|  |
| | Mukallid
Üyelik tarihi: 15.12.2007
Mesajlar: 1.355
Yarışma Puanı: 900 Teşekkür etti: 4.485
Teşekkür aldı: 1.302 konuda 5.774 kere
| Nevruz Hakkında Nevruz’un Farsça yeni gün demek olduğu ve eski İran takviminin başı olan 21 Mart gününe tekabül ettiği malum. İran mitolojisine göre Nevruz, Perslerin ilk hükümdarı efsanevî Cem’in tahta çıkış tarihi imiş. Bunu yılbaşı yapıp dinî ve millî bayram ilan etmiş. Her sene bu günde mücevherli kaftanıyla debdebeli tahtına oturur, güneşin ilk ışıklarının üzerine vuruşunu haşmetli bir merasim hâlinde herkese seyrettirirmiş. Zerdüşt dininin mukaddes kitabı Avesta’da yazdığına göre 700 sene yaşamış, 300 sene İran’da kimse hasta olmamış. İran’a altın devrini yaşatmış; adaletle hükmetmiş; sonraları yoldan çıkıp kendisini tanrı ilan ettirmiş. Tarihî vesikalara bakılırsa, Cem’in tahta çıkışı miladdan önce 700 yılıdır. 25 yıl tahtta kalmıştır. Görülüyor ki, Nevruz’un temeli İran mitolojisine dayanıyor ama, 5000 yıllık değil. ZERDÜŞT BAYRAMI
Nevruz, Zerdüşt dininin iki bayramından birisi. Diğeri 21 Eylül’deki Mehrican. Her ikisi de güneşin hareketleriyle irtibatlı mühim iki güne denk geliyor. Bu da İranlıların hem güneşin hareketlerine ehemmiyet veren Mitra dininin; hem de ateşe kıymet veren Zerdüşt dininin tesirini açıkça gösteriyor. Hele Nevruz’da ateş üstünden atlama, tam bir Zerdüşt merasimi değil mi?
Üstelik Nevruz, İran takviminin sene başıdır. Bugün İran, Hindistan ve Afganistan’da kullanılan Celâlî takviminin yılbaşı da Nevruz’dur. Alın size bir tesir daha!
İran Şiîleştikten sonra, Nevruz’a İslâmî bir kisve giydirilmiş; Hazret-i Ali’nin doğduğu gün kabul edilmiştir.
Kürtler, Farslara uzaktan akraba olduğu için, Nevruz’a itibar etmeleri bir dereceye kadar anlaşılabilir. KUTLAYAN KUTLASIN
Yıllarca çeşitli kavimlerin Türk asıllı olduğunu ispatlamaya uğraştık. Ulus, yalvaç, kurultay gibi Moğolca kelimeleri Öz-Türkçe zannettik. İşin farkına varınca, “Nasılsa Moğollar da Türk asıllı” dedik. Ecdadımızı çekik gözlü hayal etmeye başladık. Sonradan öğrendik ki, Moğollarla aynı asıldan gelmiyormuşuz. Dedelerimiz de çekik gözlü değilmiş. Şimdi de İran mitolojisiyle içli dışlı olmaya başladık.
Politik gövde gösterilerine dönüşse de, yüzlerce kişinin kanına mal olsa da, son yıllarda Nevruz tekrar hayatımıza girdi. Kutlayan kutlasın. Kimsenin bir şey diyeceği yok. Ama buna patent vermek için, üzerine “Elli asırlık Türk bayramı” damgası vurmaya gerek var mı? 21 MART HANGİ BAHAR?
Müslümanlıktan önce, Buhara ve havalisinde yaşayan bazı Türkler, Zerdüşt dinine girmişti. Bu da Asya’da kalan Türklerin bazılarının Nevruz’u kutlamalarını izah eder; ama Nevruz’un Türk bayramı olduğu manasına gelmez. Bu, Türkler üzerindeki İran ve Zerdüşt tesirini gösterir. Anadolu’da Nevruz hiçbir zaman yaygın olmamıştır.
Hele bir de Nevruz ile Türklerin Ergenekon’dan çıkışı arasında irtibat kuruluyor ki hiç de inanası gelmiyor insanın. Nevruz Türklerin anavatanında bahar bayramı imiş. Senenin büyük bir kısmında dondurucu soğuğun hüküm sürdüğü Altay dağlarında, 21 Mart’ın bahar başlangıcı olması mümkün mü? Üstelik Nevruz, meşhur “kocakarı soğukları”nın da başlangıcıdır. Ne bahar bayramı ama... TÜRK TARİHİ İÇİN ÇOK YENİ
Bildiğimiz kadarıyla İslâm dini, başka dinlere ait bayramların kutlanmasını açıkça yasaklıyor. Noel’e, Paskalya’ya reaksiyon gösterenlerin, Nevruz’a, Mehrican’a alkış vermesini anlamak mümkün değil. Kim ne derse desin, Nevruz, şunun şurasında birkaç yıllık bir Türk bayramıdır. ATEŞİN KÖTÜLÜKLERİ YAKIP YOK EDECEĞİNE İNANILIYOR
21 Mart’ın bahar başlangıcı olarak kabul edildiği Nevruz’da ateş yakılarak üzerinden atlama geleneği vardır ki bu; bütün kötülük ve uğursuzlukların ateşle yakılıp yok olması inancına dayanır. Bu da Nevruz’un Zerdüşt geleneği olduğunun açık bir göstergesidir. Bu sebeple herkes niyet eder ve yakılan ateşin üzerinden atlar. benosmanliyim mail grubu | 
11.04.2008, 13:24
| |
Dagistan isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | kûnfeyekûn
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 1.818
1 Albümü var
Yarışma Puanı: 680 Teşekkür etti: 1.177
Teşekkür aldı: 1.448 konuda 4.695 kere
| Kutluyorlar neyin kutlandığını bilmeden...
__________________ Hey hakikat, sen ki bana elalemden yakınsın,
Hiç kimseye sözüm yok, haksız olan yakınsın,
Ben yazayım doğru bir söz her mecliste okunsun,
Zülfiyare dokunurmuş, dokunursa dokunsun. | 
11.04.2008, 13:38
| |
MafraK isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
| | | Kayıp Şehrin Yolcusu !
Üyelik tarihi: 10.11.2006
Mesajlar: 1.759
2 Albümü var
Yarışma Puanı: 820 Teşekkür etti: 2.039
Teşekkür aldı: 1.382 konuda 4.503 kere
| Evet çok bir geçmişi yok nevruz kutlamalarını ülkemizde...Ama sanki varmışta unutulmuş yeniden hatırlatılıyormuş izlenimi veriliyor...Peki ama neden ? | 
11.04.2008, 13:51
| |
alem-i ervah isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
| | | gölge
Üyelik tarihi: 08.03.2008
Mesajlar: 1.734
3 Albümü var
Yarışma Puanı: 1200 Teşekkür etti: 5.820
Teşekkür aldı: 1.638 konuda 5.678 kere
| Nevruzun çevremizde kutlandığını hiç hatırlamıyorum.Bahar bayramı dendimi benim için 6 mayıs hıdrellez. İslamiyette yeri var mıdır? bu konu hakkında tam bir bilgim yok.Ama şenlikle sevinçle kutlanılır bizim buralarda hıdrellez Hıdrellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlarımızdan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında hıdrellez şeklini almıştır. Hıdrellez günü, Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır.
Halk arasında kullanılan takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır: 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki, bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır.
Hızır, yaygın bir inanca göre, hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölmezliğe ulaşmış; zaman zaman özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında ermiş bir ulu ya da peygamberdir. Hızır’ın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür.
Kaynak: http://www.kultur.gov.tr. | 
11.04.2008, 15:07
| |
Almula isimli üye'ye teşekkür edenler
| |  | Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:15 .
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe) Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5 Bazaar Desings |