedenlerindendir.
1953’ten önce sadece Robert Koleji, St.Joseph Lisesi gibi yabancı okullarda yabancı dille eğitim verilirken günümüzde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi, Bilkent, Koç gibi bir çok üniversitede eğitim dili İngilizce olmuştur.

Yazar Sinanoğlu ayrıca, Türkçe’nin İngilizce’den daha eski bir dil olduğunu, Türkçe’nin belirli bir kural yapısı olduğunu belirtmektedir.
İngilizce’nin geçmişi en fazla 500 senedir, beş dilin karışımından oluşmuştur ve belirli kuralları yoktur.
1953 yılından itibaren İngiliz ve Amerikan gizli teşkilatlarının faaliyetleri ile Türk okullarında eğitim dili İngilizce olmaya başlamıştır.

Uluslararası Bilim ve Ulusal Eğitim Dili:

Oktay Sinanoğlu yabancı dille eğitimi şu şekilde açıklamaktadır:
Ulusal dil yerine yabancı dili öğretmek, birçok veya bütün dalları kendi dilinde hiç öğretmeden yalnız yabancı dille öğretmek.
Türk okullarında yabancı dille eğitim 1953 yılından sonra yaygınlaşmıştır.
Yazar, Türkiye’de eğitimin yabancı dille yapılmasını savunanların yanıldıkları noktaları ise şu şekilde açıklamaktadır.

“Bilim uluslararasıdır, uluslararası bilim dili de İngilizce’dir, bu nedenle eğitim dili de İngilizce olmalıdır.”
yanılgısı.

“Çocuğumuz yabancı dil öğrensin, bunun için de yabancı okula gitsin.”
yanılgısı.

“Üniversitelerimiz uluslararası üniversiteler olacak, Ortadoğu’nun çeşitli ülkelerinden yabancı öğrenciler gelecek.” yanılgısı.

“Kendi dilini kullanmayı, geliştirmeyi istemek şovenlik; İngilizce eğitimini ilericilik sayma“
yanılgısı.

21 nci Yüzyılda Türkiye’nin Hedefleri Açısından Eğitim:


Yazar bu bölümde güçlü bir ülke olabilmek için eğitimin nasıl olması gerektiği konusundaki fikirlerini belirtmektedir.
Bunlardan bazıları şunlardır:

Türk eğitim sisteminin dili Türkçe olmalıdır.
Meslek dallarının gereksinimine göre çeşitli yabancı diller ayrıca öğretilmelidir. Özel yaz kurslarıyla bu eğitim verilebilir, hazırlık sınıflarına gerek yoktur.
Ezberci, kopyacı, kalıpçı değil araştırıcı gençler yetiştirilmelidir.
Yurtdışında okumak gibi bir özentiye son verilmelidir.
Her seviyedeki öğretimde gençlerimize hem batı, hem Türk ve Asya kültür, tarih ve felsefeleri öğretilmelidir.
Üniversitelerde bilimin her alanında hamle yapılmalıdır.
Vatanını ve milletini seven, kendi tarihini, kültürünü ve Türkçe’yi çok iyi bilen, aynı zamanda batıyı da öğrenen, seçeceği mesleğe göre bir yabancı dili yeterince bilen nesiller yetiştirecek bir eğitim sistemi geliştirilmelidir.

İngilizce Öğrenmenin Yolu:

Oktay Sinanoğlu, yabancı dil eğitimi yerine yabancı dille eğitimin bir ülkeye, bir ulusa yapılabilecek en büyük hainlik, en büyük alçaklık ve bir insanlık suçu olan “kültürel soykırım” olduğunu ifade etmektedir.
Bağımsız bir ülkede yabancı dille eğitim o ülkenin anayasasına aykırıdır ve bu konuda taviz verilmemelidir.
Yazara göre, insanların mesleklerine göre kendilerine yetecek kadar yabancı dil öğrenmeleri yeterlidir.
Bunun için de en kolay, en ekonomik, en etkili yöntem kullanılmalıdır.
Yazara göre yabancı dil öğretmenin en iyi yolu, gece veya yaz kurslarında, görsel, işitsel lisan laboratuarlarında bu eğitimin verilmesidir.
Okullardaki eğitim dilini İngilizce yaparak yabancı dil öğretmek gibi bir yöntem yoktur ve hiçbir bağımsız ülkede kullanılmamaktadır.

Türkçesi Dururken İngilizcesi:

Oktay Sinanoğlu bu bölümde, dilimize karışmış yabancı kelimelerden örnekler vermektedir.
Bunda özellikle televizyonların ve gazetelerin etkisi olduğunu belirtmektedir.

Yeniden Kurtuluş Savaşı: Nereden Başlayalım?

Oktay SİNANOĞLU, dilimize yapılan saldırıların altında yabancı dille eğitimin temel silah olarak yattığını ifade etmekte ve yapılabilecekleri şöyle özetlemektedir:

Türk halkı yabancı dil yalnızca bu şekilde öğretilir diye aldatılmıştır.
Hazırlık sınıfı diye bir uygulamanın başka ülkelerde olmadığını herkese duyurmalıyız.

İnsanların kendi mesleklerini takip edecek kadar yabancı dil bilmesi yeterlidir.

Hukukçularımız yabancı dille eğitimin Anayasaya aykırı olduğu konusunda gerekli makamları uyarmalı ve davalar açmalıdırlar.

Orta ve yüksek öğretimde yabancı dille eğitim yasaklanmalıdır.

Günlük yaşantımızdaki konuşmalarımızda İngilizce sözcükler kullanmak övünülecek değil ayıplanacak bir şey olmalıdır.

Belediyeler, sorumlu kuruluşları ve işyerlerini Türkçe isimler kullanmaya teşvik etmelidirler.


http://www.kitap-ozetlerim.com/bye-bye-turkce
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
----------------------------------------
http://mesutizm.blogcu.com
eski 16.05.2008, 14:37 mesutizm isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #12
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Şeref Üyesi
 
siyahsancaktar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24.03.2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 4.012




Teşekkür etti: 30.925
Teşekkür aldı: 3.479 konuda 10.609 kere
kucult  büyük
bence de katılıyorum ablam
__________________
* “Tasavvuf, vakti, en değerli olan şeye sarfetmektir."
* "Tasavvuf, herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi yükünü çektirmemektir."
* "Tasavvuftan maksat, kendini zorlamadan her an Allahü teâlâyı hatırlamaktır."
* "İnsanın kıymeti; idrâkinin, bu yolun büyüklerinin hakikatlerini anladığı kadardır."
* "Belâlara sabretmek hatta şükretmek gerekir. Çünkü, Allahü teâlânın birbirinden acı belâları vardır."
eski 16.05.2008, 17:38 siyahsancaktar isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #13
siyahsancaktar isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
.................
(Konuyu Başlatan)
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.376




Teşekkür etti: 26.879
Teşekkür aldı: 11.957 konuda 42.900 kere
kucult  büyük
Payitaht´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşlerim!...Kendisi üniversite mezunu olduğu halde daha (; . ? , " ! ()...gibi işaretleri nerede kullanacağını bilmeyen kardeşlerimiz var, bu işaretler cümlenin içinde ayrı bir anlam taşımaktadır.. Dılayısıyla kurulan cümlelerde yanlış anlaşılmalar olabilir.. Bunlara dikkat edersek çok daha iyi olur diye düşünüyorum...

Ayrıca öz Türkçe'miz maalesef kullanılmamaktadır.. Bu bağlamda, sokak Türkçe'si hızla yayılmaktadır...İstanbul lehçesi, çok güzel bir Türkçe'mizdir.Kıymetini bilelim ve ona göre konuşalım...

Diksiyon dersi görmedim ama Türkçe konuşma telafuzum iyidir.. Net ve açık konuşurum...

GİDİYO...
GELİYO...
NASSIN?!.
NAPÇAN?!.
BİLİYO...
YAPACAM...
EDECEM...
VURUYO...
SÖÖLÜYO...
AÇIYO...
Vs.vs..Bunları çoğaltmak mümkün..Bu gibi konuşmalar,lakayt ve sokak Türkçe'sidir.Dilimizi düzgün konuşmaya alışırsak daha çok çevreediniriz.. Herekesin gönlünü de alabiliriz...Güzel sözler kalplerde iz bırakır.


Ben de işte bu üniversite mezunlarını hiç anlayamıyorum ya

Dil bilgisi sıfır.

Nasıl okudular, neyi okudular hiç anlayamıyorum

Bizler bu kuraları, dili kullanmayı ta ilkokulda öğrendik, daha sonra pekişti

Azıcık ihtimam

Ha bir de şunu anlamıyourm, diyorlar ki;

"Biliyoruz da, uygulamıyoruz"

Hiç böyle şey olur mu ya?

Ben forumda bile yanlış görsem, girip düzeltmeye mecbur hissediyorum kendimi Gözüme hoş gelmiyor..

Azıcık ihtimam lütfen, giden DİLİMİZ DEĞİL sadece
eski 16.05.2008, 17:46 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #14
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
..BiRaZ KüL BiRaZ DuMaN..
 
kapına_geldim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2008
Mesajlar: 2.579




Teşekkür etti: 20.244
Teşekkür aldı: 2.392 konuda 8.116 kere
kucult  büyük
kafama taşlar geliyo gibi oldu

ama ya mesela ''yha'' (ya demekmiş bu arada ) oki falan gibi kelimeler iğrenç tamam da oluyo olmuyo falan rahatlıktan ben yapıyor ediyor bakmıyor falan yazsam çok yapmacık hissederim
__________________
Kardeşlik,kırmamak,kırılmamak,kırılsada yıkılmamaktır..

Üstaz İsmail Çetin(rahmetullahi aleyh)
eski 16.05.2008, 20:18 kapına_geldim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #15
kapına_geldim isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Arid Anil Cahilin
 
TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.12.2007
Mesajlar: 282




Teşekkür etti: 246
Teşekkür aldı: 273 konuda 1.529 kere
kucult  büyük
Birde birçok kişi 'z' yerine 's' harfi kullanır..
Özellikle bayanlarda bu çok görülmekte
Gelmez diyeceğine gelmess der..
Olmaz diyeceğine olmass der..

Bir büyüğüm bunları şuna benzetir; dişleri dökülmüş kişinin konuşmasına
İnşâAllah düzgün kullananlardan oluruz..
Bizimde hatalarımız çok..
__________________
Aşkımın gözyaşları deniz, içinde Yunus balıkları..
Ne zaman duracak bilmem kafamın dönme dolapları..
İnecek var, durdurun dünyayı !...


http://mutevekkil.blogcu.com
eski 16.05.2008, 20:22 TevekkuL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #16
TevekkuL isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
destur ya eshab-el vakt..
 
dilara92 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.07.2007
Mesajlar: 563




Teşekkür etti: 5.946
Teşekkür aldı: 542 konuda 2.451 kere
kucult  büyük
Paylashim icin saol

- Tamam yaa, kizmayin
__________________
"kellim kellim la yenfa.."
eski 16.05.2008, 20:35 dilara92 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #17
dilara92 isimli üye'ye teşekkür eden 7 üye:
mutasyon
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
kucult  büyük
değişimi mecburi görüyorum

ama bu şekilde yozlaşmasına gerek yok.x q w de alfabenin içinde olmalı.dabülve dabulve dabulve.com yazmamak için
eski 17.05.2008, 09:55  
Alıntı ile Cevapla   #18
Super Moderator
 
mesutizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2007
Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.559




Teşekkür etti: 6.124
Teşekkür aldı: 3.280 konuda 11.665 kere
kucult  büyük
mutasyon´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ama bu şekilde yozlaşmasına gerek yok.x q w de alfabenin içinde olmalı.dabülve dabulve dabulve.com yazmamak için
Biz mevcut harflerle ifade edilebilecekken farklı harflerle mutasyona uğratılmasını kastediyoruz zaten
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
----------------------------------------
http://mesutizm.blogcu.com
eski 17.05.2008, 09:58 mesutizm isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #19
mesutizm isimli üye'ye teşekkür edenler
mutasyon
Gast
 
Mesajlar: n/a

 
kucult  büyük
Reden bu nicki değiştireyim artık

mesutizm´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Biz mevcut harflerle ifade edilebilecekken farklı harflerle mutasyona uğratılmasını kastediyoruz zaten
diyorum.ne koysam ki?biraz düşüneyim.ama bunu değiştiricem.
eski 17.05.2008, 10:07  
Alıntı ile Cevapla   #20
isimli üye'ye teşekkür edenler


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:02 .