| SADAKA ve DUA İmam Ahmed ve Tabarani’nin tahric ettikleri Hakim bin Hizam’dan, Buhari’nin Adeb-ul-Müfred’de, Ebu Davud ve Tirmizi’nin tahric ettikleri Ebi Said Hudri’den, Hakim’in tahric ettiği Ümmü Külsüm’den gelen bir rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Sadakanın en faziletlisi, yüz çevirip kin besleyen yakın akrabaya verilen sadakadır.
Çünkü bunda nefsin kahredilmesi vardır. İnsan tabiatiıyla akrabasından sevdiği kimseye sadakalarını verir. Ama şer’i şerif bunun aksini daha üstün ve daha faziletli saymıştır. Demek iyilik, iyilik yapanlara mukabele etmek değil; bilakis ihsan ve iyilik, kötülük yapan akrabaya yapılan iyiliktir.
Tirmizi ve Hakim’in tahric ettikleri Ebi Hureyre radıyallahu anh’tan gelen bir rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: İcabete kesin olarak inanmış olduğunuz halde Allah’tan isteyin. Bilmiş olunuz ki gerçekte Allah Teala, gafil ve büsbütün ( farzlardan ) vazgeçmiş kalbden duaya icabet etmez.
Ebu Davud, Tirmizi, İbnu Hibban ve Hakim’in tahric ettikleri Selman radıyallahu anh’tan gelen bir rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Gerçekte Rabb’iniz, diri ve kerimdir. Kulu Ona elini kaldırdığı zaman, elini boş döndürmekten haya eder. Kerim: İhtiyacını arz etmeksizin muhtacın ihtiyacını gideren cömert demektir. Yani kul Allah Teala’ya ihtiyacını arzetmese dahi, ihtiyacını verir. Binaenaleyh istediği vakitte, asla mahrum etmez.
İmam Ahmed ve Tirmizi’nin tahric ettikleri Cabir radıyallahu anh’tan gelen bir rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Sıla-i rahmin kesilmesi yahud bir günah işlenilmesi istenmediği müddetçe, herhangi bir dua ile dua eden bir kimse yoktur ki, Allah Teala istemiş olduğu şeyi vermemiş yahud benzeri kötü bir şeyi ondan uzaklaştırmamış olsun. İktibas: Teklifi Hükümlerde ÖLÇÜLER |