7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
7 Ramazan 1429
07 Eylül 2008, Pazar
Ayet
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Bakara-184
hadis
Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.
Taberani

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 14 (3 Kayıtlı ve 11 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Esma, sehle Dagistan



Hak-dilaram » EDEBİYAT » Yürek esintileriniz » Umut'un Kendi Defteri'nden Seçmeler


 
Seçenekler
Gönlün Muradı
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.705




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.562 konuda 5.050 kere
kucult  büyük
Umut'un Kendi Defteri'nden Seçmeler

Çeyiz



Bismillahirrahmanirrahim





Çeyiz, evlenmeye hazırlanan genç kızların, evlendikten sonra kullanmak üzere

işledikleri el emeği , göz nuru, evlerinin en güzel köşelerini süsleyecek; oda ta

kımları, masa örtüleri, yatak örtülerinin en kapsamlı adıdır.... Bazen bu çeyiz

parçaları , evi süslerken; bazen de sandıkların içinde kullanılmayı bekleyip,

sararıp solar. Çeyiz, çok aşırıya gitmeden , sadece kullanılacak ölçüde hazırlan

malı...




Bu kadar uzun bir girişten sonra; size beni düşünmeye sevkeden hatıramı anla

tıp, sizinle düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.



Bundan hemen hemen bir sene önce, bizim evde düzenlenen güne gelen, çok

sevdiğim komşu abla, 'Neler yapıyorsun Gül?', dedi. Ben de, günlük evişleri ve

kitap okumakla vaktimi geçiriyorum, dedim. Benim el işi yapmadığımı bilen o

abla, bana şaka yollu , kendisine dua etmeme sebep olan şu soruyu sordu;

'Evlenirken çeyiz olarak okuduğun kitapları mı götüreceksin Gül ?'





Çeyiz anlayışım: Yüce Allah'a kavuştuğum an , beni utandırmayacak ve O'nun

rızasına kavuşmama sebep olacak; ailemin, akrabalarımın, sevdiklerimin, seven

lerimin, sevemediklerimin ,beni sevmeyenlerin ,hocalarımın ve diğer müslüman

kardeşlerimin affına vesile olacak ve üzerimde bulunan kul haklarının sahipleri

tarafından haklarını helal etmelerini sağlayacak bir çeyiz hazırlamayı umut edi

yorum.






Bana böylesi bir çeyiz hazırlamayı sorduğu ve verdiği cevapla düşündüren ab l

lam dan Yüce Allah razı olsun. Yüce Allah, sana ve ailene imanının gerektirdiği

şekilde yaşamayı kısmet etsin.





Ömrümün sonunu, ömrümün en hayırlısı; amellerimin sonunu, amellerimin en

hayırlısı; günlerimin en güzeli ve huzurlu olanı da, sana kavuştuğum gün eyle.




AHİRET GÜNÜ İÇİN ÇEYİZ HAZIRLAYAN GÜL..

Konu Dilnihad tarafından (26.05.2008 Saat 10:36 ) değiştirilmiştir..
eski 25.05.2008, 20:33 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 10 üye:
kadermiş dedi gitti
 
yadeller - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.04.2008
Mesajlar: 90




Teşekkür etti: 60
Teşekkür aldı: 68 konuda 138 kere
kucult  büyük
gelinligin kefen,vardıgın yer cennet olur,tabiki bizim de damatlıklarımız inş,

emegine saglık kardeşim
eski 25.05.2008, 21:07 yadeller isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
yadeller isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.705




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.562 konuda 5.050 kere
kucult  büyük
Bismillah...


Cümlemize ve cümlenize; sağlıklı, huzurlu, mutlu imanlı hayırlı uzun ömür...

Hayırlı, imanlı ölüm nasip etsin.... Bu dünyada ve ahirette her şeyin hayır

lısını versin. Şerrinden korusun... Umut hissediyor ki, bu dünyada evlenme

yecek. Annesine ve babasına bakacak, ihtiyaçları olduğunda.... Bu dünyada

ve ahirette, anne ve babasına hayırlı olmak için dua ettiği gibi gayret de

edecek. Allah izin verirse...


Hayırlı Geceler...

Konu Dilnihad tarafından (25.05.2008 Saat 21:47 ) değiştirilmiştir..
eski 25.05.2008, 21:29 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.705




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.562 konuda 5.050 kere
kucult  büyük
Yön


Bismillahirrahmanirrahim





İnsanlar gidecekleri yolun yönünü iyi hesap ederek karar vermelidir. Gidecekleri

yolun yönünü, bir anlık nefsi bir kararla tayin etmemelidir. Çünki yanlış kararın

üzücü sonucunu, sadece bu kararı veren kişi değil; hem ailesi, hem de çevresi

yaşayabilir. Kamil müslüman hem eliyle, hem diliyle; hem kendi nefsine,hem de

başka insanlara zarar vercek kararları vermekten sakınan kişidir. Kul hakkından

kaçınır.






Kamil mü'min, bir konuda karar verirken; kendini tanıyan, seven, bilgi ve tecrü

be açısından güvenilir ve saygı duyulan büyüklere danışmalı.Allahu Teâlâ'dan

hayırlı olanın gerçekleşmesini dilemeli. Sonucu da Allah'ın takdirine bırakmalı.






Çevremizdeki insanları görüyoruz, o insanlardan duyuyoruz; çeşitli kitap, dergi

ve gazetelerde okuyoruz; kendi başına karar veren, aile baskısından kaçan, sev

diği erkeğin ya da hanımın aşkından gözleri kör olan insanların hazin sonunu...

Yanlış karar veren insanların pişmanlıkları, hayal kırıklıkları... Yanlış verilen ka

rarın , acı neticesinde; bir kısım insan, çaresiz hastalıklara yakalanıp çare arı

yor. Bir kısmı da; ya akıl hastanesinde ömür tüketiyor, ya da çektiği sıkıntının

şiddetine dayanamayıp intihar ediyor. Çok azı da, yaptığı hatanın farkına varıp,

tövbe ediyor. Kendi yanlış kararı sonucu çektiği sıkıntıya sabredip, Allah u

Teâlâ' ya sığınıyor. Verilen karar, ne kadar yanlış olursa olsun, verilmiş kararın,

pişmanlık-tövbe-dua-sabır ile sonucu şerken hayra dönüşüyor. Bu da hayat

yolculuğunda, bir tecrübe oluyor. İnsanoğlu olarak, ilk gençlik yıllarında hemen

hemen hepimizin bu tür tecrübeleri var.





Ne yazık ki, çok az kişi ; verilen nasihatler, anlatılan ibretli hayat hikayelerinden

ders alır. Birçok insan , 'ben hata yapmam, benim başıma gelmez', der. Böyle

kişiler için de hayat, 'Bir musibet, bin nasihatten hayırlıdır' atasözünü gerçek

leştirir.





YANLIŞ VERİLEN KARARIN ACI SONUNU HEM KENDİNE, HEM AİLESİNE; BU DÜN

YADA VE AHİRETTE YAŞATMAMAK İÇİN KENDİ NEFSİNE NASİHAT EDEN GÜL

Konu Dilnihad tarafından (26.05.2008 Saat 10:37 ) değiştirilmiştir..
eski 26.05.2008, 10:31 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.705




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.562 konuda 5.050 kere
kucult  büyük
Arayış

Bismillahirrahmanirrahim







Liseyi bitirince, boş vakitlerimde annem ve diğer becerikli hanımlar gibi, ben de

el işlerini öğrenmeyi ve yapmayı çok arzu ettim. Çok gayret etmeme ve bu yön

de çok dua etmeme rağmen beceremedim. Çok üzüldüm. Zaman zaman ağla

dım. Kendimi çok beceriksiz ve işe yaramaz hissetim.






Bu yönde başarılı olamayacağımı kabullendikten sonra, düşünmeye başladım.

Ben neden üzülüyorum? Üzülüyorum, çünki; o becerikli hanımlar gibi, insanlığa

faydalı olacak güzel işler üretip, insanların takdirini kazanmak istiyordum. Üzül

mem gerekli mi? Hayır. Çünki, ben; insanlara hayırlı ve faydalı olacak güzel iş

leri, kendi yaratılış gayeme ve kabiliyetime göre bulabilir ve yapabilirim.





Böyle bir karar verdikten sonra, insanları ibret nazarı gözlemeye çalıştım. Elde

ettiğim sonuçları yazarak; hayatımda tatbik etmek, istikamet bulmak istiyorum.

Yazdıklarımı her fırsatta okumak, nasihat niteliğinde kendime hatırlatmak ve ok

uma ihtimali olan kardeşlerimle paylaşmak istiyorum.




1. Çok yetenekli insanların da, yapamadığı işler vardı. Bu durum, Yüce Allah'ın

nimetlerini hikmetli bir şekilde taksimidir. Eğer bütün yetenekler, bir insanda top

lansaydı; ha şa kendini ilah olarak görebilir. gösterebilirdi.Bu durum insanların bir

birlerine yardım etmesine ve kardeşlik duygularının gelişmesine imkan vermezdi.

Her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen Yüce Allah'tır.





2. Bir kişinin çok hayırlı bir yeteneği var.O yeteneği ile ilgili çok güzel, hayırlı ve

faydalı eserler ortaya çıkartıyor.Allah göstermesin ya, bir kaza geçirdi ve o ye

teneğini kullandığı organı zarar gördü. Bundan da anlaşılacağı üzere, yetenekleri

nimet olarak veren Allah, o nimeti dilerse geri alabilir.





3.Bazı yetenekli insanlara bakıyorum. Ellerinde uyguladıkları yetenekleri, o yete

neği verenin rızasına uygun işleri bıraktım, rızasına aykırı işleri de beraberinde

yaparak günah işliyorlar. Rablerini o yeteneği kullanırken hatırlamıyorlar, ''ben

yaptım'' diyorlar; yeteneğin nimet olduğunu unutarak şükretmiyorlar!


4. Bir insan , kendini işe yaramaz ve yeteneksiz görmemelidir.Çünki, Allah u Tea

la ona sağlıklı bir beden hediye etmiştir. O bedende her organ yerli yerinde ve

o organların aksaklık olmadan çalışmasına yarayacak bir düzende yaratmıştır.

O kurulan düzen için bir ücret ödememiz gerekmediği gibi, bizim de o düzenin

işlemesi için de kontrol etmesi gerekmiyor. Elini kolunu oynatabilmesi,yürümesi

velhasıl; kendi işini görüp, Rabbinden başka kimseye muhtaç olmaması hem ken

di açısından bir nimet , hem de beceridir.Rabbim öğrendim ki, en büyük beceri,

Sen'in vermiş olduğun nimetlerle sana isyan etmemek, verdiklerinle emirlerine

uymak, yasaklarından kaçınmak.






KENDİNİ TANIMAYA ÇALIŞAN VE RABBİ'NİN VERDİĞİ BECERİLERLE, ALLAH

RIZASI İÇİN ALLAH'IN YARATMIŞ OLDUĞU İNSANLARA FAYDALI OLMAYI RAB

BİNDEN DİLEYEN GÜL.
eski 27.05.2008, 14:33 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.705




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.562 konuda 5.050 kere
kucult  büyük
Gül



Bismillahirrahmanirrahim








Her sanatkar; uğraştığı sanat dalıyla ilgili ürettiği eserin, kendi tarafından üre

tildiğine dair, eser üzerinde bir işaret bırakır. Kimisi imza atar, kimisi isim ya da

soyadını yazar, bir başkası da kendini gizli tutarak; eserine rumuz adı ile sahip

çıkar.







Ben de Yüce Allah'ın bana ihsan etmiş olduğu yazı yazma nimetini, insanlarla

paylaşmadan önce, o eserin Allah'ın izni ve yardımı ile üreteni olarak, yazdık

larıma rumuz ad ile sahip çıkmayı uygun buldum. Kendimi gizli tutmak isteme

min iki sebebi var. Birincisi kendimi bir sanatkar ve yazar olarak görüp şımar

mamak. Riya,ucb ve kibir gibi şeytan ve nefsin gizli ve görünmez tuzaklarına

takılmamak. Ben henüz yeni ekilen gül tohumuyum. İkincisi, yazdığım yazılara

sahip çıkacak (yazdığım gibi yaşamak ya da yaşadığım gibi yazmak hasletine

sahip değilim?!) davranışları henüz yaşamıyorum. Ekilen gülü ne eksik, ne fazla

sulamak. Gerektiğinde ve ihtiyaç miktarınca gübrelemek. Güneş ışığını iyi ay

arlamak, rüzgardan korumak. Böceklendiği zaman ilaçlamak. O ekilen gül filiz

olacak, filiz büyüyüp fidan olacak. Fidan da tomurcuk açacak. Zamanla açan

gül, kendisine emek veren bahcıvanını unutmayacak.






Rumuz olarak, Gül ismini seçmemin birkaç sebebi var. Gül ismimi tamamlayan

bir kelime. İkincisi Gül bir çicek adı. Edebiyat eserlerinde; güzelliği, saflığı ifade

eder. Üçüncüsü yazdığım yazılarla kendi nefsime hitap ederek nasihat etmek.

Nefsimi, ruhumu, cismimi; Allahu Teala'nın güzel sıfatı ile yaratmış olduğu gül

çiceği gibi; temizlemek ve saflaştırmak istiyorum. Allah'ın yardımı ile. Ayrıca gül

seyredenlere ve koklayanlara; güzel düşünce ve duygulara sevkeden, huzur

veren, Peygamber Efendimiz -sallalahi aleyhi vessellem-' i hatırlatan salavat

getirmeye vesile olan bir çicek. Yazdıklarımla; kendimi Allah'ın izni ve yardımı ile

terbiye edebilirsem; hayatta veya öldükten sonra, okuyanların huzur bulma

sına, kendi nefslerini terbiye etme yolunda adım atmasına, beni ve beni yetiştir

enleri hayırlı yadetmelerine sebep olabilirsem , ne mutlu bana...





KENDİ NEFSİNİ TERBİYE ETMEDEN, BAŞKALARINA HAYIRLI OLAMAYACAĞINA

İNANAN GÜL.






ESSELAMU ALEYKÜM EY NEFSİM;


GİZLİ AÇIK TÜM NİYETLERİ BİLEN YÜCE ALLAH NİYETİMİ DÜZELTSİN, NİYETİ

Mİ KORUSUN, NİYETİMDE SABİT KILSIN. YAZDIKLARIMI VE YAZACAKLARIMI

HAYIRLI VE FAYDALI EYLESİN. BAŞINI DA, ORTASINI DA, SONUNU DA. HER

ŞEYİN EN GÜZELİNİ, EN HAYIRLISINI , EN FAYDALISINI YÜCE ALLAH BİLİR.

KIYMET BİLMEYEN VE HOR KULLANANIN ELİNDEN ALIR, ŞÜKREDENE VERİR.

VERİLEN NİMETE NANKÖRLÜK EDENİ DE BU DÜNYADA VE AHİRETTE ZELİL EDER.

YAPTIĞI HATANIN FARKINA VARIP TÖVBE EDENLER HARİÇ. SENİN VE ŞEYTAN

IN TUZAKLARINDAN KORUSUN -AMİN-
eski 28.05.2008, 18:15 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #6
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.705




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.562 konuda 5.050 kere
kucult  büyük
Bismillâhirrahmânirrahîm





İşlerime ve yazdığım yazılara başlamadan önce , ''Bismillah'' diyerek başlamayı,

hayırlı bir alışkanlık haline getirmeyi Yüce Allah'ın izni ve yardımı ile gayret edi

yorum.



Besmele'nin sözlük anlamı, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile başlarım. Bes

mele'yi her işin başında eksiksiz söylemek, o işin Yüce Allah'ın huzurunda, eksik

siz ve tam yapılmasını sağlar. Allah u Teala'nın rızası ve hoşnutluğu kazanıldığı

gibi, o işin sonunda Elhamdülillah demekle de, o iş yapılırken yapılan hata,kusur

ve günahların da affedileceği ümit edilir.





Ben de, yazdığım deftere, yazı başlığını atmadan önce -o sayfa başına- Bes

mele'yi eksiksiz söyleyerek ve yazarak; Rabbimin rızasını, merhametini ve affı

nı umuyorum. Bazı büyüklerim, benim sayfa başına Besmele yazarak başlamamı

garip buldular. Söylemenin yeterli olacağını söylediler. Ayrıca şaka yollu, bir ta

rikat üyesi olup olmadığımı sordular. Belki sadece söyleyerek başlamak da yeter

li olabilir.Fakat ben yazarak , iki amacı birden yerine getirmeye çabalıyorum.





Birinci amacım: Peygamber Efendimiz -sallalahi aleyhi vessellem-'in , çok az kişi

tarafından uygulanan bir sünnetine sahip çıkmak. Çünki Peygamber Efendimiz

-sallalahi aleyhi vesselem- 'de yazdığı yazı ve mektuplara Besmele ile başladığı

na dair bilgileri, İslam tarihi kitabında okumuştum. İkinci amacım ise daha farklı.

Yazı yazma nimetini bana ihsan eden Yüce Allah'ı unutmamak, hatırımda tut

mak ve bana vermiş olduğu bu nimet için şükretmek. Bu nimeti, O'nun rızası

doğrultusunda kullanarak nankörlük etmemek.





ALLAHU TEALA'NIN RIZASINI, RAHMETİNİ, MAĞFİRETİNİ, YARDIMINI, NİMETLE

RİNİN BEREKETİNİ; RABBİNDEN HEM KENDİ; HEM AİLESİ, AKRABALARI, KOM

ŞULARI VE SEVENLERİ SEVDİKLERİ İÇİN ; HEM DE TÜM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİ

VE BÜYÜKLERİ İÇİN İSTEYEN GÜL.
eski 29.05.2008, 13:47 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #7
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.705




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.562 konuda 5.050 kere
kucult  büyük
Neden Yazıyorum?


Bismillâhirrahmânirrahîm






Her insan; sıkıntılarını, yorgunluklarını atabilmek için, kendi yeteneği ile ilgili yan

uğraşlarla uğraşır. Kimisi dantel örer, bir diğeri resim yaparken; ben de kitap

okumak ve öğrendiklerimden çıkardığım değişik dersleri yazarak,zamanımı değ

erlendirmekle mutlu oluyorum. Yüce Allah'a şükürler olsun, bana böyle bir nimet

ihsan ettiği için.Bana verdiği bu nimeti, rızasına uygun şekilde değerlendirebil

me imkanını da nasip etsin. Bu nimeti O'nun rızasına uygun şekilde kullanamayıp

nankörlük edecek, bu dünyada da ahirette de felaketime sebep olacaksa, Rab

bim bu nimeti elimden al -AMİN-






Yazı (kompozisyon) yazmakla, iki türlü hayır elde edeceğimi umuyorum. Birin

cisi: Kendimdeki birikimleri ortaya çıkarıp kendimi tanımak. Ben bu çalışma ile

Rabbimin rızasını umuyorum. Çünki, Rabbim insanların düşünmesini ve bu şekil

de yarattıklarındaki hikmeti görerek, kendisine yönelmesini ve kulluk görevlerini

yerine getirmesini emrediyor. Ben de düşünmeyi öğrenmek ve düşündüklerimi in

tizamlı bir şekilde ifade edebilmek için yazıyorum.



Yazı yazmakla elde etmeyi umduğum ikinci hayır ise, bir hadisi şerifle ilgili. Bu

hadisi şerif: 'İnsanlar öldükten sonra, amelleri kesilir. Çeşme yaptırıp , insanların

yararına sunan insan. Hayırlı evlat yetiştiren anne-baba. İnsanların faydalan

ması için uyguladığı ilmi yazan alim.'.(hadis yazarken kaynak belirtmek gerek

ama benim bu konuda yeterli bilgim yok.) Alim sınıfına girmesem de, uygula

maya çalıştığım emirleri, sakınmaya çalıştığım yasakları (Allah'ın bana verdiği bu

nimet ile) yazarak nefsimi terbiye etmek istiyorum. Kendimi değiştirebildiğim öl

çüde hayırlı olacağımı umut ediyorum.





Ben de bu iki hayırlı gördüğüm sebepten dolayı yazıyorum. Bu çalışmanın

Rabbimle aramda en güzel ve hayırlı yakınlaşma vesilesi olması dileğiyle...




AHİRET GÜNÜNE HAZIRLANMAYA ÇABALAYAN GÜL..
eski 31.05.2008, 21:41 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #8
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
Gönlün Muradı
(Konuyu Başlatan)
 
Dilnihad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.03.2008
Nerden: MERSİN
Mesajlar: 1.705




Teşekkür etti: 549
Teşekkür aldı: 1.562 konuda 5.050 kere
kucult  büyük
Öz Eleştiri






Bismillahirrahmanirrahim




Yazdığım yazılarla, kendimi bir sanat icra ediyor veya yazar olarak görmüyor

um.Kendimi, kendime ifade etme aracı olarak yazı yazmayı kullanıyorum.Buna

rağmen, yazı yazarken de belli kurallara uymayı, kendimi denetlemeyi samimi

ve dürüst yaşama gayreti olarak görüyorum.




Bu denetlemenin birkaç sebebi var. Birinci sebep, anne ve babamın bir işi ya

parken, o işi tamamlayana kadar gösterdikleri titizlik. Bu sebep içersinde, şunu

da hatırlamayı uygun görüyorum. Allah u Teala'nın bize vermiş olduğu nimet

leri, onun rızası yönünde, en güzel şekilde kullanma şuuru. Buna ihsan deni

yor. Çünki biz insanlar başıboş yaratılmadık. Bizi gören, işiten, yaptığımız işi

ne niyetle yaptığımızı bilen, bir Rabbimiz var.





İkinci sebep, yazılarımı okutmak gibi bir amacım olmasa da, Türkçe'yi güzel ko

nuşmak ve yazmak mecburiyetindeyim. Çün ki beni yetiştirenlere karşı bir bor

cum var. Gelecek nesillere de, katledilmemiş bir Türkçe bırakmalıyım.





Üçüncü sebep , kendisi sorumlu tutulmasa da; kendisini insanlığa faydalı ola

cak, öldükten sonra da unutulmayıp ölümsüz leşmesini sağlayacak eserler bıra

kan insanları örnek almak. Çünki o insanlar; disiplinli çalışarak, sürekli kendilerini

denetlemişlerdir.




Kendimi ne şekilde denetlemeliyim? Bu çok önemli bir soru. Bu sorunun ceva

bını düşününce buldum. Ben yazdığım yazılarda, sanki birçok insan beni oku

yacakmış gibi yazmalıyım. Ayrıca okuduğum kitaplarda nelere dikkat ediyorum?

Beğendiğim yazarlarda, beğendiğim özellikler nedir? Okurken sıkıntı duyduğum

yazılarda, ben de ya da yazardaki eksik nedir?





Yazarken en önce, sayfa düzenine dikkat etmeliyim. Başlık, paragraf, paragraf

başı , yazının başladığı/bittiği yer, hece kesimi.İkincisi dilbilgisi kuralları. İmla,

noktalama işaretleri ve cümle bilgisi.





Yazdığım yazıyla, ilk önce kendime hitap etmeliyim. Hiçbir insan, başkasından

nasihat dinlemek veya okumak istemez. Bu yüzden, yazdığım yazılarla, kendi

me nasihat edeceğim ve eleştireceğim. Sonra da kendi nasihatıma uymaya

çalışıp, inşaALLAH kendimi düzelteceğim.





Bu nokta da, yazdığım yazıları; kendi nefsi ile mücadele eden bir genç kızın

hatıraları olarak görebilirsiniz. Bu konuda haklısınız. Şu an zor bir mücadele

nin,başlangıç aşamasındayım. Başarılı olmak için, bir karınca gibi hareket etmeli

yim. Allah'ın izni ve yardımı ile, başaracağıma inanmalıyım. Niyetim(kararım), ha

yırlı. Akıbetim hayırlı olur, İnşaALLAH. Başarmak için vaktim kısıtlı da olsa, ölüm

ve hastalık riski ile her an karşı karşıyayız, Rabbime hüsnü zan ve tevekkül edi

yorum.





NEFSİ İLE MÜCADELE ETME HUSUSUNDA BİR KARINCA KADAR AZİMLİ, TEVEK

KÜL, HÜSNÜ ZAN SAHİBİ OLMAYI RABBİNDEN DİLEYEN GÜL
eski 01.06.2008, 22:40 Dilnihad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #9
Dilnihad isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:


Seçenekler




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:40 .


Page generated in 0,52154 seconds with 14 queries