Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 42 (0 Kayıtlı ve 42 Misafir) bulunmaktadır.

Online  


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee



Hak-dilaram » GENEL » Tarih » Türk Tarihi » Estirdiği Duygularla, MART MELTEMİ


Cevapla
 
Seçenekler
Super Moderator
 
mesutizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2007
Nerden: İzmir - Kahramanmaraş - Ş.Urfa :)
Mesajlar: 3.414


11 Albümü var
Yarışma Puanı: 1430
Teşekkür etti: 5.834
Teşekkür aldı: 3.129 konuda 10.677 kere
mesutizm - MSN üzeri Mesaj gönder mesutizm - YAHOO üzeri Mesaj gönder mesutizm isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Estirdiği Duygularla, MART MELTEMİ

header28.jpg
Mart, tohumun çatladığı, havanın kış ile bahar arasında ip atladığı bir aydır. Çoğu zaman kapıdan baktırsa da, ara-sıra ılık meltemleriyle umutları kabuğunda kımıldatır. Nedense bahara kanatlanır duygular. İnsanın içi bir hoş olur...

Mart meltemi alır götürür düşünceleri. Kimi zaman geçmiş günlerin yâdıyla yaşartır gözleri, kimi zaman gelecek umuduyla çarpar yürekler... Kabına sığmayan umutlar, toprağa atılmış tohumlar gibi çatlayıverir apansız.

Duygu yüklüdür kümülüs bulutları. Yağan yağmurda ıslanma arzusu çeler düşünceleri. Güneş bir açar, bir kaybolur pamuk yığını bulutların arkasında. Bulutların üstüne uzanmak, oradan el sallamak çocukluk yıllarına... Delice duygular işte...

Mart ayında daha çok aranır şiir sanki. Durup dururken şarkı söylemek, şiir okumak ya da yazmak isteği uyanır. Bazen ağlamak ister insan sebepsiz yere...

Anmak... Hâtıraların beşiğinde sallayarak büyütmek geçmiş zamanı ve zamanı bir yerlerinden yakalamak... Zaman... Durmadan, duraklamadan akıp giden görünmez bir ırmak...

Ve toprak... Toprağa düşen tohumun filizlenmesi, kendinde çoğalması...

Ve insan... İnsan da tohum gibi besbelli. Toprağa düşünce büyümekte, çoğalmakta... Hele kutsî bir gaye uğruna düşmüşse toprağa... İşte o zaman bayraklaşır insan ve bayrak, onun mânevî huzurunda saygıyla eğilir...

18 MART 1915...

Bu toprak uğruna toprağa düşen yiğitlerin türküsü var Mart meltemlerinde... Ömürlerinin baharında, böylesi bir bahar ayında toprağa düşen binlerce genci hatırlıyor, yâd ediyor ve o yanık türküyle yanıyoruz:

Çanakkale içinde vurdular beni,
Ölmeden mezara koydular beni...

Çanakkale şehidlerinin ağzından, belki bir ana, belki yavuklu tarafından yakılmış bir ağıt bu. Ölmeden mezara konmak... Şehidler zaten ölü değiller ki...

Çanakkale içinde aynalı çarşı,
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Ooof gençliğim eyvah!..

Çarşılar değişiyor, aynalara yansıyan çehreler değişiyor ama dünya kurulalı beri savaşlar değişmiyor. Gidenler hep gençliğine doyamadan gidiyor, acının en zağlısı yetim çocukların içini kavuruyor...

18 Mart 1915... Çanakkale Deniz Zaferi’nin 90. yıldönümünde «Çanakkale Geçilmez!» diyerek Müttefik Haçlı Donanması’nı Boğaz’ın sularına çakan yiğitleri, «Bedr’in aslanları kadar şanlı» şehidleri rahmet, minnet ve ibretle anıyoruz. Bugün bağrımıza esen hür Mart meltemlerini, o mübarek şehidlerin göğüslerinde ve alınlarında açan kan güllerine borçluyuz.

Onların diri olarak uyudukları ve sıcacık kanlarıyla suladıkları toprak, toprak değil, şehid tenidir, bayraktır. Şehid naaşına, bayrağa basılmaz.

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
(Necmettin Halil ONAN)

Evet. Bir devrin battığı ve yeni bir devrin başladığı yerdir Çanakkale... Gören gözler, kimi zaman bir çamın arkasından deniz ufkuna bakan bir çift gözle «göz göze» gelebilir. Duyan kulaklar;

Çanakkale içinde üç ağaç selvi
Kimimiz nişanlı, kimimiz evli

diye inleyen türküyü Kanlı Sırt’taki bir siperden duyabilir. Ve hisseden gönüller, Zığındere mevzilerinden murada ermemiş olanların iç çekişlerini ayırabilirler Mart melteminden...
s_kaplan.jpg
Onlar şehiddirler. Onlar okunan Fâtihaları işitirler.

Onlar toprağa can, bayrağa kan katanlardır.

Onlar ki, kefensiz yatanlardır...

Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı.
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. (M. Âkif)

14 MART 1995

Tıpkı 18 Mart gibi hem göğsümüzü kabartan, hem yüreğimizi çelik bir cendere gibi sıkan bir tarih... 18 Mart denince, 1915 Çanakkale Deniz Zaferi’yle göğsümüz kabarıyor ama orada toprağa düşen yiğitlerin acısıyla da kavruluyoruz. Ah şu savaşlar olmasaydı. Ah şu ölümler... Ama var...

Türk şiirinin ustalarından Mustafa Necati KARAER, 14 Mart 1995 tarihinde ebediyete göç etti...

Mart meltemi bu tarihte soğuk esecek. Üşütecek gönlümüzün ellerini. Artık elimiz ermiyor Mustafa Necati Ağabey’e...

O, unutulmaz dostluğuyla, bıraktığı eserleriyle yaşayacak hep. Dostları da birer ikişer gidiyor. Belki bir gün gelecek ki, Karaer ile yüz yüze görüşmüş, tanışmış olanlar kalmayacak. Lâkin o, şiirlerindeki yaşama sevincini ve sevgiyi yüreklere serpmeye devam edecektir:

«Boşalır gökyüzünün maviliği, / Çekilir denizlerden su, / Soğur toprak soğur yıldızlar / Tek gerçeği elindedir yaşamanın; / Sev sevebildiğin kadar.»


Sadettin KAPLAN -Yüzakı-
__________________
Biraz kül,biraz duman... O benim işte!
----------------------------------------
http://mesutizm.blogcu.com
eski 18.03.2008, 20:58 mesutizm isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
mesutizm isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
.....BiR GüLü SeVDiM.....
 
kapına_geldim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.01.2008
Mesajlar: 2.433


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 18.994
Teşekkür aldı: 2.248 konuda 7.290 kere
Çarşılar değişiyor, aynalara yansıyan çehreler değişiyor ama dünya kurulalı beri savaşlar değişmiyor. Gidenler hep gençliğine doyamadan gidiyor, acının en zağlısı yetim çocukların içini kavuruyor...


teşekkürler mesutizm ...
__________________
............SöNDüRüN LaMBaLaRı UzAkLaRa GiDeYiM.............
............NuRDaN BiR ŞeHiR GiBi RuHuMu SeYReDeYiM.............

eski 18.03.2008, 21:29 kapına_geldim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
kapına_geldim isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Cevapla



Yer imleri
Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:21 .